KADİR DAYIOĞLU


ZOR ZAMANDA İŞ YAPMAK!..

Vatandaş hissi, haksız, yersiz, amacı aşan eleştiri ve çıkışlarda bulunabilir ama buna misliyle cevap vermek kamuya yakışmaz. Onların da halden anlamaları lazım.


Burada “zamandan” kastım, mevsim; özellikle kış mevsimi… Haliyle öznesi de inşaat sektörü ve özelde belediyelerin yaptığı altyapı hizmetleri... Nedense, altyapı hizmetlerine kazma yaz ortalarına vurulur, kışa, yağışlı havalara girince bitirmeye çalışılır. Ama çoğu zaman bitmez. Eğer bir de “harç ve taş bittiyse”, “yapı paydos!” denir… Acele ile biten işler de tat vermez.

***

Gerçi, yapı teknolojisindeki, yapı malzemelerindeki gelişmeler, değişiklikler kışın da inşaat yapılmasına izin verse de pek tat vermez. Ziraşehir içlerinde, inşaat alanları canlıdır, hayat devam eder hem işyeri ve hem de insanlar rahatsız olur. Rahatsızlıklar sonuçta, siyaseten, başkanlara fatura edilir. Başkanların kulakları çınlatılır.

***

O nedenle, zamanında yapılacak iyi bir planlama, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında iyi bir koordinasyon, iyi bir proje ve iyi bir uygulama sıkıntıları asgariye indirir. Bir de yüklenici para, deneyim,ekipman ve eleman açısından yeterliyse mesele kalmaz.

***

Tabii, bir de; yüklenici seçimi, “sen, ben, bizim oğlan!” türünden bir seçimse, işin içinden “Rufailer de çıkamaz!”

***

Yani, “yığınakta” yapılan hatalar idareyi zora sokar. İşin kalitesini düşürür. Bir de yüklenici seçiminde yapılacak bir yanlışlık, yapımı kördüğüm haline getirir… Ama şunu da hemen belirteyim işyerleri, meskenlerin bulunduğu; insan ve araçların aktığı yerlerde altyapı yapma, yenileme, onarım daha zordur. Bunu da teslim etmek lazım.

***

Geçmişte, bizim de başımızdan çok geçtiği için halden anlarım. Özellikle şantiyede görev yapanların, bedenen çalışanların Allah yardımcıları olsun… Yani, bu tür çalışmalar; “Terzilik dediğin ne ki? Önü ile arkası, kolu ile yakası!” türünden değildir. Değildir ama işi başında ve yapım sürecinde de ciddiye almak gerekir.

***

Bu girişi şunun için yaptım: Cumhuriyet Mahallesi’ndeki düzenleme çok sıkıntılı bir noktaya geldi… Ağır aksak gidiyor. Kış bastırdı işler iyice sıkıntıya girdi. Esnafın, yetkilileri görünce, saldıkları “gülücüklere” aldanılmasın; arkalarından müthiş homurtular, sokranmalar geliyor…

***

Benzeri bir uygulamaya Sivas Bulvarı kaldırım düzenlemesinde de gözüküyor… Elbette güçlü bir yüklenici, iki tarafı da şimdiye çoktan bitirmişti. Zira zor bir uygulama değil. Ayrıca; bu iş, Cumhuriyet Mahallesi gibi zorluklar içermiyor. Ama üç beş işçi ile yapılacak iş de değil…

***

Melikgazi tarafı bitmeden, Kocasinan tarafını da kazımaya başladılar… Başladılar ama yağış ve soğuk da geldi. Sanırım, bir sonraki yağış kar şeklinde olacak… Bakalım, tamamı nasıl bitecek?

***

Tabii, şunu sormadan da edemiyorum: Belediyemizin eleman ve deneyim açısından bir sıkıntısı olduğunu sanmıyorum. Zira daha büyük ve daha nitelikli hizmetlere imza atıyorlar. Acaba diyorum; belediye parasal bir sıkıntı mı çekiyor yoksa yüklenici mi yetersiz?

***

Bir şey dikkatimi çekti bu sezonda… Melikgazi Belediyesi, yaz ortasında eski Dedeman Ortaokulu’nu yıkmaya başladı. Binanın büyüklüğü ve bulunduğu yer itibarıyla zor bir yıkımdı. Kısa zamanda bitirildi. Ama Başkan akıllılık etti, “imalata” başlamadı. Zira zor bir sezona girilmişti.Acele ile başta yapılacak yanlış, yanlış düğme iliklemeye benzer…

***

Akıllılık ettiler, zaman kazanmış oldular, yapacakları işi daha iyi düşünmek, planlamak, hataları en aza indirmek amacıyla zaman kazandılar… Doğrusunu da yaptılar… Umulur ki, çevrenin ve kişilerin etkisinde kalıp, projelerinin ve düşüncelerinin ana ekseninden sapmazlar.

***

Tabii, işin bir de esnaf yanı var… Odaları varken onların haklarını savunmak bize düşmez ama bunlar vurdumduymaz olunca ister istemez bazı şeyleri söylemek ihtiyacı hissediyoruz…

***

Ekonomik sıkıntı, en fazla esnafı vurdu. “Kan kusuyorlar ama kızılcık şerbeti içtik!” diyorlar… Esnafın çok sıkıntılı olduğu yılları gördük, içinde yaşadık da… Ama onlar uzun sürmedi, “vurdu-çıktı”. Ama şimdi ki bayağı uzun sürdü ve sürecek gibi de…“Vurdu ama ne zaman çıkacağı” belli değil.

***

Bırakınız kira ödemeyi, bazı yerler elektrik faturasını ödemede zorlanıyor. Düşünebiliyor musunuz, yoğun elektrik kullanan pastırmacı gibi dükkanlar, neredeyse kiralarının yarısı kadar elektrik faturası ödüyor… “Dipsiz kuyuya” dönen kredi kartları can simitleri olmuş.

***

Tabii, bunca sıkıntı arasında, belediye zabıtalarının, rutin denetimleri dahi sıkıntı vermeye başladı… Zaten burnundan soluyan esnafın üstüne üstüne gitmemek gerekir. Cumhuriyet Mahallesi’nde, bazı durumlara tanık olduğum için bu uyarıyı yapmak istedim. Bir de belediyelerin kiracılarına, şu dönemde, usulet ve suhuletle yaklaşmalarında yarar var.

***

Vatandaş hissi, haksız, yersiz, amacı aşan eleştiri ve çıkışlarda bulunabilir ama buna misliyle cevap vermek kamuya yakışmaz. Onların da halden anlamaları lazım.