Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı…Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Zafer’in 103. Yıl dönümü…
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'den verdiği taarruz emri…
Bu vesile ile“Büyük Taarruz, milletimizin bağımsızlık iradesinin ve sarsılmaz iradesinin nişanesidir.
Büyük Taarruz’un 103. yıldönümünde m. Kemal ATATÜRK, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz...”
Türkiye’nin bağımsızlığı ve özgürlüğü için atılan son adımdı.
Büyük taarruzun önemi bizler için sonsuz anlam ifade ediyor.
Büyük Zaferin kazanılması, Anadolu’nun Kurtuluşu, Ulusal Bağımsızlık Mücadelesi, Türkiye Cumhuriyetinin temelleri, Milli birlik ve Beraberlik, Uluslararası Dünyada Değer ve Türk Milletinin direniş ruhu…
Tüm bu ifadeler dünyada eşi benzeri olmayan bir kahramanlık destanıdır.
“Büyük zafer” vatan kurtaran ve bu zafer sayesinde Türk Milleti’nin özgürlüğüne, bağımsızlığına ve ulus devlet olmasına vesile olmuş bir zaferdir.
Yokluklar ve imkansızlıklar içerisinde, kazanılan bu büyük başarı, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını yok sayanlara, başka zaferlerle kıyaslayanlara inat Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Zafer’in 103. Yıl dönümünü coşku içinde kutlayacağız…
Devlet büyüklerimizin Milli Bayramlarımızı yok saydığı, 30 Ağustos Zafer Bayramını da "Malazgirt zaferini” öne çıkartarak zihinlerde 30 Ağustos Zafer Bayramımızı geri plana attığını görüyoruz.
Ahlat’ta yapılan programlar ve konuşmalar bunun açık bir göstergesidir.
Diğer yandan, 30 Ağustos Zafer Bayramıkutlamalarına gölge düşürmek isteyenler olacak, Cumhuriyet düşmanları yine boş durmayacak, hakaretleriyle, çirkin yazılarıyla, hal ve hareketleriyle kendilerini sergileyecekler.
İlk gölge düşüren ise onlar oldu…
İki gün önce haber programlarını izlerkenkoskoca bir genel müdürlük tarafından “Büyük Taarruz”un simgesi haline gelmiş olan tabloda, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama mesajında ne M. Kemal Atatürk’ün adı anıldı, nede o tabloda Atatürk’ün resmi vardı.
Sanki, bu davranışta nabız yoklaması varmış gibiydi…
Ardından kocaman bir geri adım.
Sanki vatandaşın nabzını ölçüyorlar.
Olgunlaşıp, olgunlaşmadığına bakıyorlar.
Adeta Atatürk’ün ismini bu ülkeden silmek adına yapılan son hamle ile de…
Üstün zekası, yeteneği azimliliği, kararlılığı ve silah arkadaşlarıyla, bütün güçleri tükenmiş, kutsal varlıkları saldırıya uğramış, yoksulluğun en acı durumu ile savaşan bir milleti, bütüninancıyla, zaferle özgürlüğüne kavuşturmanın başarısını hiç kimsenin yok sayması hadlerine değildir.
Nasıl bir ruh hali içerisindesiniz acaba.?
Siz Atatürk’ün adını anmayarak, o tablodan resmini silerek alkış yağmuruna tutulacağınızı mı zannediyorsunuz.?
Yaptığınız hareketin, sizleri küçülttüğünü asla unutmayın.
Bu ülkenin toprakları, o zaman ki zorlu şartlarda, ruh halini bozmamış halkı, kahraman Türk kadını kağnısıyla, sırtında bebeğiyle cephane taşıyarak, erkeği genci, yaşlısıyla kanıyla canıyla, yüz binlerce şehit verilerek kazanıldı.
Ülkemizin kazanma yollarını bıkmadan usanmadan, her defasında kah yazıyla, kah sözlü olarak hatırlatmaya devam edeceğiz.
Bunlar bizim değerlerimiz, bu değerlerimize sonsuza dek sahip çıkacağız.
Çünkü kazanmak için savaşırız…
Sonsuza dek bunun için nöbetteyiz.
Ve…
Türk Milleti her zaman kazanan olacaktır.
Sizin, kendiniz dahi çözemediğiniz hareketleri yapmanız, bizim onur ve gururla kutladığımız, Zafer Bayramı Kutlamalarına asla gölge düşüremeyecek.
Bu hareket sadece sizin acizliğinizi ortaya koyuyor.
Ve hiç kimse Türk Milletinin sabrını sınamaya kalkmasın…
Büyük Zafer’den iki yıl sonra Mustafa Kemal Paşa…
“Başkomutan Meydan Muharebesi’ni sevk ve idare ettiği Zafertepe’de 30 Ağustos 1924 tarihinde Büyük Zafer’in önemini şu şekilde ifade etmiştir. “... Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri burada atıldı.
Ebedî hayatı burada taçlandırıldı.
Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçuşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır...” diyerek Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılmaz bir kale olduğunu vurgulamıştır.
Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümü, ülkemizde başımız dik, özgür ve bağımsız bir şekilde yaşamamızı sağlayan, canları pahasına Türkiye Cumhuriyeti’ni armağan eden M.Kemal Atatürk’e silah arkadaşlarına ve binlerce şehidimize minnettarız.
“Büyük Zaferler, yalnızca büyük milletler tarafından kazanılabilir.”
M.Kemal ATATÜRK