KADİR DAYIOĞLU


YIKILAN CAMİLER

Evet. Kesme taş yapı, Çukur Camii’i neden yıktınız? Neresini beğenmediniz? Zaten, çok kötü imarın olduğu, binaların bir birine girdiği, bazı parsellerin tapularının bile verilemediği, park sorunun had safhada olduğu bu adaya inşallah devasa bir cami yaparlar, zemin ve bodurum katları da AVM yapmayı unutmazlar.


AKP ve “bizim ecmain”, “iki ayyaş” dönemini yıkılan ve ahıra çevrilen camilerle anarlar sık sık. Ama örnek verin dediklerinde, bir-iki örneği zor verirler. “Algı oluşturmada” ve “algı yönetmede” usta olduklarından; “camileri” propaganda üssü (Ali Erbaş diye de okuyabilirsiniz) ya da “arka bahçe” olarak iyi kullandıklarından başarılı da olmaz değiller.

***

Düşünebiliyor musunuz, harp zamanı, asker bir yerden diğer yere sevk ediliyor. Yol yok, bel yok. Nakliye aracı da at, katır, asker yaya vs… Geçtikleri yerlerde de askeri garnizon yok. Bunların, her durakta kalacağı bir yer lazım. Öyle ya; asker ve “at, katır” nerede kalacak? Yiyecekleri, içecekleri nerede depo edilecek?

***

Medreseler yıkık ve virane, ha kezâ camiler/mescitler de öyle… Doğru dürüst bir vilayet, bir belediye binasının olmadığı, evlerin ve dükkânların kahır ekseriyetinin tek katlı/toprak damlı olduğu bir yerde nerede ikamet edecekler?

Bu şartlar altında, en muhkem yerler, ayakta kalabilen camiler/mescitler. Avlusunda hayvanların, içinde askerlerin kalmasından doğal ne olabilir ki?

***

Ehl-i insaf, ehl-i izan sahipleri, 1900’lerin başında, İstanbul da dahil, “erken Cumhuriyet” döneminde çekilen Anadolu fotoğraflarına bir baksın.  Kuldan utanmayan, Allah’tan korkmayanlara bir hatırlatma yapacağım; Osmanlı’nın payitahtı, bir “köyden” farksız, fotoğraflarda.

***

Bunlar, o dönemlerin “anılarından” dahi habersiz. Öyle ya, bunlarda “biat” esas olduğundan, araştırmak için hiç zahmete katlanmazlar, başkaların aklına sığınılar; onlar için “o dediyse doğrudur!”

Ya hû, hiç olmasa, 1900’lerin başında, 1912’de İstanbul Belediye Başkanlığı yapan Dr. Cemil Topuzlu Paşa’nın “anılarını” okusunlar. Öykündükleri payitahtın halini bir görsünler. Koskoca payitaht pislik içinde harap ve bitap bir durumda.

***

İstanbul böyle olunca, siz, Osmanlı’nın en fakir ve en geri kalmış bölgesi Anadolu’yu bir düşünün. İşte “Cumhuriyet’e kol kanat gerenler” böyle bir fiziki miras devraldı.

***

Tabii, “iki ayyaş” döneminde, yıkılan ve ahıra çevrilen cami/mescit ile ilgili birkaç örnek verin dendiğinde, on tane sayamazlar ama rol model aldıkları Menderes döneminde, İstanbul’un imarı için sur içinde yıkılan cami, mescit, tekke, zaviye örnekleri mebzul miktarda olduğunu unuturlar. Yanılmıyorsam merhum Menderes, bu konu için de yargılanmıştı Yassıada’da…

***

Menderes döneminde, sırf 54 adet, yıkılan camiden söz ediliyor. Nitekim, bir tarihte, 2013’ler de Tayyip Bey dememiş miydi?; Yol medeniyettir. Ama medeni olmayanlar yolun kıymetini anlamazlar. Önünde cami bile olsa, yol oradan geçecekse o camiyi yıkar, o camiyi gider başka yerde inşa ederiz!”

***

İşin garibi, bu sözleri söyleyen Sayın Erdoğan, “iki ayyaş” döneminde yıkılan ve ahıra çevrilen camiler üzerinden, o dönemi acımasızca eleştirenlerin başında gelir.

***

Bu konu nereden açıldı? Yoksulluğun, yolsuzluğun, yasakların yani AKP’nin yok etmek sözü verdiği “3Y”nin hüküm sürdüğü şu günlerde, nereden çıktı, diyeceksiniz. Haklısınız…

***

Pandemili günlerde dışarı pek çıkamadığımdan, her gün önünden geçtiğim, Ahi Evran Caddesi’nde (Murat Balıkçılık karşısı) “Çukur Camii”nin yıkıldığını görmemiştim. Geçenlerde tesadüfen gördüm. Üzüldüm. Neden ve niçin yıkıldığını bilmiyorum.

***

Şayet cami/mescit yıkmak suçsa, AK Parti döneminde, merkez de dört adetinin yıkıldığına tanık olduk. Eski Terminal, Fatih, Kalem kırdı ve Çukur camileri. Nasıl izah edecekler bilemem ama şunu diyeceklerinden eminim: Eski yıkanlar “iki ayyaş”tı, niyetleri kötü ve din düşmanıydılar. Şimdikiler “mübarek adamlar” ne yaparlarsa doğru ve haklıdır. Öyle ya, İsmet Paşa’nın “asker kaçağı” olduğuna; Berat Albayrak’ın söylediği gibi, “aya dört şeritli otoyol yapacağız” deseler inananların bulunduğu bir ortamda, nelere inanılmaz ki?

***

Evet. Kesme taş yapı, Çukur Camii’i neden yıktınız? Neresini beğenmediniz? Zaten, çok kötü imarın olduğu, binaların bir birine girdiği, bazı parsellerin tapularının bile verilemediği, park sorunun had safhada olduğu bu adaya inşallah devasa bir cami yaparlar, zemin ve bodurum katları da AVM yapmayı unutmazlar.