KADİR DAYIOĞLU


YUSUFELİ BARAJI

1930’ların başında Bünyan HES’ten elektrik getirmişti yine Kayseri Belediyesi ve özel girişimciler. Yine AK Parti öncesi ülkenin elektrifikasyonu tamamlandı. Elektriği olmayan yerleşim yeri kalmadı. 63 bin kilometre Karayolu niteliğinde yol; farklı nitelikte 300 bin kilometre köy yolu yapıldı. İçme suyu gitmeyen köy kalmadı.


Geçenlerde TRT belgeselinde, Artvin de Çoruh Nehri üzerinde yapılan Yusufeli Barajı’nı izledim… Zorlu topoğrafya şartlarında bu yatırımı gerçekleştiren yüklenici, işçi ve mühendislerden gurur duydum… Gerçekten öğretici bir belgesel mühendislik/mimarlık öğrencilerine, mühendis ve mimarlara, meraklılarına, zor doğa şartlarında nasıl inşaat yapılırmış. Belgeseli mutlaka izlesinler. Hatta mühendislik/mimarlık fakülteleri teknik gezi tertip etsinler.

***

Tabii, belgeseli izlerken, iktidarı övücü, geçmişte bu tür yapılar yapılmamış, sanki “ilk”miş gibi bir izlenim vermişler. Yirmi yıldır izlediğimiz AK Pati klasiklerinden bir klasik. Tam bir algı oluşturma amaçlı… 

***

“Yaparsa AK Parti yapar!” diyorlar. İnanın, bu dönemde algı yönetimin görse ünlü (Gobels), tekrar mezara girer. 

***

Tabii, ilgi alanıma girmesi nedeniyle kuşku ile yaklaştım, literatür ve arşiv karıştırmak ihtiyacı hissettim. 

Arşiv karıştırırken, “Barajlar Kralı” sıfatını hak eden merhum Süleyman Bey’in (Demirel); “Gap’ıgabtırmam!” sözü ile ünlenen Fırat Nehri üzerinde inşa edilen “7 Küpeli Gelin”denbeşive “GAP Projesi” aklıma geldi. Öyle ya, Yusufeli Barajı, bunların ve diğerlerinin yanında neydi?

***

“Gelinler”; Elazığ’da Keban Barajı, Malatya ve Elazığ’da Karakaya Barajı, Adıyaman ve Şanlıurfa’da Atatürk Barajı, Şanlıurfa’da Birecik Barajı ve Gaziantep’te Karkamış Barajı.Nehrin sularını “GAP Sulaması”na aktaran, birbirine paralel toplam 52 kilometre uzunluğundaki 2 Şanlıurfa Tüneli.Hani diyorlar ya; “bizden önce tünel mi vardı?”Buyrun size Urfa Tünelleri.

***

Emin değilim ama AK Parti’nin çok övündüğü tünellerin toplam uzunluğu Urfa Tünelleri kadar değil…

***

Hemen bir hatırlatma yapayım. Umarım, her şeyi dönemleri ile başlatan, kendilerinden önce bir şey olmadığını söyleyenlerle, “Ashab-ı kehf” uykusundaki muhalefetin dikkatini çeker bu hatırlatmam.

***

Ülkemizde akarsu etütleri, 1935 yılında kurulan, 2011 yılında kapatılan Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) ile başdı… Ölçümler ve rasatlar devam etti… 1953 yılında DSİ kuruldu… Proje ve yapım vs. hizmetlerini üstlendi. 

***

1955 yılında, beş yıla yakın görev yapacak, merhum Süleyman Demirel Genel Müdür oldu… 30 yaşındaydı… Aşağı yukarı, ülkemizin akarsu envanteri1960’ların ortalarında tamamladı. Bunlarla ilgili dosyalar arşive kaldırıldı. Sırası gelen dosya indirildi. Tabii, bunların içinde Hidro Elektrik Santrallar (HES) da vardı. Yusufeli HES’de bunlardan birisi idi. Mesela, bizim Yamula HES de öyle… Yok, yoktu…

***

… Ve dendi ki, ülkemiz irili ufaklı akarsuların, elektrik üretimiaçısından durumu şöyle: Teorik Potansiyel 433 milyar kWh/yıl, Teknik Potansiyel 216 milyar kWh/yıl, ekonomik Potansiyel 150 Milyar kWh/yıl. Dediler ki, yılda biz ancak 150 milyar kWh elektrik üretebiliriz. Bu, küçük HES’lerle170-180 milyar kWh’e çıkabilir. İşte rafa kalkan ve yatırım sırasını bekleyen HES dosyalarının özeti bu.

***

Doğal olarak işe, bölgeHES’leri başlandı işe (Hirfanlı, Kesikköprü, Sarıyar vd.).Zira, büyük çaplı (Keban, Karakaya, Atatürk vd.) barajlara henüz sıra gelmemişti. Beceriksizliklerinden, bilgisizliklerinden mi? Yok… Hem de bu planlamalar yapılırken, mühendislerin “şahları” görev yapıyordu.

***

Büyük güçlüleri, büyük tüketim noktalarına iletecek (154 kV 380 kV gibi) iletim hatları ve enterkonnekte şebeke yoktu… Bir de “talep”... Kayseri bile, 1960’ların ortalarında, Avanos üzerinden, 154 kV’lk hatla, 1950 ortalarında yapılan Hirfanlı’ya bağlanmıştı. 

***

İnanın; 1930’ların başında Bünyan HES’i yapmak, 1950’lerde yapılan Hirfanlı’yı yapmaktan;Hirfanlı’yı(128 MW, 400 milyon kWh) yapmak da,1965’te temeli atılan Keban’ı yapmaktan zordu… 

***

Yine 1930’larda Bünyan’dan Kayseri’ye elektrik getiren, 22 kV’luk iletim hattını; 1950 sonlarında, Sızır HES’ten yine Kayseri’ye elektrik getiren, 66 kV’lukSızır-Kayseri iletim hattını yapmak,Keban’dan batıya elektrik aktaran 154 kV’luk hatları yapmak da…

***

Tabi, bu anlattıklarım; “terzilik dediğin ne ki, önü ile arkası, kolu ile yakası!” diyenlere ve kendilerini milat görenlere anlatmak çok çok zor… Hele hele, tüm kötülüklerin anasını “Bay Kemal” olarak görenlere. 

***

Neyse geçelim burayı, “mevzu hutbemize” devam edelim… Arşiv karıştırırken, ünlü Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli çıktı karşıma. “12 milyar TL maliyeti olan Ilısu Barajı'nın Türkiye'nin en büyük barajı olduğunu belirterek, barajın bin 200 megavatlık elektrik üretimi yapacağız”, demiş. (8 Ağustos 2018)

***

Bu, tipik bir AK Parti’nin algı oluşturma çabalarından bir çabaydı. Doğru değildi. Zira,Keban 1.330 MW, Karakaya 1.800 MW ve Atatürk Barajı 2.400 MW idi… Olsa olsa kurulu güç itibarıyla dördüncü sırada olabilirdi. 

***

Ayrıca; Ilısu’nun elektrik üretimi 4,1 milyar kWh, Keban’ın 6 milyar kWh, Atatürk Barajı’nın 8,9 milyar kWh, Karakya’nın ise 7,4 milyar kWh. Üçü de AK Parti’den önce yapıldı. 

***

Öve öve bitiremedikleri Yusufeli HES’e gelince, 275 metre yüksekliğinde (Keban 210 metre), kurulu gücü 540 MW ve yıllık elektrik üretimi de 1,8 milyar kWh. Yani, kurulu güç itibarı ile bizim Yamula’nın5,4 katı, elektrik üretimi açısından 4,5 katı kadar… 

***

Yani, demem o ki, yapılanlar güzel. Bir diyecek yok. Ama abartmaya gerek yok. Her dönemde, gereken ziyadesi ile yapıldı… Hidroelektrik santrallar bağlamında da öyle… Hedefler vardı. Bu hedeflere göre planlamalar ve yatırımlar yapıldı… Eksik oldu, fazla oldu ama yapıldı. 

***

Yine yani, bu toplum her şeyi AK Parti ile görmedi… Öyle ya, 2002 öncesi “taş devrinde” yaşamıyorduk. 1960’larda, kısıtlı imkanlarla, Kayseri Belediyesi, bugün kullanılan kanalizasyonun temelini attı. Şehir içi imarlı alanların ana hatlarını tamamladı. 

***

1930’ların başında Bünyan HES’ten elektrik getirmişti yine Kayseri Belediyesi ve özel girişimciler. Yine AK Parti öncesi ülkenin elektrifikasyonu tamamlandı. Elektriği olmayan yerleşim yeri kalmadı. 63 bin kilometre Karayolu niteliğinde yol; farklı nitelikte 300 bin kilometre köy yolu yapıldı. İçme suyu gitmeyen köy kalmadı.