NEBAHAT ERDOĞAN


YİNE EĞİTİM,YİNE DEĞİŞİKLİK

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) İlkokul 1. ve 2. Sınıflarda “Gelişim Raporu” adıyla dağıtılan karnelerde Atatürk fotoğrafı ve İstiklal Marşı’nın çıkartılması ülke genelinde büyük tepkilere neden oldu. Tepkilerin nedeni Milli Eğitim Bakanı’nın Atatürk, ilke ve İnkılapları, Laiklik ve Cumhuriyet karşıtı bir zihniyetin karşı olması. Ve her fırsatta Atatürk’ü silmek için girişimde bulunması. Hepimiz biliyoruz bu ilk yaşanmış bir durum değil… Türkiye’de eğitim sistemi ile ilgili hükümet tarafından atılan adımlar her zaman tepkilere neden oldu. Çünkü atılan her adımda Atatürk’ün kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde Atatürk’ü yok sayma düşünce içerisinde olduklarından dolayı. MEB’e bağlı okullarda eğitim için uygulamalarının yanı sıra, eğitimin her kademesinde değişik uygulamalara gidildi, sayamayacağımız kadar “Müfredat” değiştirildi. Biliyoruz ki her geçen dönemde bile isteye Atatürk adı kitaplardan çıkartılıyor. Unutturulmaya çalışılıyor.


Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) İlkokul 1. ve 2. Sınıflarda “Gelişim Raporu” adıyla dağıtılan karnelerde Atatürk fotoğrafı ve İstiklal Marşı’nın çıkartılması ülke genelinde büyük tepkilere neden oldu.

Tepkilerin nedeni Milli Eğitim Bakanı’nın Atatürk, ilke ve İnkılapları, Laiklik ve Cumhuriyet karşıtı bir zihniyetin karşı olması. 

Ve her fırsatta Atatürk’ü silmek için girişimde bulunması.

Hepimiz biliyoruz bu ilk yaşanmış bir durum değil…

Türkiye’de eğitim sistemi ile ilgili hükümet tarafından atılan adımlar her zaman tepkilere neden oldu.

Çünkü atılan her adımda Atatürk’ün kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde Atatürk’ü yok sayma düşünce içerisinde olduklarından dolayı.

MEB’e bağlı okullarda eğitim için uygulamalarının yanı sıra, eğitimin her kademesinde değişik uygulamalara gidildi, sayamayacağımız kadar “Müfredat” değiştirildi. 

Biliyoruz ki her geçen dönemde bile isteye Atatürk adı kitaplardan çıkartılıyor. Unutturulmaya çalışılıyor. 

Şimdi yeni bir uygulama “Gelişim Raporu”

Bakan Yusuf Tekin “Not” değerlendirmesinin “Demode” olduğunu söylemiş.

Ya Allah aşkına “Not değerlendirmesi ile gelişim raporu” arasındaki olağan üstü değişikliği söylermisiniz?

Bu uygulama “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline” yakışmadı mı.? 

Not değerlendirilmesiyle bütün nesillerin “ezik” bir tarafları mı var.? 

“Gelişim Raporu” çok mu sosyetik oldu. 

Şanımızı, şöhretimizi mi kurtardı.?

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline” daha mı iyi uyum sağladı?

Nedir bu gösteriş merakınız anlamış değilim. 

Kelime oyunları yaparak eğitimi daha da sıkıntılı bir sürece çeirdiniz zaten.

Şimdi “gelişim raporu” diye, değişiklik yaparak “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline” modernlik mi kazandırdınız yani.

Birkaç yıldır yapılan uygulamalarda ki öğrencilerin durumları ve ailelerin şikayetleri de son dönemlerde artış olmuştu.

MESEM dediniz “Çıraklık Eğitim” yerine çocukları hamal niyetine kullandırdınız ve kaç çocuk bu zorlu şartlarda canından oldu…

ÇEDES dediniz Diyanet İşleri Başkanlığıyla birlikte “öğrencilerin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerimizi benimseyen, koruyan ve geliştiren fertler” olmaları için, imam, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kur’an kursu hocalarıile iş birliği içerisinde eğitim sunmaya başladınız.

Tarikat ve cemaatlerle iş birliği içerinde olmayı her fırsatta değerlendirdiniz sınıflarda maket hac ve mezarlar koyarak, çocukları masaya yatırıp kefenleme gösterisi dahi yaptınız.

Bunları yaparken bu çocukların ruhsal durumları hiç mi hiç dikkate bile almadınız. 

Ama, ne uyuşturucudan, ne cinayetlerden nede akran zorbalığından uzak tutabildiniz.

Hangi uygulamaları getirdiyseniz tam tersi yaşandı çocuklar üzerinde.

Okullar deseniz, durumları ise içler acısı.

Gelecek planı yapamayan Kayıp bir nesil yetiştirdiniz.

Sokaklar çetelerle doldu, okul çevreleri yasaklı madde satış alanları oldu.

Günah diye müzik ve sanattan uzak tuttunuz, tarikat ve cemaatlerdeki istismarlara göz yumdunuz…

Neye tepki vereceğimizi şaşırdık vallahi…

Asgari ücrete mi, emekli maaşına mı, vergilere mi, hayat pahalılığına mı, eğitime mi? hangisine yetişelim, yada kaç parçaya bölünelim aynı anda tepkilerimizi göstermek için.

Çocuklar arasında ki şiddetin artması da cabası.

Caddelerde, sokaklarda eli kalem yerine silah tutan, bıçak taşıyan bir nesil gelişti. 

“Yan baktı” durumundan cinayet işleyen ve cinayete kurban giden çocuklar ellerimizden kayıp gidiyor maalesef…

Karneden Atatürk resmini ve İstiklal Marşımızı çıkartmanız hangi ülkeye bakarsanız bakın öğrenciyi notla değerlendirme yapıldığını görürsünüz.

Bu kelimenin bir tek bizde mi modası geçti (demode) oldu.

Toplumun nerdeyse tamamı tepki gösterince özellikle öğrenmelerimizin duyarsız kalmayıp karne üzerine yapıştırdıkları Atatürk resmi ve İstiklal Marşımızın yayılması üzerine geri adım atarak “Ben Atatürk’ü seviyorum, Atatürk’e çok saygı duyuyorum” demeniz bile şık olmadı…

Bir kere ok yaydan çıkmış, siz geri adım atsanız bile düşünceleriniz geri adım atacak mı.? 

Tarikat ve cemaatlerle iş birliğiniz sona erecek mi?

Müfredatınızda Atatürk İlke ve İnkılaplarıyla ilgili köklü değişiklik yapacak mısınız.? 

Tepkiler üzerine atılan geri adım sadece, geçici bir süre insanları yanıltmak için atılmış adımdır.

Ama şu asla unutulmasın, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu, Baş Öğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde bu ülke çok nesiller yetiştirecektir.

Unutturma planlarınız asla hayata geçmeyecek, yüreğinde Atatürk sevgisi olan herkes Cumhuriyeti yaşayacak ve ilelebet yaşatacaktır. 

BAYRAK TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ONURU VE NAMUSUDUR…

Mardin Nusaybin ilçesinde Kamışlı sınır hattında, yine kirli eller Bayrağımıza çirkin saldırı gerçekleştirdi. 

“Türk’e Türk’ten başka dost olmaz” diye defalarca söyledik hala da söylüyoruz…

Bize bizden başka dost yoookkk…

Açılım süreci dediniz sonucu hepimiz gördük, şimdi isim değiştirerek “Terörsüz Türkiye” sloganıyla yola çıktınız terörist başına “kurucu önder” yaftasından da Kuva-i Milli’ye benzettiniz.

Terör terördür, bunun adı sanı yok, ister SDG olsun, ister YPG olsun…

İki gündür izliyorum televizyon kanallarını herkes kınama peşine düşmüş, “Bayrağa saldırı cezasız kalmayacak!” gibi sözlerle açıklamalarını dile getiriyor. Bu tür saldırıları kaç kez yaşadık biliyorsunuz değil mi.?

Deyim yerindeyse bir söz vardır “yüz verirsen Ali’ye, gelir ………..halıya” biz şimdi tam da bunu yaşıyoruz.

Hah şimdi tam da bunu yaşıyoruz işte…

Öyle lanet okumakla, kirli eller cezasız kalmayacak gibi sade sözlerle bu konu kapatılamaz. 

Ay-Yıldızlı Bayrağımızın gölgesinde,bu ülkenin toprağında yaşayacaksın sonra,o kirli ellerinle şanlı bayrağımızı indireceksin, senin gücün yetmez buna…

Şehit kanıyla sulanmış şanlı bayrağımıza sen nasıl el uzatabilirsin.

Ay-Yıldızlı bayrağımız, ülkemizin istikbali, birliğimizin ve bağımsızlığımızın en güçlü simgesidir. 

Bu topraklar, kanla, canla, büyük fedakârlıklarla kazanılmıştır. Bağımsızlığımızın en güçlü simgesi olan al bayrağımız, bu vatan uğruna şehit kahramanlarımızın kanlarıyla yoğrulmuştur.

Hiç kimse, geçmişimize olan hassasiyetimizi kaşıyıp, sinir uçlarımızla oynayarak, en uç noktamızdan vurmaya kalkmasın, onurumuza, namusumuza, emanetimize kimse el uzatmaya kalkmasın,emin olun “Türk’e Türk’ten başka dost olmaz” çerçevesinde tek yürek olmasını da bilir…

Hiç kimse sabrımızı sınamaya kalkmasın…

Ay-Yıldızlı Bayrağımız, vatan uğruna can verenlerin emanetidir, bu emanet ilelebet taşıyacak ve göklerde dalgalanacaktır.

“Bayrak, bir milletin şerefidir. 

Ne olursa olsun, yere düşmez. 

Düşürmeyiz.” M.Kemal ATATÜRK