MUSTAFA CENGİZ


YIL BİTİYOR…

DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ...


Hoppala…

Durduk yere “Bu da nereden çıktı?” diyebilirsiniz.

Ama öyle.

Ömür bitiyor.

Her yaşanan yeni gün bizleri ecele bir adım daha yaklaştırıyor.

Ağustos ayını da ortaladık.

Hayat bazen bayır aşağıya gidiyor.

Adeta kartopunun çığa dönüşmesi gibi…

Ne olduğunu bile anlamakta zorlanıyorsunuz.

Hele hele de yaşanan acılar insanları daha da çok yıpratıyor.

Bazen sizi hayat sevinçlere gark ederken, bazen de hüzünlerle boğabiliyor.

Yıl nerede ise bitmek üzere.

GİT/GEL’LER…

Havalar bir alem bu aralar.

Gündüz 30 dereceyi bulan sıcaklık geceleri bir anda 14/15’lere kadar düşüyor.

Hali ile de bu da insanların duygusal git/gellerini tetikliyor.

Pandemi süreci ile gelinin nokta itibarı ile bir çok il Mavi olmak için çırpınıyor.

Kısa süre sonra temennimiz illerimizin başta Kayseri olmak üzere Masmavi olması gökyüzü gibi.

Tertemiz ve berrak.

Aydınlık ve endişelerden uzak.

Sağlıklı ve de huzurlu yarınlar.

2020’DEN 2021’E…

2021 Yılı da 2020 yılı gibi sıkıntılı geçti/geçiyor.

2020 Yılının Mart ayında başlayan Korona ile ilgili sıkıntı halen devam ediyor.

Sayılar ne kadar inse çıksa da, farklı ortamlara, farklı olaylara karşı verdiği reaksiyon farklılaşıyor.

İnsanımız hayatta kalma mücadelesinde.

Tabiatla yapılan mücadele bir başka boyutu ile sınır boylarında da yaşanıyor.

Şehitlerimiz geliyor ardı ardına.

EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ…

Kayıpların katmerlenişi, yüreklerin burkuluşu, pandemi ile örtüşen ve nerede ise iki yıla yakın bir sürede insanımızın verdiği sınav her geçen gün daha da ağırlaşıyor.                                                                           Son iki yıl içindeki sıkıntılı sürecin bir an önce başta pandemi sürecinin sağlıklı bir ortam ile son bulması ve ardından da başta Orta Doğu’da yaşanan sıkıntıların huzur/refah ortamına dönmesi Türk insanının şu anda her şeyden çok ihtiyaç duyduğu şeylerin başında geliyor.

Evet…2021’de öyle ya da böyle 5 aya kalmadan bitiyor.

Zor bir sınav veriyor, çok zor günlerden geçiyoruz.  

2022 İnşaallah son iki yıldan daha iyi olur…

DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ...

Dr. Naim Babüroğlu;

Atatürk’ün dış politikada prensip olarak verdiği üç direktif:

-Arap dünyasının işlerine karışmayacaksınız,

-Emperyalist ülkelerin ardına takılmayacaksınız,

-Rusları tahrikten kaçınacaksınız.

Bu direktiflerin dışına çıkmanın maliyetinin çok yüksek olduğu ortaya çıktı.

**

Ayşe Aydoğdu diyor ki;

5 adımda AKP'nin felaketler ile mücadelesi :

1) Başımız sağolsun 2) Vatan sağolsun 3) Geçmiş olsun 4) IBAN 5) Çay

"Ben umarım bacımdan, bacım ölür acından" IBAN'a Antepli yorumu.

**

Gazeteci eskisi "ABD'yi göçmenler kurdu" diyor.

Doğru. Avrupa'nın ne kadar azılı suçlusu, canisi, katili, kanun kaçağı varsa oraya koştu.

Yüzyıllardır orada yaşayan milyonlarca yerliyi, Kızılderili'yi katledip soylarını kuruttu.

Burada da istedikleri bu mu yoksa?

**

Uyandırma Servisi;

Biz niye başka ülkelere para hibe ediyoruz?

Biz niye başka ülkelerin IMF borcunu ödüyoruz?

Biz niye her felakette #iban verip vatandaştan para dileniyoruz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Salgının başladığı günden bu yana toplamda 661 milyar liralık kaynağı insanımızın emrine vermiş olduk."

Yani kişi başı:8.000, Aile başına: 32.000 TL

Böyle bir destek aldınız mı, alanı gördünüz mü?

**

Cemil Kılıç," Milyonlarca işgalci daha gelecek.

Her yan işgalcilerle dolacak.

İbn Haldun'un dediği gibi göçerek gelen istilacılar yerleşikleri mutlaka yener ve yurtlarını ele geçirir.

Bu sosyolojik bir yasadır."

**

Sinan Meydan, "Afganistan'ı ele geçiren Taliban kadına cehennemi yaşatmaya başladı.

Kadınlar iş yerlerine ve ofislere, kız öğrenciler Herat Üniversitesi'ne alınmadı.

Laiklik İslam dünyasında her şeydir, sudur, ekmektir, hayattır,  özgürlüktür."

**

Mehmet Emin Elmacı, “ULUSLAŞAMAYAN Suriye-Irak-Afganistan; ULUS-DEVLET boyutuyla çağdaş bir Afgan-Suriyeli-Iraklı kimliği YARATAMADIKLARINDAN bugün bu haldedirler

Uluslaşamadıklarından; VATAN kavramı oluşturamadıkları için DIŞARDAN GELECEK saldırılara da açık olurlar.

ANTİEMPERYALİZMİ bilemezler.”

**

NKemal TÜRK, "CEM EVLERİNE NEDEN DÜŞMANLAR!

ÇÜNKÜ; Kapısında TÜRK BAYRAĞI,

İçerisinde; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ün resminin asılı olduğu,

KADIN ve ERKEĞİN eşit şartlarda ARAP USULÜ örtünmeden birlikte

İBADET edebildiği yegane  İBADETHANEDİR..!"