NEBAHAT ERDOĞAN


YİNE AYLARDAN KASIM

Sonbaharın en hüzünlü en güzel ayıdır, yaprakların dökülmesiyle birlikte hem doğada hem insanda bir değişim başlar ve bu değişim içimizdeki duygularada yansır. En yoğun yaşanan yaprak dökümüdür kasım tek tek dökülen yapraklar ayrılığın habercisi gibidir sanki… Kasım hüzündür, duyguların yoğunlu gözyaşıdır, kaybedilişler, ayrılıklar yarım kalmaktır belki…


Türk tarihi açısında da Kasım ayında hüzünlerin en yoğunluğunu yaşarız bizim için anlamı oldukça büyük olan 10 Kasım’ın öneminden olsa gerek, o gün Anadolu’nun bağrından bir kahraman koptu gitti ebediyete…

Ayrılıkların en acısı, hüzünlerin en dibe vurmuşluğuydu bu gidiş.

Tarih 10 Kasım 1938 Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK' ün aramızdan ayrılışının 85. Yıl dönümü bu nedenle sonbaharın bize hissettirdiği en hüzünlü ayı Kasım… 

Ne çok şey sığdırdı kısacık hayatına Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; borç içinde yüzen bir devlet, parçalanmış topraklar, tükenmişlik içinde kalmış bir millet, o günlerin zor şartlarında,  işgal altında olan devleti için nice fedakârlıklar yapmış, düşüncelerinde ki fikri hür, vicdanı hür nesiller için, bir ülkeyi yoktan var etmiştir.

57 yıllık yaşam öyküsü nelere tanık oldu, neler yaşadı, ne kazanımlar elde etti kitaplara, ansiklopedilere sığmadı yaptığı devrimler, başarılar, yenilikler ve inkılapları dünya tarihinde de önemli bir yer almıştır.

Kaybettiği tek şey ise sağlığı olmuştur. 

Sayısız başarıları, destanları, zaferleri hepimiz çok iyi biliyoruz, yaşam koşullarının zorlu döneminde, yoksulluk ve yokluğun en uç noktasında aldığı başarıları sıralamak, Atatürk'ü anlatmak bana ayrılan bu nacizene yere sığdıramayacağım elbette. 

Onun için, sadece duygu ve düşüncelerimi ona olan minnet duygularımı dile getirmek, ölümsüzlüğünü, onun izinde yürüyerek gösterdiğimizi belirtmek istedim.

Bizlere Türk milletine en büyük armağanı Türkiye Cumhuriyetini kurmak olmuştur. 

Aldığı kararlarla, yaptığı devrimlerle Türkiye’nin önünü açmakla kalmamış dünya ülkeleri üzerinde de çok etkili olmuştur, saygın bir yer edinmesini sağlamıştır.

Bu hamleler Türkiye Cumhuriyetinin, Türk halkının özgürlüğü, egemenliği ve yıkılmaz temelleriydi öyle sağlam temeller ki, yaptığı anlaşmalar günümüzde dahi dış ülkelere karşı yıkılmaz bir kale gibi karşılarına çıkmakta Sevr Antlaşması, Lozan Antlaşması, Mondros ateşkes antlaşması gibi…

Dünya’ya gelmiş örnek olmuş bir kişi, bir lider, ne kadar övünsek azdır. 

Ne kadar minnet duysak azdır.

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk"ün şahsında, bu vatan uğruna canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi sevgi, saygı ve minnetle anıyor, 29 Ekim’de olduğu gibi yine Anıtkabir veDolma Bahçe Sarayı ziyaretçi akınına uğrayacak, atamızın huzurunda dualar edilecek ve büyük bir lider olma özelliğine bir kez daha dünya şahit olacak.

Bizlerde 10 Kasım günü saat 09.05’ de nerede olursak olalım sirenlerin çaldığı an itibarı ile sonsuz şükranlarımızı, dualarımızı ve saygımızı göstermiş olacağız.

Ruhun şad, mekanının cennet olsun ATAM…MİNNETARIZ…

akıldır.