NEBAHAT ERDOĞAN


ZOR AMA GÜZEL MESLEK ‘GAZETECİLİK’

Gazetecilik mesleği öyle karşıdan göründüğü gibi değildir. Bir fotoğraf makinesiyle, bir kamerayla geziyor gibi algılanması…


Sorumluluk ister, incelik ister, yaptığı işin hakkını vermek ister, okuyucusunu yanıltmadan doğruluk, dürüstlük elinde kanıtı olacak haber ister… İşin statüsünü değiştirenlerde yok değil yani ne dürüstlük kalmış, nede doğruluk. Haberin kaynağını sorsanız ‘bende saklı der’ oysaki kafasında yoktan var ettiği uydurma yaptığı bir şeydir… Şimdi bazıları diyecek‘Ya sende hep dokundurma yapıyorsun hayırdır’ diyecekler…

Kimseye dokundurma yaptığım yok kesinlikle ama ‘Görünen köy de kılavuz istemez’her yerde vardır ve hep var olacak bu tipler…

Yıllardır gazete ve gazetecilik sorunları, sıkıntıları bitmek bilmedi. Türkiye’de gazetecilik gerçekten zor bir meslek, genel olarak söylüyorum bunu,kanayan bir yara gibi… Kanunlar değişse de, şartlar kısmen iyileşse de o yara sürekli kanıyor ama bir o kadar da güzel bir meslek… Geçtiğimiz yıllara dayalı olarak değişen çok büyük bir şeylerin olmadığını da açıkça görüyoruz… Özellikle de yerel basın ve çalışanları kıt kanaat imkânlarla bunu daha fazla hissederek yaşıyor ve ayakta kalma mücadelesi veriyor…  Yaz kış demeden soğukta, kavurucu sıcakta sahada koşturan gazeteciler her alana yetişmek için sonuna kadar mücadele ederler. Gazetede yapılan haberler, köşe yazıları kimini sevindirir memnun eder,  kimini de kızdırır, yapılan onca olumlu haberlerden okurların memnuniyetini az çok bilinir herkesçe fakat bir eleştiri haber yaptığınızda ise adeta düşman kesilirler… Onun için nedense sürekli sırtları sıvansın isterler..:)  Oysaki gazete doğruları yazıp tarafsızlığını göstererek okuyucuya doğru bilgi vermektir, gazetecilik bunu gerektirir değil mi…

Benimde geçirmiş olduğum 26 yıl içerisinde,  ilk yıllarım sahada zorlu şartlar ve koşullarda iyi bir iş çıkartmak için çok çaba sarf ettim… Her konuda doğruluk ve dürüstlükten yana oldum ve olmaya da devam ettim. O günden bu güne değişen tek şey gazete sayısının azalması oldu sanırım… 10 Ocak çalışan gazeteciler günü tarihçesi ise;İstanbul Gazeteciler Sendikası’nın Cağaloğlu’ndaki merkezinden 10 Ocak 1961’de Vilayet binasına yürüyen protestoculardan birinin pankartında bu yazılıydı. Sessiz yürüyüşte, tarihe ‘Dokuz Patron Olayı’ diye geçen gazete sahiplerinin yayın durdurma kararı protesto ediliyordu. Gazeteciler bununla da kalmadı. Kendilerine ek hak ve güvenceler sağlayan 212 sayılı yasayı kaldırtmak için patronların yayınını durdurduğu dokuz gazeteye alternatif olarak, büyük bir dayanışmayla Basın gazetesini çıkarıp halkı habersiz bırakmadılar. Ancak aynı dönemde, basın özgürlüğü için olumsuz etkileri günümüzde görülen Basın İlân Kurumu da Abdi İpekçi gibi gazetecilerin uyarılarına rağmen kurulmuştu.

4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanlarının bazı haklar ve yasal güvence sağlayan ‘212 sayılı kanun’ adlı düzenlemenin Resmi gazetede yayınlanışı nedeniyle 10 Ocak günü kutlama günü olmuştur. 1961-1971 arasında “Çalışan gazeteciler bayramı” adıyla kutlanmış; 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı, “10 Ocak Çalışan gazeteciler günü” olarak değiştirilmiştir. Bu vesileyle giki gün gecikmeli olarak…

Tüm basın mensubu çalışanlarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Kutlu Olsun….