KADİR DAYIOĞLU


YAMULA BARAJI (2)

Şimdi, 1970’lere gidiyorum… 1970’lerin ikinci yarısında hükümetle KCETAŞ arasında uyuşmazlığa konu “İmtiyaz Süresi” ise “İmtiyaz Sözleşmenin” üçüncü maddesinde verilmiş.


Şimdi, 1970’lere gidiyorum… 1970’lerin ikinci yarısında hükümetle KCETAŞ arasında uyuşmazlığa konu “İmtiyaz Süresi” ise “İmtiyaz Sözleşmenin” üçüncü maddesinde verilmiş. Bu madde; “İmtiyaz müddeti, mukavelename ve merbutu şartnâmelerin (eki şartnâmelerin), Hükümet-i Cumhuriyenin tasdikine iktiran (ulaştığı, yaklaştığı) eylediği tarihten itibaren elli senedir”, diyor; İmtiyaz müddetinin sona ermesi üzerine neler yapılacağı ise yirmi dördüncü maddede belirtiliyor.

***

Üçüncü maddede geçen “iktiran” sözcüğünün yorumu ve “Hükümet-i Cumhuriyeye iktiran eylediği” tarihin bilinememesi!, 1970’li yıllarda uyuşmazlık konusu oldu ve bu belirsizlik; “İmtiyaz müddeti 1976 yılında” doldu gerekçesiyle Elektrik Şirketini devralmak isteyen TEK tarafından Enerji Bakanlığı’nın ve dolayısıyla dönemin Enerji Bakanı Deniz Baykal’ın önüne geldi. Uzun yazışmalar ve devralma girişimleri oldu. 

***

Sonuçta konu, “İşbu mukavelenâme ve merbutu (eki) şartnâme ahkâmının tatbik ve tefsirinden dolayı hükûmetle eshâb-ı imtiyaz beyninde (arasında) zuhur edecek ihtilâfat Şuray-ı Devlet’te (Danıştay) veya ânın makamına kaim olacak (onun yerine geçecek) devâirde (dairelerde) hal ve fasl edilecek (kesin olarak bitirilecek)… “ hükmünü içeren İmtiyaz Sözleşmesinin yirmi yedinci maddesi gereği Danıştay’a intikal etti.

***

 Devir işleminin gecikmesinde ya da siyasal iradece askıya alınmasında, dönemin Belediye Başkanı Niyazi Bahçecioğlu’nun çok büyük etkisi olduğu muhakkak. Niyazi Bey olmasaydı o gün (1976) el koymuşlardı Şirket’e. Bahçecioğlu’nun Baykal ile bu konudaki mücadelesi ayrı bir konu. Dönemin Valisi de “iki arada bir derede” kalmıştı.

***

O dönemin yerel TEK yöneticileri devralacağız; çok sanayici, “daha ucuz enerjiye” kavuşacağız diyerek, devri destekliyordu. O yıllar, adeta Şirket için bir “fetret devriydi”, eli kolu bağlanmış, yatırım yapamaz olmuştu. O hengamede, Niyazi Beyin basireti, Genel Müdür Yaşar Koçoğluve Muhasebe Müdürü merhum Zeki Özbakkal’ın, dağıtım şebekesinin yenilenmesi konusunda ki gayretleri ve gerçekleştirmeleri taktirlerin ötesinde. Ben de o zaman Şirkette Teknik Müdür idim.

***

Danıştay’da dava devam ederken 12 Eylül darbesi yapıldı. Bir müddet sonra, “Belediyelere ait Elektrik Tesislerinin TEK Tarafından İşletilmesini” öngören 2705 sayılı yasanın yürürlüğe girmesiyle; dönemin Vali ve Belediye Başkanı Fevzi Yetkiner ve Sıkıyönetim Komutanı General Remzi Güven’in destekleriyle -ki, bu konuda komutanlığın devir yazısı var-daha önce belirttim, daha ucuz “!” elektrik alabileceğini zanneden bazı iş adamlarının da gayretleriyle, dava henüz Danıştay aşamasındayken, Elektrik Şirketi’nin “İmtiyaz Hakkı”, 01.11.1982 tarihinde, “varlıkları bilahare tespit edilmek şartıyla”, TEK’e geçti. 

***

Öyle ki; bir kısmını şirketin kullandığı belediye binasına (şimdi yıkılan, Taşçıoğlu Hafız Okulu tarafındaki bina) bile el koydular; “Şirket kullanıyor!”, gerekçesiyle. Personel sayısı da şirketin işleri yürütebilecek bir seviyeye düştü. Geri kalanın tamamı TEK’in elemanı oldu. Belediyeye ait kısım için belediye hiç müdahil olmadı. Belediyenin mülkü TEK’e devroldu. Zaten, belediye de şimdiki yerine taşınmıştı.

***

Ama doğal olarak Şirket’in yasal statüsü devam etti. Bu esnada şirket genel müdürlüğünü Yaşar Koçoğlu, muhasebe müdürlüğünü de Zeki Özbakkal yürütmekteydi. Yönetim kurulunda da Ben, merhum Baki Köse, İsmail Hakkı Serin vardı. Hukuk işlerini de merhum Faris Doğanyiğit yürütüyordu. Köse ve Doğanyiğit, CHP’li olmaları nedeniyle, hem CHP’li belediye ile köprü oldular, hem de devir süresinde

***

Şirket’in haklarının korunması konusunda çok yararlı oldular. Avukat merhum Cavit Uluğ da Nuri Cıngıllıoğlu’nu temsilen devir sürecine katıldı.

İmtiyaz elinden gitmişti, Şirket’in ama hukuki statüsü devam ediyordu. Arayış içerisindeydi. Ampul fabrikası kurmayı düşünülmüştü, önce bu amaçla da yanılmıyorsam 200 dönümlük bir arazi almışları, Kayseri OSB’den. Olmadı. Şimdi o arsayı Şirket depo olarak kullanıyor. 

***

Ya Şirket’i fesh edecekler ya da yeni bir iştigal konusu bulacaklardı. O nedenle Yaşar abi, Ankara’yi bağ evi yolu yaptı. Bu gidiş ve gelişlerde merhum Mehmet Tahtasakal da eşlik ediyor. ERBOSAN’ın Ankara’da ki misafirhanesinde kalıyorlardı. (Devam edecek)

***