MUSTAFA CENGİZ

Tarih: 31.12.2024 12:01

2024’TE EKONOMİDE EN ÇOK KONUŞULAN KONULAR

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye zorlu bir ekonomik süreçten geçiyor.

Sıkıntılar hat safhada.

Malum son Asgari ücret zammı ile ilgili tepkiler sürüyor.

Yeni yıl ile birlikte kapıda emekli ve memur zamları var.

Onların da pek ateşi söndürecek gibi bir durumu yok gibi görünüyor.

Geçtiğimiz günlerde yine bu sütunlarda 2024 Yılının en çok konuşulan siyasilerinin analizini yapmıştık.

Bugün yine herkesin nerede ise kendi çapında uzman olduğu ekonomi ve geride kalan yılın istatistikleri, rakamları ve gözden kaçan satır araları ile devam ediyoruz. 

Ekonomi basınını mercek altına alan MTM Medya Takip Merkezi, yılın en çok konuşulan ekonomi konularını araştırdı. 

Buna göre; enflasyon, maaş zamları, ekonomideki görev değişiklikleri ve beklentiler 2024’e damga vurdu.

İŞTE AY AY SATIR BAŞLARI…

İşte MTM Medya Takip Merkezi araştırmasında ay ay en çok konuşulan ekonomi konuları ve bu konuların oluşturduğu etki.

OCAK: Yılın başında memur ve emekli maaşlarına yapılan zamlar gündemi belirledi. 

Ocak ayında enflasyon oranları ve temel tüketim maddelerindeki fiyat artışları, halkın gündeminde önemli bir yer tuttu. 

Bu durum, ekonomik istikrar ve alım gücü konularında tartışmalara yol açtı. 

Döviz kurlarındaki dalgalanmalar, Ocak’ta da devam etti.

Malumunuz Türkiye’de çok kötü bir adet var.

Ne zamanki çalışana, emekliye, memura yeni bir zam yapılır, köşe başındaki esnaf, ev sahibi, aklınıza kim gelirse gelsin pusu vaziyette fiyatlara anında yapıştırırlar yeni zamları.
Yani vatandaşın daha para eline geçmeden erir gider.

Bu yılda öyle olacak.

2025 yılı için pusuda bekleyenlerin gözü aydın.

Olan yine çalışan, emekli ve memura olacak. 

ŞUBAT: Şubat ayında ekonomi dünyasında büyük bir değişiklik yaşandı. Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, 3 Şubat'ta görevinden istifa etti. 

Yerine Dr. Fatih Karahan atandı. 

Bu değişiklik, piyasalarda ve ekonomi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı ve yeni başkanla birlikte para politikalarının nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

Maşaaallah Merkez Bankasına başkan dayanmıyor.

Biri geliyor biri gidiyor ama henüz istikrar yok hem mali yönden, hem faiz bazında hem de diğer yönlerden.

Dışarıdan süreli müdahale ile ancak bu kadar oluyor demek ki.
Birileri yapmak, birileri de bozmak için emek veriyor. 

MART: 31 Mart'ta yapılan yerel seçimler, ekonomik politikalar üzerinde önemli bir etki yarattı. 

Malum musluklar sonuna kadar açıldı.

Ancak ne yazık ki beklenen olmadı geride kalan 31 Mart Yerel seçimlerinde bu kez. 

Ardından Kayyım meseleleri falan…

Seçim öncesi ve sonrası dönemde, hükümetin ve belediyelerin ekonomik vaatleri ve uygulamaları geniş çapta tartışıldı. 

21 Mart'ta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini %50'ye yükseltti. 

Bu karar, piyasalarda büyük bir etki yarattı ve yüksek faiz oranlarının ekonomik performans üzerindeki etkileri çokça konuşuldu.

NİSAN: Nisan ayında enflasyon oranları ve temel tüketim maddelerindeki fiyat artışları, halkın gündeminde önemli bir yer tuttu. 

Yüksek enflasyon, tüketici harcamalarını ve alım gücünü olumsuz etkiledi. Nisan ayında dış ticaret açığı 9 milyar 863 milyon dolar olarak kaydedildi. 

Bu artış, ithalat ve ihracat dengesi üzerinde önemli bir etki yarattı ve ekonomik tartışmalara yol açtı.

Malum ihracat ve ithalat rakamları ekonomilerin gidişatının en önemli göstergeleri.

Buna paralel olarak dış ticaret açığı da bir başka önemli gösterge.

Anlayana, anlamak isteyen tabi ki de…

MAYIS: Mayıs ayında iki önemli gelişme yaşandı. 

İlk olarak, Ticaret Bakanlığı 2 Mayıs'ta İsrail ile ticareti tamamen durdurduğunu açıkladı. 

Evet… 

Epey bir aradan sonra sadece açıklandı.

Bu karar, siyasi ve ekonomik çevrelerde geniş yankı uyandırdı. 

Perde arkasına dair yüzlerce farklı rivayet devam ediyor ama…

Aynı ay içinde, 21 Mayıs'ta Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi 11 bin puanı aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. 

Bu yükseliş, yatırımcılar arasında büyük bir heyecan yarattı.

HAZİRAN: Haziran ayında kripto varlık ekosistemine yönelik önemli bir düzenleme yasalaştı. 

26 Haziran'da yürürlüğe giren bu düzenleme, kripto varlıkların daha güvenli ve düzenli bir şekilde işlem görmesini amaçladı. 

Kripto, kumar ve daha neler neler…

Gözaltına alınanlar.

Hepsi de konu mankeni.

Bu işlerin arkasındakilere sıra ne zaman gelecek acaba?

Aynı ayın sonunda, 28 Haziran'da Türkiye, 2021 yılında alındığı FATF Gri Liste'den çıkarıldı.

TEMMUZ: Temmuz ayında konut kiralarında uygulanan %25'lik yasal sınır sona erdi. 

Bu durum, kiracı ve ev sahipleri arasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirildi. 

Bakalım hükümetin yeni yaptığı asgari ücret, emekli ve memur maaşları zammı sonrasında ir de olası gitme ihtimali bulunan Suriyelilerin bir kaçının gitmesi ile bu tablo nereye evrilecek?

Temmuz'da Çinli bir otomotiv markasının Türkiye'ye 1 milyar dolarlık yatırım kararı, otomotiv sektöründe pek çok yönüyle konuşuldu.

AĞUSTOS: Ağustos ayında enflasyon oranları ve temel tüketim maddelerindeki fiyat artışları, halkın gündeminde önemli bir yer tuttu. 

Yüksek enflasyon, tüketici harcamalarını ve alım gücünü olumsuz etkiledi. Vergi kaçırma ve kara para aklama suçlamasıyla tutuklu bulunan bazı isimlerin MASAK raporu sonrası tahliye edilmesi, gündemde geniş yer buldu.

Malum Türkiye bir anlamda Vergi cenneti.

Dünyanın dört bir yanından gelen çete liderleri bile bu ülkeyi mesken tutmuş ise sözün bitiği yerdeyiz demektir. 

EYLÜL: Eylül ayında, kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamasıyla tutuklu bulunan bazı isimlerin MASAK raporu sonrası tahliye edilmesi (4 Eylül), Orta Vadeli Program'ın Resmi Gazete'de yayımlanması (5 Eylül) ve emlakta "doğrulanmış ilan" uygulamasının başlaması (15 Eylül) önemli olaylardı. 

Ayrıca, 27 Eylül'de ikinci el oto alım satımında Güvenli Ödeme Sistemi devreye alındı. Bu gelişmeler, ekonomide şeffaflık ve güvenliği artırmayı hedefledi.

EKİM: Ekim ayında, 7 bin TL ve üzerindeki işlemlerin banka yoluyla yapılması zorunluluğu getirildi. 

18 Ekim'de yürürlüğe giren bu düzenleme, kayıt dışı ekonomiyi azaltmayı amaçladı. 

Yenidoğan Çetesi Soruşturması kapsamında bazı hastanelerin ruhsatları iptal edildi. 

Konu insani değerlerin yanı sıra, sağlık ekonomisi bağlamında da kamuoyunda çokça konuşuldu.

Tribünlere oynamaya devam…

KASIM: Kasım ayında, vergi yüzsüzleri listesinin açıklanması (1 Kasım), 2024 Yeniden Değerleme Oranı'nın %43.93 olarak belirlenmesi (4 Kasım) ve TCMB'nin yıl sonu enflasyon tahminini %38'den %44'e çekmesi (8 Kasım) öne çıkan ekonomik gelişmelerdi. 

Ayrıca, 11 Kasım'da yasadışı bahis soruşturmasında bazı ünlü isimlere gözaltılar yapıldı.

ARALIK: Aralık ayında, medyadan çekilme kararı aldığını duyuran Ciner Grubu, bünyesindeki yayınları Can Grubu'na devrettiğini açıkladı. 

Daha önce Ciner Grubu medya sektörünün kilit ismi gazeteci Fatih Altaylı bu satışla ilgili olarak internete yansıyan haberlere göre 800 Milyon dolar rakamını telaffuz etti. 

Yapılan son tartışmalı toplantı sonrası Asgari ücrete %30 zam kararı alındı. 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 22 ay aradan sonra politika faizinde indirime giderek faiz oranını 250 baz puan düşürerek %50 den 47.5’e çekti.

Geride bırakmaya hazırlandığımız 2024’te yaşanan bu olaylar hem iç piyasada hem de uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. 

2025’e girerken, ekonomide yaşanan bu gelişmelerin etkileri ise yine ekonomi basını tarafından yakından takip edilecek gibi görünüyor.

BUNDAN SONRASI MI?

Emekli zamları ile birlikte memur zamları bekleniyor.

Faiz indirimi dahil bir çok yeni aksiyon sürüyor.

Türkiye Verginin vergisinin bile alındığı dolaylı vergiler ile kalkınma gibi akıl almaz bir uygulama yaşanan bir ekonominin sürekli açık veren önüne geçilemeyen hezimetleri ile yeni bir yıla daha giriyor.

İktidarın sürekli tasarruf tedbirleri için çağrı yaptığı ancak başta Diyanet olmak üzere bir çok bakanlık için nerede ise günlük milyonlarca liralık kaynak aktardığı bir düzenek için de kimin neyi tasarruf etiği ve ülkenin ekonomisinin düze çıkıp çıkmayacağı, kaldı ki olası bir erken seçimde de yapılan tasarruflarını yine ve yeniden uçup gitmeyeceğinin garantisi yok maalesef…

Kaldı ki yeni vergilerle çalışanına yüzde 30’ları reva görenlerin en kötü yaptıkları zam rakamının yüzde 40’lardan bile aşağı olmaması da bir başka ekonomik çelişki olarak sırıtmakta. 

Türkiye’de yeni bir seçim ekonomisi demek kelimelerle ifade edilemeyecek nitelikte bir risk demektir.

Şu anada kadar yapılanların sıfırlanması anlamı taşır.

Ekonomik zaferlere ulaşmadığınız, vatandaşı içinde bulunduğu bu sıkıntılı tablodan kurtarmadığınız takdirde, ne söylerseniz hikaye.

Herkes cebindeki paraya bakıyor nihayetinde…

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —