KADİR DAYIOĞLU


YİNE ÖKÜZ ÇUKURU

Evet. Biliyorum, “kabak tadı veren!” ama ciddi olan bir konuyu, tekrar köşeme taşımak ihtiyacını hissettim.


Yine su tutmadı… Yapıldığından beri su tutmaz… Evet. Biliyorum, “kabak tadı veren!” ama ciddi olan bir konuyu, tekrar köşeme taşımak ihtiyacını hissettim. Okurlarım kusura kalmasın. Aslında bu olay, bu kenti yönetenlerin, davranışları ile ilgili bir örnek. Bir de bunu fotoğrafın tamamına teşmil edebilirsiniz… 

***

Belediyeciler biliyor mu? Sanmıyorum… Bilseler, olayın ciddiyetini kavrarlar… Peki, DSİ, eminim onlarda sızdırmazlık nasıl giderilir bilmiyor… Anlayacağınız, “saldım çayıra Mevlam kayıra!” Koskoca Tekir havzası ve mücaviri kaderine terk edildi…

***

Sulama suyuna hasret kaldık. “Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime” denecek noktadayım… İnanın yıllarca, evladım gibi büyüttüğüm meyve ağaçlarına kıyamıyorum… Yoksa bir hızarcı birkaç günde yok eder, gider… Ben etmesem bile Büyükşehir, zaten ölüme terk etti…

***

Peki, bu havzada yaşayan ahalinin durumu ne? Onlar da işin farkında değiller… Farkına vardıklarında, iş işten çoktan geçecek… Yıllardır yırtınırım, ne ses geldi ve ne de seda… Melikgazi ve Büyükşehir Başkanlarına; Sayın Başkanlar, çağırın DSİ Bölge Müdürüve yetkililerini. Bir fincan kahvemizi, bir bardak çayımızı için… Durumu görsünler. Onlar da nedenlerini anlatsınlar.

***

Ya hu, mutlak iktidardasınız, baktınız sizleri de dinlemiyorlar, Ankara’ya gidin, darmadağın edin bölgeyi, ehil insanları görevlendirsinler…  Avuç içi kadar, 1,5 milyon metre mikaplık bir su yapısının sızdırmazlığını gideremiyorlar…

***

Ha. Çözümsüz mü? Çözümsüzse, o zaman, Büyükşehir uyarsınlar, “Bu şartlar altında Tekir Göleti’ndentesislerinize su falan alamazsınız, pınarlara el koyamazsınız, desinler”… Tabii, yürekleri varsa!..

***

Koçdağı’nın koltuğunda iki çukur var Öküz ve Çaylak çukuru… Buralarda bulunan pınarlar hem bölge habitatını besler ve hem de bölgenin sulama/kuyu suyu ihtiyacını giderir. “Erciyes’in karını kâra çevireceğiz!” diye “hem öküzden ve hem de küpten olduk”“Ne İsa’ya ve ne de Musa’ya yaradı!”

***

Bu nasıl planlama anlamak mümkün değil… Büyükşehre, havzayı bırakın Tesisler için Öküz Çukuru’nun önemini bir türlü anlatamadık…

***

Öküz Çukuru ya da resmi ismi ile KıranardıGöleti, DSİ tarafından Kıranardı, Hisarcık ve mücavirinin sulaması için planlandı. Tıpkı, Tekir Göleti’nin sulama amacı olması gibi… Yani, Tekir Göleti’nin, kayak pistlerine yapay kar elde etmek gibi bir amacı yok. KıranardıGöleti’nin de Kent Ormanı’na su temini için de… Ama DSİ, bu izni verdi ilkine, neden? Şayet, “amaç” göz ardı edilirse, sonradan zuhur edenler “amaç” olmaya başlarsa, sıkıntılar da peşinden gelir. Nitekim öyle de oldu!..

***

Koçdağı ve mücavirinin kaynakları ile beslenen KıranardıGöleti, yaklaşık 1,6 milyon metre küp su hacminde. Anılan bölgenin sulama suyuna önemli katkı verecek; dolaylı da olsa “musluk suyu” kullanımına olumlu etki yapacak. Bu özelliği nedeniyle Büyükşehir’i, Melikgazi Belediyesi’ni ve haliyle son tahlilde KASKİ’yi ilgilendiriyor. Ama görebildiğimiz kadarıyla, hiç mi hiç ilgi alanlarına girmiyor. 

***

Peki, ilgililer, yetkililer, DSİ ile hiç temasa geçtiler mi? “Arkadaş, neden bir türlü işletmeye alınamıyor?”, diye sordular mı?

***

Oysa, DSİ kayıtlarında “işletmede” gözüküyor. Ama biteli şu yıl oldu ama bir türlü “işletmeye” alınamadı. “Su kaçırıyor muş!”, neden? Biliyorum; arazinin jeolojik yapısı sorunlu ama halledilemez, değil. Kaldı ki, başında düşünülmesi gereken bir konu.

***

Gerçekten, gittim ve yerinde gördüm… Gölette su yok. Akan da kıt kaynaklardan gelen… O da, haliyle, giderek, azalıyor… Bir hafta on gün sonra, su kalmaz. Yöre de, “kuraklık periyoduna!”, girer.Birkaç kez sorduk, uyardık ama yanıt ve tepki alamadık bir kez daha gündeme getirmek istedik.

***

Bu vesile ile Başkan Memduh Büyükkılıç’ailetmek isterim. Başkanım; “Kaynak sorunlarla” uğraşmak gerekir. “Görünen sorunlar”, “kaynaktaki sorunlar” çözüldükçe kendiliğinden ortadan kalkar. 

Yine uyarıyorum: Hisarcık, Kıranardıve mücaviri “sulama suyu” sorununu çözemediğiniz sürece, içme suyu arzı ve bunun fiyatı haliyle kullanımı ile ilgili sorunları çözemezsiniz. 

***

Evet. Sulama sularına el koyarsanız, “çöle” çevirirsiniz yemyeşil yerleri. Geçen gün, Derebahçe’yi gezdim söğüt ve kavaktan başka bir şey kalmamış. Gilaburular, yok olmak üzere. Sonuçta; bölgenin fauna ve florası yok olur. Bu da peşinden bağ ve bağcılık kültürünü yok eder.

***

Çekilen sıkıntılar nedeniyle, Hisarcık Deresi can suyu alamaz; kimin aklı bilemem, kapalı geçilen yerler nedeniyle “habitat” beslenemez oldu. Yerüstü sularının, ortalama “üçte birine” el konunca denge de tamamen bozuldu.

***

Şimdi soruyorum: Kent Ormanı’nı ve Erciyes Turizm Projesi’ni tasarlayanlar, içme ve kullanma suyu ihtiyacını hiç mi düşünmediler, hiç mi akıllarına getirmediler? Ya da çözümü nasıl düşündüler?

***

İddia ediyorum; Tekir’de planlanan tesisler bitsin, -ki, bitme olasılığı oldukça zayıf-, mevcut kaynakların kapasitesi, buraların içme ve kullanma suyuna yetmez. Peki, o zaman ne olacak?

***