NEBAHAT ERDOĞAN


"YASAK"

Ülkemizde yaşanan 7,7 ve 7,6’lık merkez üssü Kahramanmaraş ve Elbistan olmak üzere 10 ilimizi sarsan felaket dünya ülkelerinin “kıyamet” adını koyduğu depremle yıkıldı…


Ülkemizde yaşanan 7,7 ve 7,6’lık merkez üssü Kahramanmaraş ve Elbistan olmak üzere 10 ilimizi sarsan felaket dünya ülkelerinin “kıyamet” adını koyduğu depremle yıkıldı…

Hergün katlanarak yükselen ölü ve yaralı sayısının ne kadar olacağı bilemiyorken kayıp vatandaş sayısı da henüz belli değil…

Ya o çocuklar minicik bedenleriyle beton yığınının altından çıkarılırken yürekleri dağladı adeta…

Acılar katlanmış katmer, katmer olmuştu,

İnsanlar parçalanmış, dağılmış, hayatta kalanlar dört bir yana savrulmuş, nasıl toparlanacaklarını dahi düşünemez duruma gelmişken;Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun fetva sitesinde depremin ardından 'deprem' özel bölümü açıldı. Sitede, depremde ailesini kaybeden çocuklara ilişkin soru üzerine;

"Evlat edinenle evlatlık arasında evlenme engeli olmadığı" yönünde bir fetva yayınlandı. Fetva, kamuoyundaki büyük tepkinin ardından siteden kaldırıldı.

Allah’ım nasıl bir sınavdan geçiyoruz biz… Akıl tutulması yaşıyoruz sanki…

Bu acının içinde verdikleri fetvaya bakın, tek derdimiz bumuydu acaba?

Sosyal medyada patlayan tepkiler üzerine siteden kaldırıldı elbette

Kaldırıldı kaldırılmasına da,

fetvayı kaldırmanız,

bu çirkin düşüncenizindeğiştiği anlamına geldi tabiî ki “hayır”

yada!  “aman Allah’ım biz ne yaptık böyle” diye kendinizi mi sorguladığınız “hiç zannetmiyorum”

vicdan duygusu mu yaptınız, yoksa, buna hayır tabii…

 Eğer biraz vicdan yapıp, sorgulamış olsaydınız aklınızın ucundan dahi geçirmezdiniz…

Diyanetin birçok yanlışına ve saçma sapan fetvalarına çok şahit olduk;

Bir dönem Diyanet Vakfı yayınlarında ‘evlilikte alt sınırın kızlarda 9, erkeklerde 12’ olarak belirtildiği ortaya çıkmıştı” açıklaması yapan Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Diyanetteki sorumlular hakkında yasal işlem yapılmasını istemişti…

Bir diğeri ise;

"Babanın kızını kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duyması, bu tür bir haramlık oluşturmaz" ifadeleriyle kanımız dondurmuştu…

Ne hikmetse bu yanlış fetvalarından bir türlü vazgeçmiyor, son fetvası da gündeme bomba gibi düşen“evlatlık” fetvası oldu…

Ve bu iş zıvanadan çıktı artık…

Nedense diyanet bir türlü elini eteğini çekmedi çocuklar üzerinde;

-Daha kaç çocuğumuzun canı yanacak,

-Daha kaç çocuğumuz istimrar edilecek,

-Daha kaç çocuğumuzun geleceği karartılacak, 

-Dokunmayın çocuklara, 

-Rahat bırakın çocukları,sizin yanlışlarınız karşısında yok “Bir kereden bir şey olmaz, yok küçüğün de rızası vardı, gibi saçmalıklarınızdan… Ve hala onlarca can kaybı yaşanmış bir felaketin ardından;her konuda “uyduruk hadisler” üzerinden kendilerine pay biçmelerine ve son gelen bu fetvaya pes dedik… Bu uydurma ve yalan yanlış bilgilerle insanların aklını bulandırmaktan başka bir şey değil ve kendileri hakkında güvensizlik yaratarak neyin doğru neyin yanlış olduğunu seçemez duruma geldi insanlar…

Çekin çocuklarımızın üzerinden ellerinizi, çekin…

Adı üstünde “evlat” ya “evlattt” insan komşusunun evladına bile yan gözle bakmaya kıyamazken kendinizin yetiştireceği “evlatlık” diyeceğiniz evlada nasıl kıyacaksınız, kendi evladınızın yerine koymuş olacaksınız onu, nasıl evlenmeyi düşünerek bu soru sorulabilir ki; aklım almıyor doğrusu… Böyle bir sorunun sorulmasına dahi izin vermemeniz gerekirken, birde marifetmiş gibi fetva verip yayınlıyorsunuz…

Çok değil daha Geçtiğimiz aylarda çocuk gelin skandal haberi ile ülkemiz çalkalanmış, aile ve sosyal politikalar bakanlığının konuyu iki yıl önceden bilmesi de ayrı bir skandala imza atmıştı, yoğun tepkiler ve yasaları, kanunları gözlerine soka soka hatırlatarak evlenen kişi ve ailesi hakkında yasal işlemler başlamış tutuklanmışlardı… Gerçi yasaları takan kim ki…

Şimdi burada;

Aile ve sosyal politikalar bakanlığına hiç olmadığı kadar çok iş, sorumluluk düşüyor. Umarım başka bir skandala imza atmadan Bu konunun sıkı takipçisi olup, koruma altına alır çocukları…

Bu memleket enkazda ailesini kaybeden çocuklara sahip çıkamayacak kadar aciz değil, kesinlikle evlatlık verilmemeli “itibar olarak gösterdiğiniz birçok şaşalı gösterişli binalarınızdan ve arabalarınızdan fedakârlık edip seferberlik çerçevesinde korunmalı bu çocuklar”…

Ben yine Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bir sözüyle geleceğimizin özeti ve tek kurtuluş yolu olarak karşımıza çıkmaktadır:

"Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı, Onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır."

"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz."

Ve son olarak Türkiye Barolar Birliğinin açıklaması;

"YASAK"

Türkiye Barolar Birliği (TBB), “Türk Medeni Kanunu’nun 129. maddesi uyarınca evlat edinen ile evlatlık ve onun çocukları arasında evlenme yasaktır” NOKTA…