Bildiğiniz gibi, köşe yazılarımızı yazdığımız gün ile yayımlandığı gün aynı değil…
Biz bugün (Dün) yazıyoruz, siz ertesi gün (Bugün) okuyorsunuz. Dolayısıyla biraz yazılarımızda gün verirken uyumsuzluk oluyor.
Devam edelim bu uyumsuzluğa vurgu yaptıktan sonra…
Bugün (Dün) ABD’de Washington yerel saati ile 12, Türkiye saati ile 20 sularında, ABD’nin yeni başkanı Jeo Biden, İncil üzerine elini koyarak yemin edecek ve resmen göreve başlamış olacak.
Aldığımız bilgilere göre, Trump hariç, eski başkanlar ve üst düzey yöneticiler ve eğer açık havada yapılırsa ABD halkı törende hazır bulunacak ve tören bitecek, Jeo Biden “Nükleer Topu”un bulunduğu çantayı da teslim alarak görevine başlayacak ve “Beyaz Ev”e taşınacak…
Bakmayın siz İngilizceden Türkçeye çevirirken “Beyaz Saray” dediğimize, kelimenin tam karşılığı “Beyaz Ev”dir ve yıllardan beri ABD başkanları burada oturur ve ülkeyi de buradan yönetirler.
Hem ikamet adresleridir, hem de ofisleri.
Yani bir başka güncel deyim ile “Home Offis” yani “Ev ofis” olarak kullanılır…
Başkanlık katındaki tüm birimler de bu binanın içindedir. Başkan, ev masraflarını cebinden öder.
XXX
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanının cumhurbaşkanı seçilmesine kadar, ülkemiz “Çankaya Köşkü”nden yönetilmişti.
Dikkat ederseniz, “Saray” filan değildi.
Ülkeye gelen yabancı devlet başkanları, başbakanları v.s. de çoğunlukla Ankara’da ağırlanırdı. Cumhurbaşkanı “Köşk’te”, Başbakan makamında veya tahsisli “Başbakanlık konutunda” ağırlardı...
Ne “Osmanlı” sevdası vardır, ne de “Saray” sevdası…
Atatürk, İstanbul’a gittiği zaman, çoğunlukla şimdi müze olarak kullanılan Florya Köşkünde kalırdı. Dikkat edin, “Köşk” adı, saray değil.
Hiç hoşlanmadığı mekân ise, Dolmabahçe sarayıdır. Sadece “NUTUK”u yazmak için burayı kullanmış ve o zamanın en uygun mekânı olması nedeniyle İstanbul’a gelen yabancı konuklarını da burada ağırlayıp göndermiştir.
Saraylar, genellikle saltanat süren ülkelerde, saltanat sahiplerinin kullandığı mekanlara verilen addır.
İstanbul’da oldukça çok “Saray” ve bir o kadar da saltanata ait köşkler var ve bunların hemen çoğuna yakını, cumhurbaşkanı tarafından çeşitli nedenlerle ve sıkça kullanılıyor.
Turgut Özal zamanında Okluk koyunda bir “Yazlık ev” yapılmıştı, şimdi “Saray’a” çevriliyor, ayrıca Ahlat’ta da Van gölü kıyısında bir “Saray” daha yapılıyor…
XXX
Irak’ta bulunduğum günlerde dikkatimi çeken bazı binalar olmuştu…
Habur’dan girince Dohuk, Erbil, Süleymaniye, Tikrit gibi bir çok yerde görkemli binalar gördüm. Ne binası diye sorduğumda “Saddam’ın sarayları” dediler.
Şimdi ne amaçla kullanılıyor, tabi ki bilmiyorum.
Bağdat’taki sarayları da ayrı bir saltanat abidesi idi…
XXX
Türkmenistan’da başkent Aşkabat’ta ise Saparmurat Atayeviç Türkmenbaşı’nın bir sarayı vardı, muhteşem…
XXX
İran’da ise çok önemli sarayları var ve bu saraylardan Şah Rıza Pehlevi’nin 10 yıl boyunca kullandığı Niravana sarayını gezdim ve gördüm. Kapısının önünde makam aracı, içeride inanılmaz güzelliklerde avizeler, İran halıları ve duvarlarda oldukça kıymetli ressamların tabloları, muhteşem bir saray.
Gülistan Sarayı, Sadabat Sarayı en muhteşemlerindendir…
Aslında Tahran için, tarihin çeşitli dönemlerinde yapılmış bu yapılarla adeta “Saraylar şehri” diyebiliriz.
XXX
Doğu’da o kadar çok saray var ki…
Avrupa’daki saraylar adeta yanlarında küçük kalır.
Aslında Avrupa’nın başkentlerinde de geçmiş yönetimlerden kalan birçok saraylar var. Bunların da tarihi değerleri var. Birçoğu halen kullanılıyor, örneğin İngiltere’deki saray, halen Kraliçe Elizabeth tarafından kullanılmaktadır.
Yani, demem o ki, Avrupa’daki saraylar, geleneğe uygun olarak yıllardan beri kullanılageliyor. Yenisini bu devirde yaptıran yok…
XXX
Değerli okurlar…
Her gün yazımın sonunda, cevabını alana kadar bıkmadan, usanmadan soracağım. OSB’de neden “Cumhuriyet Odası” değil de “Osmanlı odası” adı verilen bir mekân var? Gerekçesi nedir…
Cevabı “Sana ne be kardeşim” olamaz, amacı açıkça belirtilmelidir…
Neye öykündünüz (Özendiniz) de “Osmanlı” dediniz?
XXX
Konu ABD başkanının yemin töreni idi, buralara kadar geldi… Oysa çok önemli konularımız var gündemde. Aşıdan tutun da giderek kötüleşen ekonomiye rağmen, edilen israf harcamalarına ve daha nice konulara kadar…
Onlara da değineceğiz, zamanımız çok az kaldı çünkü halkın bilinçlenmesi ve bilgilenmesi gerekir…
Neyse, izlemek isterseniz desem yazımın tarihi ile uyuşmayacak. Zaten bize de dert değil Joe Biden’in yemin töreni, Amerikan vatandaşlarını ilgilendiriyor…