Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 04.08.2022 12:04

ABDULLAH GÜL… (1)

Facebook Twitter Linked-in

Sayın Abdullah Gül, KARAR yazarı Mehmet Ocaktan’ın sorularını yanıtladı (02.08.2022). Başta ekonomi olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, bürokraside liyakat, dinin siyasetteki yeri gibi konular hakkında konuştu.

***

Konuya girmeden önce, Sayın Gülile ilgili bir söylem geliştirildi, merhum Demirel’den mülhem; “Çankaya Noteri!”. “Önüne gelen her şeyi imzaladı!”, dendi. Gerçek böyle mi? Ama “zahire” göre hüküm verenler cümlesinden olduğumuzdan, biz de öyle gördük.

***

Tabii, Abdullah Bey’in “küçültücü!” bu duruma itirazı olmuştu, geçmişte… Hele hele, yargıdaki törende, Tayyip Bey’in “kalk gidelim!” türünden davranışı da hâlâ konuşuluyor. Sayın Gül’ün itirazı da; “İmzaya gelmeden önce, henüz taslak halinde iken gelen metinleri inceledim. Görüşlerimi ilettim… Gerekli düzeltmeler yapıldı. Aksi durumda imzalamam mümkün değildi!”, türünden bir savunmaydı…

***

Sürecin, hızlı işlemesi için güzel bir metot…Sanırım, AK Parti, “ustalık” döneminde bunu kaldırdı. Mesela görev yaptığım kurumlara ilgili yasa, yönetmelik, tüzük taslakları gelir, görüş istenirdi… Bizler de aklımızın erdiğince, gücümüzün yettiğince görüş bildirirdik. Çoğu zaman, maddelerin görüşlerimiz doğrultusunda geçtiğinden mutluluk duyardık. Sanırım, Abdullah Bey de buna benzer bir şey demek istiyor.

***

Sayın Gül’ün sorulara verdiği yanıtlar dikkatimi çekti. AK Parti’nin kuruluşundan günümüze geldiği noktaya değinmiş. Hep diyorum ya; AK Parti, “2002 Parti Programının” tam yüzseksen derecede zıt bir kulvara girdi… Kaldı ki, “programa” hiçbir itirazım olmadan imzamı atarım. Düşünebiliyor musunuz; “Amasız, ancaksız, fakatsız” bir “siyasal, ekonomik, ifade” özgürlüğü ve hukuk devleti, vaat ediyor… Neyse, gelelim söyleşiden alıntılara. Bunu iki gün paylaşmak istiyorum:

***

"En çok hayret ettiğim şey enflasyonun bu kadar hafife alınması. Kararlı mücadele için artık son vakit. Enflasyonun nasıl büyük bir bela, ahlaksızlık ve kamu hırsızlığı olduğu idrak edilmezse mücadele olmaz."

***

"AK Parti’nin ilk döneminde bütün bürokraside mesleklerinde yetişmiş insanlarla çalıştık. Şimdi sapma görüyorum. Artık önemli makamlarda kariyerinden çok siyasi geçmişi öncelikli insanlar var." Herhalde, “liyakat” yerini “sadakate” bıraktı demek istiyor.

***

"Seçim için popülist politikalar yapılır, yanlış harcamalar içerisine girilirse gelecek nesilleri etkileyecek bir durum ortaya çıkar. Kim iktidar olursa olsun Türkiye dünyadan daha da kopar. Hepimiz kaybederiz."

***

Cumhurbaşkanı olduğum dönemde parlamenter sistemin Türkiye için daha uygun olduğunu hep söyledim. Ama kategorik olarak da başkanlık sistemine karşı olmadım. Bugünkü anayasa yapılırken aslında bütün kuvvetler bir elde nasıl toplanır amacıyla yapıldı ve böyle bir arzuya karşı bu anayasa dizayn edilmiş oldu. Dolayısıyla böyle bir anayasa yapılırken Türkiye’nin en iyi hukukçularının, en iyi anayasacılarının çalışarak ortaya çıkardığı bir belge olmadı.”

***

“Elbette bu çok üzücü. Çünkü anayasa en üst, kuşatıcı ve bağlayıcı bir belgedir. Anayasalar sadece bir dönemi, bir kişiyi ilgilendiren değil, ondan sonraki dönemleri, iktidarları, yönetimleri de bağlar. Getirdiği yetkileri anayasayı yapanlardan sonrakiler de uygulayacağı için çok dikkatli ve evrensel kriterleri esas alarak yapılması gerekirdi.”

***

Parlamenter sistemle ve temel siyasi, hukuki konular hakkında yaptıkları açıklamalara baktığımda doğru, ileri demokrasilere yakışan ilke ve prensipleri ortaya koyduklarını görüyorum ve çalışmaları çok değerli buluyorum. Ama önemli olan bunların gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği.”

***

AK Parti’nin kuruluş çalışmalarına, belgelerine, seçim beyannamelerine, ilk hükümet programımızdaki demokrasi, hukuk, ekonomi, insan hakları ve dış politika konularına bakışımıza baktığımızda ben bunların hâlâ taze ve Türkiye için geçerli olduğuna inanıyorum. En büyük ayrıcalığımız da her makamda ve mevkide liyakatli insanlarla çalışmamız oldu.”

***

Demokrasilerde sizin dünya görüşlerinize uygun kişileri kurallar çerçevesinde en üst makamlara getirmek sizin hakkınız oluyor ama liyakat esası çerçevesinde olmak şartıyla. Bizim ilk dönemde yaptığımız şey de buydu. O zaman bütün bürokraside kariyer mesleklerinde yetişmiş, başarılarıyla dikkat çekmiş kişileri getirdik ve onlarla çalıştık. Onlar da hep doğruları yaptılar. Başarımızda bürokrasinin büyük katkısı oldu. Doğrusu sapmayı burada görüyorum. Artık önemli makamlarda mesleki kariyerinden çok siyasi geçmişi öncelikli insanlar var.”

***

Kariyeri, liyakati önemsiyorsunuz. AK Parti iktidara gelirken beklenti şuydu; “İşte bunlar gelecekler, her tarafı birtakım İslamcılarla dolduracaklar, başkalarına kapıları kapatacaklar.” Böyle bir kanaat vardı. Oysa AK Parti o dönemde hakikaten işin ehli kimse, liyakat sahibi kimse onları daha çok göreve getirdi ve başarı da galiba biraz buradan. Şimdi o yol biraz tahrip oldu gibi. (Devam Edecek)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —