SON ANDA NE OLDU
SORUSU AKLA GELDİ?
Yaklaşık dört yıldır Kayseri’de görev yapan Vali Şehmus Günaydın’ın valiler kararnamesiyle merkeze Mülkiye Başmüfettişi olarak alınması, “Son an da ne oldu ki Vali Bey merkeze alındı? Oysa Vali Bey’in daha büyük bir şehre vali olarak atanması bekleniyordu!”sorusunu akla getirdi. Şimdi hemen herkes bu sorunun cevabını arıyor.
AK PARTİ İL BAŞKANI
ÇOPUROĞLU BAKAN
SOYLU’YA NE DEDİ?
Kararname yayımlanmadan bir gün önce İl Başkanları toplantısına katılmak üzere Ankara’ya giden AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu yaklaşık 20 dakika İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Kayseri’nin sorunlarını konuştu. Görüşme sırasında bir gün sonra yayımlanacak valiler kararnamesi ile ilgili olarak Vali Şehmus Günaydın’ın durumunun da konuşulduğu öne sürülüyor.
Vali Şehmuz Günaydın’ın son anda ne oldu da merkeze alındığına ilişkin sorunun cevabı tam olarak bulunamadı…
Öyle ya, yaklaşık dört yıldır Kayseri’de görev yapan Şehmus Günaydın’ın çıkacak yaz kararnamesi ile birlikte Kayseri standardının dışında İzmir gibi Aydın gibi Ege’de bir İl’e Vali olarak atanması bekleniyordu…
Allah var kendisinin de beklentisi o yöndeydi!
Ama 12 Mayıs Perşembe gecesi Valiler Kararnamesi yayımlanınca hem kendisi hem de bizler şok olduk!
Yoksa Vali Şehmus Günaydın’ın özellikle yaz kararnamesinde tayininin çıkacağı kesin gibi görülüyordu… Daha önce de birkaç kez, “Bu sefer gidiyor!” dendi fakat her defasında kalmıştı…
Ama bu sefer tayininin çıkması kesin görülüyordu… Üstelik kendisi de artık o beklenti içine girmişti…
Girmişti girmesine ancak evdeki hesap çarşıya uymadı…
Yani beklendiği gibi çıkmadı…
Hatta gece yarısı ona merkeze alındığı haberini verince kendisi de şok oldu, “Allah! Allah! Nasıl olur?” demeden edemedi…
Gerçekten hem kendilerine de hem de Kayseri kamuoyunda böyle bir beklenti oluşmuşken son an da ne oldu da Şehmus Günaydın merkeze alındı?
Son anda birisi bir çomak mı soktu?
Son anda birisi bir “taş mı” koydu?
Geçen uzun uzadıya yazmıştım;
Tamam, dönemin Emniyet Müdürü İbrahim Kulular ile bir çekişmeye girdi!
Tamam, dönemin SGK İl Müdürü Hacı Ali Hasgül ile bir çekişmeye girdi!
Tamam, Eğitim Bir-Sen Kayseri Şube Başkanı Aydın Kalkan ile bir tartışmaya girdi!
Tamam, eski İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci ile bir çekişmeye girmişti!
Ama hiçbiri Vali Şehmus Günaydın’ı merkeze aldıracak kadar siyaseten etkili olması mümkün değildi!
Vali Şehmus Günaydın ile sorunu olanlar içinde saydıklarımın biri hariç (Aydın Kalkan!) bürokrat! Siyaseten çok etkili olamayabilirler…
Bu işin içinde bir siyasi hamle olmalıydı…
Peki o halde bir de Vali Şehmus Günaydın’ın siyasetçilerle olan ilişkilerini de sorgulamak lazım…
Siyasetçilerle ilişkilerinin pek iyi olduğunu sanmıyorum…
Siyasetçiler dediysem muhalefet parti milletvekili ve İl Başkanlarını kastetmiyorum…
Mesela Özhaseki ile ilişkilerine bakalım…
Pek iyi olduğu söylenemez!
Mesela Elitaş ile ilişkilerine bakalım…
Pek iyi olduğu söylenemez!
Taner Yıldız ile İsmail Tamer cephesinden bir sorunlarının olduğunu sanmıyorum… Hülya Nergis de zaten arada bir gelip gidiyor…
İktidar partisinin siyasi cephesi böyle…
MHP Milletvekilleri İsmail Özdemir ve Baki Ersoy boyutunda da çok ciddi sıkıntı olduğunu sanmıyorum… Emniyet Müdürü Kulular meselesinde Baki Ersoy ile araları bir hayli gerilmişti… Sonra ilerleyen günlerde düzeldi…
Belediye Başkanları meselesine gelince o cephe biraz karışık…
Ama şunu peşinen söylemek gerekir ki Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile araları bir hayli iyi…
Aynı durum Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar ve Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın için geçerli denebilir mi?
Şüpheli!
Özellikle Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu boyutunda sıkıntılı…
Hangi konu da dersiniz?
Balıkçıların arkasında kalan Dedeman Ortaokulu’nun tahliye edilmesi ve oranın topyekün otoparka dönüştürülmesi hususunda…
Melikgazi yaklaşık 1,5 yıl önce o bölgenin otoparka dönüştürülmesi için aldığı kararı Valilik makamına göndermiş olmasına rağmen o karar 1,5 yıldır Vali Şehmus Günaydın’ın sumeninin altında bekliyor…
Üstelik durum dönemin Milli Eğitim Bakanına iletilmiş ve bakan tarafından da kabul görmüş olmasına rağmen…
Yani Sayın Palancıoğlu ile böyle bir sıkıntı yaşıyor…
Talas boyutunda ise Grup Yorumun gitaristinin Talas’ta defni konusunda yaşanan sıkıntı vardı…
Şehmus Günaydın bu İl’in mülkü idari amiri olarak insiyatif kullanmadı…Yani devlet otoritesi olarak ağırlığını “net bir şekilde” ortaya koymadı… Bu ve sonrası gelişmeler de bir hayli “ülkücü kesime” yakın bir tutum sergileme arayışına yöneldi… Aslında öyle bir siyasi görüşe mensup olduğundan falan da değil!
Geçenler de yazmıştım, mesela silah ruhsatları konusunda da bariz bir şekilde o kesime ruhsat verilmesi için onay verdi… Hatta o günler de kendisinin bile, “Yahu hayrola ne oluyor böyle silahlanma yarışına mı girdiniz?” diye isyan ettiği söyleniyordu…
Tabii bu sözün ne denli doğru olup olmadığını bilmiyoruz ancak o günler de ülkücü kesim arasında yaygın olarak konuşuluyordu… Zaten ondan sonra da bir sınırlama gelmişti…
Neyse sonuç da Cumhur İttifakı’nın AK Parti ve MHP cephesinde yaşananlar böyleydi…
Peki, İl Başkanları düzeyinde durum nasıldı dersiniz?
Vali Şehmus Günaydın’ın AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu ile bireysel anlamda ciddi bir sıkıntısının olduğunu sanmıyorum… Ancak bürokratlarla yaşadığı sıkıntıdan dolayı AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu’na da yansıyan şikayet bir hayli fazlaydı…
Hem bürokratlar düzeyinde hem de yukarı da Melikgazi örneğinde verdiğim gibi belediye başkanları düzeyinde…
Vali Şehmus Günaydın’ın milletvekillerinde olduğu gibi en rahat olduğu cephe MHP İl Başkanları ve Belediye Başkanları…
Dedim ya kendisi o siyasi görüşe yatkın olmamasına rağmen…
En yakın olduğu isimlerin başında da bizim nam-ı diğer albay!
Yani Gazeteci meslektaşımız Rıfat Açıkgöz ve oğlu Kürşat Açıkgöz…
Dostlukları artık aile boyuna dönüşmüştü…
Öyle ki Şehmus Günaydın’ın merkeze alınmasından en büyük üzüntü duyan bizim Albay oldu! Oturdu şiirler yazdı! Veda ziyaretine gelen Vali Şehmus Günaydın’a Kuran’ı Kerim ve Türk Bayrağı hediye etti, sarıldılar, kucaklaştılar…
Albay’ın gönderdiği videoyu izledim, hem bizim Albay hem de Vali Şehmus Günaydın bir hayli duygusal anlar yaşamış ve ağlamaklı hale gelmişler… Bire bir ilişkiler açısından son derece önemli, takdir ederim! Ama dostlukları Gazeteci-Vali ilişki sınırını bir hayli aşmış! Dostluk ilişkiniz bu seviyeye gelirse gazetecilik yapmanız bir hayli zor olur! Hizmetten kaynaklanan eksiklikleri, yanlışları olursa yüzünüz tutup da eleştirmenin mümkün olmaz! Yoksa dostluk ilişkiniz olabilir tabii! Buna hiç kimsenin söz söylemeye hakkı yok!
Neyse o poz bizim Albay ile Sayın Vali’yi ilgilendiren “şahsi” boyut!
Gelelim biz yine son anda ne olup bittiğine ilişkin sorunun cevabını aramaya…
AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu, genişletilmiş İl Başkanları toplantısına katılmak üzere Ankara’ya gitmiş!
Çarşamba günü AK Parti Genel Merkezi’nde yapılacak toplantı öncesi yani saat 13.30 ile 14.00 arasında Sayın Çopuroğlu yaklaşık 20 dakika yarım saat gibi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmüş…
Sayın Soylu’ya Kayseri’nin sorunları ile ilgili yaşanan sıkıntıları anlatmış…
İçişleri Bakanı’na Kayseri’nin hangi sorunları aktarılır?
Sayın Çopuroğlu, İçişleri Bakanı Soylu’ya, “Şu bizim Yüksek Hızlı Tren ihalesi ne oldu Sayın bakanım?” diye soracak değil herhalde?
Güncel oluşu nedeniyle “muhtemelen” Vali Şehmus Günaydın’ın durumu konuşulmuştur…
Çünkü Şaban Çopuroğlu Çarşamba günü İçişleri Bakanı Soylu ile görüştü Perşembe gece yarısı kararname yayımlandı…
Sayın Çopuroğlu’nu cep telefonundan aradım:
“Sayın Valimizi sen merkeze aldırmışsın diyorlar doğru mu?” diye takıldım. Güldü ve sonra, “Onlar bizim boyumuzu aşan işler!” diye işi espriye döktü. Ben peşini bırakmaya niyetli değildim:
“Sayın Başkan Allah aşkına, Sayın Soylu ile yüz yüze görüşmeniz de Kayseri Valisi Şehmus Günaydın’ın durumu gündeme gelmedi mi?”
Bu sefer Sayın Çopuroğlu, “Geldi tabi gelmez olur mu?” dedi.
Tam da bu noktaya getirince:
“Peki siz ne dediniz, olumlu mu yoksa olumsuz görüş mü bildirdiniz?” diye sordum. Bir hayli bocaladı.
Sonra, “O kadarı da bende kalsın!” dedi ve ben bu söz üzerine biraz daha ısrar edince, “Bunca sene memlekete hizmet etmiş Sayın Valimiz için niye olumsuz beyanda bulunayım!” diye esprili bir söz sarfetti…
Yani her şey bir yana… Demek ki, kararname yayımlanmadan bir gün önce AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmüş… Artık Sayın Çopuroğlu’nun Sayın Soylu’ya ne söylediğini bilmemiz mümkün değil! Ama şunu gayet net olarak diyebiliriz:
Demek ki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yaptıkları o bir gün önceki görüşmede Vali Şehmus Günaydın’ın durumu gündeme gelmiş… Merak ettiğimiz lehte mi yoksa aleyhte mi beyan da bulunduğu! İşte tam da bu nokta da sorulması gereken soru şu: Lehte beyanda bulunmuş olsaydı bu sürpriz yaşanabilir miydi?
O DAVULU
KİM ÇALDIRDI?
Cuma gününden beri izini takip ettiğim bir başka hususta, şu davul çaldırma meselesi… Cidden kim çaldırmış olabilir? SGK İl Müdürü Hacı Ali Hasgül’ü arayıp sordum, “Rica ederim!” dedi, “Biz de bir devlet adabı var, ters düşmüş olabiliriz ama bizim devlet adamlığı geleneğimiz de öyle çirkin bir davranış olmaz, olamaz da!” diye şiddetle itiraz etti… Eğitim Bir-Sen Başkanı Aydın Kalkan’ı aradım ona da sordum. “Ben giden birinin ardından davul çaldırmam, ne yapacaksam görev başındayken yapardım. Nihayetinde Sayın Numan Kurtulmuş’un Kayseri’ye gelip sivil toplum örgütleriyle yaptığı ve Sayın Valimizin de bulunduğu o toplantı da Sayın Valimizle ilgili söyleyeceklerimi açıkça söyledim, niye peşinden davul çaldırayım?” dedi. Vali Şehmus Günaydın ile ilgili bir hayli kesin twetler atan eski Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci’yi cep telefonundan arayıp sordum, “Yok!” dedi ve sonra da, “Ben vereceğim mesajları sosyal medya hesabımdan veriyorum, davulla-zurnayla işim yok!” dedi. Muhtemel şüpheli olarak görülenlerin cevabı böyle… Acaba bilmediğimiz başka muhalifler mi var? O da ortaya çıkar, hiçbir şey gizli kalmaz!
Sonuç itibariyle yeni Valimiz Gökmen Çiçek Çarşamba günü Kayseri’ye gelecek… Yani Çarşamba günü devir-teslim töreni olacak ve Şehmus Günaydın’da Çarşamba günü uğurlanacak! Bakalım uğurlamaya kimler katılacak, bir de onu görmek lazım!


