Menü Kayseri Gerçek Haber
RECEP BULUT

RECEP BULUT

Tarih: 16.02.2021 15:33

13 VATANDAŞIMIZIN ŞEHİT EDİLMESİNİ NASIL YORUMLAMALI?

Facebook Twitter Linked-in

Cumhurbaşkanı Erdoğan 8 Şubat 2012 tarihinde partisinin Bayburt, Giresun, Niğde ve Zonguldak 7. Olağan İl Kongrelerine canlı telefon bağlantılarına katılarak:

“Buradan sesleniyorum; Çarşamba günü millete sesleniş konuşmamı özellikle izlemenizi tavsiye ederim. Sizlere birçok güzellikleri orada takdim edeceğim” demişti…

Doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuşmasını takip eden başta biz basın mensupları olmak üzere tüm vatandaşlarımız merak etti…

Allah! Allah! Sayın Cumhurbaşkanı Çarşamba günü yapacağı “Millete Sesleniş” konuşmasında ne müjdesi verecekti acaba?

Yoksa yine zengin doğalgaz ve petrol yataklar mı bulundu diyecekti

Covid-19’a karşı yeni bir aşı mı geliştirdi?

Zorda olan esnafa yeni yeni müjdeler mi verecekti?

Tabii gerçekte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çarşamba günü neyin müjdesini vereceğini bilmesi mümkün değildi…

Ancak verdiği tarihten önce peş peşe şehit haberleri gelmeye başlayınca sokakta ki vatandaş bir şeylerin ters gittiğini anladı…

İlk Haber 11 Şubat Perşembe günü K.Irak’ın Gara bölgesinde başlatılan “Pençe-Kartal 2 Harekâtı”ndan geldi…

Teröristlerle çıkan çatışmada Piyade Komando Yüzbaşı Burak Coşkun ile Astsubay Kıdemli Başçavuş Harun Turhan şehit olurken 4 asker de yaralandı…

Hepimiz askerimizin K.Irak’ın Gara bölgesinde yeni bir hareket başlattığını ve bölücü terör örgütü mensuplarıyla giriştiği çatışmada iki askerimizin şehit düştüğünü sandı…

Ancak bu haberden bir gün sonra, yani Cuma günü akşam saatlerinde bölücü terör örgü PKK tarafından daha önce kaçırılan 13 sivil vatandaşımızın şehit edildiği haberi gelince kafalar karıştı…

Herkes birbirine, “Allah! Allah! PKK ne zaman 13 sivil vatandaşımızı kaçırdı da haberimiz yokmuş!” diye sormaya başladı…

Hele hele şehitlerin isimleri ve unvanları tek tek açıklanınca işin şekli daha da değişti…

Bölücü terör örgütü tarafından şehit edilenlerin gerçekte tamamının sivil vatandaş olmadığı askerlerin de olduğu ortaya çıktı…

Meğer bu vatandaşlarımız 2016 tarihlerinde değişik mekân ve zamanlar da bölücü terör örgütü tarafından rehin alınmış ve yaklaşık 6 yıldır da bu 13 vatandaşımız operasyonun yapıldığı K.Irak topraklarında Gara Bölgesi’nde bulunan terör örgütünün özel olarak inşa ettiği mağaralarda gizleniyormuş!

Mehmetçik yaklaşık 6 yıldır rehin tutulan bu 13 vatandaşımızı kurtarabilmek için “Pençe-Kartal 2 Harekâtı”nı bu amaçla başlatmış…

Fakat bölücü terör örgütü Mehmetçiğin operasyon başlattığı haberi alınca yaklaşık 6 yıldır bu mağaralarda rehin tuttuğu vatandaşlarımızı tek tek katletmiş…

Yani ortada vahim bir durum vardı…

Vahim olmasına vahim de bir de bu durumu sorgulamak gerekmez mi?

Sadece” Kahrolsun bölücü terör örgütü!  Kahrolsun PKK, PKK’nın kökü kazınacak!” demek yeter mi?

Yetmez!

Bunun hesabını birileri vermeli…

Niye bu 13 vatandaşımız 6 yıldır bölücü terör örgütünün elinde?

Nerede tutulduklarına ilişkin bugüne kadar hiç mi istihbarat alınamadı?

Hiç mi takip edilmediler?

Tamamen büyük bir gizlilik içinde yürütülmesi gereken operasyondan birkaç gün önce Cumhurbaşkanı partisinin İl kongrelerinde niye böyle bir mesaj verir?

Bu bir siyasi malzeme edilecek bir konu mu?

Davul çala çala operasyona gidilir mi?

Hem de anlatıldığına göre içi-dışı özel mayın ve patlayıcılarla döşenmiş böylesine tehlikeli bir mağaraya yönelik operasyon yapılırken…

Bu kabul edilebilir bir yaklaşım tarzı değil!

Anlattıklarımız operasyon öncesi ve 13 vatandaşımızın şehit edilmesi sürecinde yaşananlar…

Bir de sonra yaşananlar var…

13 Şehidimiz var, (Aslında 15 şehit, bir gün önce şehit olan Piyade Komando Yüzbaşı Burak Coşkun ile Astsubay Kıdemli Başçavuş Harun Turhan’da birer gün arayla şehit oldu!) ve ülkede herkes kendi havasında…

Sanki bu ülke birer gün arayla bölücü terör örgütüne 15 şehidini vermemiş gibi…

Şehit haberleri gazete ve televizyonlar da bile yarım yamalak haberlerle geçiştirildi…

Sanki birileri, “Şehit haberlerini fazla büyütmeyin, gündem de tutmayın!” talimatı vermişçesine…

Peki ya Cumhurbaşkanına ne demeli?

Yani, “Çarşamba günün bekleyin!” size müjdeli haber vereceğim diyen Cumhurbaşkanına!

Yine o (Pandemi yasaklarına rağmen) partisinin kongrelerine katılıyor, coşkulu konuşmalar yapıyor…

Zaman zaman Karadeniz lehçesiyle espriler yapıyor…

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını veren televizyon kanallarından iri iri puntolarla “13 ŞEHDİMİZ VAR” yazıları akıyor…

Olacak şey mi bu?

Bir taraftan 13 şehidimize ağlayacağız diğer taraftan da hiçbir şey olmamış gibi gülüp-eğleneceğiz öyle mi?

Sosyal medya hesaplarımızdan bir birinden keskin mesajlar atacak ama günlük hayatımızda da gülüp-eğlenmeye devam edeceğiz öyle mi?

Olacak şey mi bu?

İktidar hesap vermekten kaçınsın, muhalefete de, “Vay efendim siz nasıl bu saldırıyı lanetlemezsin?” diye yükleneceğiz öyle mi?

İktidara da yüklenelim, muhalefete de!

Ama önce iktidar bu skandalın hesabını vermeli!

Yazımın girişinde vurguladığım gibi bu vatan evlatlarını nasıl 6 yıldır o bölücü terör örgütünün insafına terk edersiniz?

6 yıldır ne yaptınız?

6 yıldır ailelerine nasıl sahip çıktınız?

O vatan evlatları o bölücü terör örgütünün elinde karanlık, mayınlı, bombalı mağaralarda işkence altında tutulurken siz nasıl o bölücü başının mektubunu devletin televizyonunda okuttunuz?

Kırmızı bültenle aranan o bölücü başının kardeşini nasıl devletin televizyonuna çıkardınız?

6 Yıldır o karanlık mağaralar da eli-kolu tutulan vatandaşlarımızın ailelerinin halet-i ruhiyesi hiç mi gözünüzün önüne gelmedi?

Hiç mi vicdanınız sızlamadı?

Bu nasıl devlet anlayışı?

Bu nasıl vicdan?

Bunun da mı hesabını vermeyeceksiniz?

Bunun kusurunu vermek yerine, muhalefeti mi topa tutacaksınız?

Muhalefeti de topa tutun, ama iktidar olarak önce siz hesap verin!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —