Antalyaspor maçı ile iki seçeneğimiz var.
Ya tarih yazacağız,
Ya da tarih olacağız!
Kayserispor, zor zamanların takımıdır.
Sıkıntılı süreçlerin başarılarla taçlandığı, birlik ve beraberliğin son turda büyük başarılarla final yaptığı, karanlık günlerin aydınlığa dönüştüğü çok sayıda başarısı var bu takımın.
Kayseri hazır.
Kayserili hazır.
Kayserispor hazır.
Şartlar ne kadar kötü olursa olsun.
Sorunlar ne kadar büyük olursa olsun.
Fark etmez…
Pazar günü de öyle olacak inşallah
Ya yeneceğiz…
Ya yeneceğiz…
BU MAÇI ALACAĞIZ
BAŞKA YOLU YOK!
Evet…
O gün, bugün.
Klasik bir tabir ama yapılması gereken de bu.
“Bu maçı alacağız, başka yolu yok!”
Kayserispor’da her şey, Antalya maçına endeksli.
Epey uzun bir süre geçti.
Takım galibiyeti özledi.
Şehir beklentilerin altında kalan tablo nedeni ile hem kırgın, hem de üzgün.
Geç kaldık.
Ama hiçbir şey bitmedi.
Son fırsatları iyi kullanmamız gerekiyor.
Zararın neresinden dönersek kardır.
O nedenle şimdi birlik zamanı.
BÜTÜN YOLLAR 3 PUAN
VE GALİBİYETE ÇIKIYOR
Geldiğimiz nokta hepinizin malumu.
Kritik bir viraj.
Kaybettiğiniz anda takımın uçurumdan yuvarlanması ve de “Merhaba 1. Lig” demeye az kalıyor.
Matematiksel olarak belki şansımız devam ediyor ama inanç olarak sanırım çok ciddi bir dokunuş olmaz ise bu iş mucizelere kalıyor.
O nedenle klasik bir deyimle yine “Her yol Roma’ya, pardon galibiyete ve 3 puanı çıkıyor!”
Bu nedenle sanırım herkes artık bu işin şakasının olmadığının ya bilincinde ya da farkına varalı çok oldu ama yapacak bir şey olmadığı için sessiz kalınıyordu.
Bu saatten sonra sessiz kalmanız bir anlamda cinayete tanıklık etmeniz manası taşıyor.
Size kalmış…
HER GÜN YENİ BİR İSİM…
İş uzadı mı genelde kokar.
Çağdaş Atan ve Thomas Reis kibarca tekliflerimizi geri çevirdi.
Ya da yönetim işi bilerek isteyerek uzatıyor.
Sarı kırmızılı takımda teknik direktörlük konusunda daha önce Beşiktaş’ta görev yapan Valerien İsmail ismi son dakikada kulislere girdi.
Hikmet Karaman’a halen cepte gözü ile bakanlar da var.
Ama bu saatten sonra o da bu şartlarda gelir mi, yeniden bir Kahramanlık hikayesi yazabilir mi?
Bunu sanırım Antalya maçı sonrasında genel kurul ile birlikte göreceğiz, ömrümüz vefa ederse.
ÇOK GEÇ KALIYORUZ…
Bu tür durumlarda geç kalmamak lazım.
Kocaelispor mağlubiyetinin ardından satır vurulmalı ve iş bitmeli idi.
Eğer Markus Gisdol ile olmadı ise…
Radomir Dalovic’le olmayacağı çoktan belli idi.
Söyledik.
Yazdık.
Ama herkes kendi ekibini korumanın, kollamanın, adam yetiştirmenin, piyasadan bir şeyler kapmanın derdinde.
Halen takımın sportif menajerinden, teknik direktör üretmeye çaba sarf ediyorlar.
Rol çalıyorlar.
Şehrin parasını, zamanını, statüsünü yerle bir ediyorlar.
Hep kendi bildiklerinin en doğru olduğunda inat ve ısrarla dikte ediyorlar sarı kırmızılı camiaya.
Hatalarından ders almıyorlar.
Hep ders vermenin derdindeler.
“Bin biliyorsan da, bir bilene danış” geleneğinden ders almamışlar.
Yanlışı, yanlış ile telafi etmekte pek mahirler.
UCUZ ETİN YAHNİSİ…
Bu transferlerin hiçbirisi teknik adam transferi değil…
Sezon başındaki liste hem Gisdol’e, hem de Djalovic’e resmen dikte edildi.
“Çalışırsan bunları alacağız” denildi.
Sonuç ortada.
20 transferin çoğu verimsiz ve tek kelime ile de bomba.
Tahta iki kez açıldı.
Büyük iş başarıldı.
Peki ya sonrası?!...
“Paramız yok” denildi.
Bonservisi elinde olan isimlere kapı açıldı.
Ancak tercihlerin çoğunda hata yapıldı.
BU KRİZ NASIL AŞILACAK?
Göztepe maçındaki tavırları nedeni ile maça teknik direktör olarak çıkan Muhammet Türkmen, PFDK’ya sevk edildi.
Ceza alması durumunda Antalyaspor maçında takımın başında olamayacak büyük ihtimalle.
Türkiye futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği’nce 17.02.2026 tarihinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na yapılan sevk raporları açıklandı.
Buna göre Zecorner Kayserispor Kulübü antrenörü Muhammed Türkmen’in 15.02.2026 tarihinde oynanan Göztepe A.Ş.-Zecorner Kayserispor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasındaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1-e maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.
Ceza alması durumunda takım teknik direktörsüz kalmış olacak.
Kriz üstüne kriz…
Peki bu kriz üstüne kriz nasıl aşılacak?
Radomir Djalovic’i gönderemediniz, Muhammet Türkmen’de ceza alırsa, yeni teknik direktör de gelmedi…
Elinizi yüzünüze alıp, Radomir Djalovic’e zorunlu ricacı mı olacaksınız?
Yardımcı hocalarla mı yola devam.
Alper Kelkit modeli mi yine devreye girecek?
Kayserispor’da işler yolunda gitmediği gibi bu takımın B, C, D planlarının da olmadığı her halinde belli oldu.
Gönderdiğiniz adamlara hep muhtaç oluyorsunuz…
GELİNEN NOKTA MI?!...
Ha eğer ki yukarıda yazdık.
Siz Sportif Direktörünüzü, Teknik direktör olarak kullanmak adına uzun vadeli başka planlar yaptığınız için iki önemli teknik adam gitti.
Bu takım 16 puanla ve Ateş Hattı’nda cayır cayır yanıyor.
Söylemeye dilimiz, yazmaya elimiz varmıyor ama bu saatten sonraki kayıpları kimse telafi edemez.
Siyasetle spor iç içe.
Bunun son dönemlerde epey hortladığını, bir çok takımın ekmeğini epey yediği de ortada.
Ancak sanırım deniz bitti…
Sanırım hiç kimse Kayserispor’u düşürenler olarak tarihe geçmeyi de arzu etmez.
