NEBAHAT ERDOĞAN


ÜSLUP...

Türk dili dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin demiş Ulu Önder M.Kemal ATATÜRK… Yani bilinçli kullanılması güzel telaffuz edilmesi gerektiği vurgulanmış burada...


Bir dil bir milleti temsil eden en önemli unsurlardan biridir. Nasıl ki her milletin bir bayrağı var, bağımsızlığını egemenliğini simgeler dil de öyledir…

Peki, ne kadar hakimiz dilimize;

Bir insanın iyi yada kötü zamanları olur buna mecazen “eşref saati veya eşek saati” tabiriyle de söz edilir… Kişiler bazen bir olay karşısında, sohbet ortamında, tartışmaya açık toplantılarda ne kadar sakin duyarlı hareket ettiği veya ne kadar öfkeli kinli nefret yüklü olduğunu ortaya koyar… Bazen de saman alevi gibidir, bir öfke yumağı olmuş, birde bakmışsınız ki o öfke yumağından eser kalmamış…

Ne yazık ki, öfke kontrolünün artmasıyla birlikte hakaret içerikli, düzeysiz, seviyesiz, tehdit içeren üsluptaki konuşmalar, tavırlar gün geçtikçe artmaya devam ediyor… Saygı çerçevesi kalkmış sık sık bu tür olaylara rastlar hale geldi. Kişiler arasındaki konuşma tartışmaya döndüğü vakit ne kadar çirkin kelime,söz varsa havada uçuşmaya başlıyor… En önemlisi de ülkemizi yöneten ve parlamentoda ki siyasi kişiler hiç çekinmeden sıkça telaffuz eder hale geldiler…

Bu zamana kadar ülkemizde siyaset hiç bu kadar kirli ve üslup bu kadar bozuk seviyesiz olmamıştı, o dönemlerde de siyaset sert tartışmalara sahne olmuştu ama hiçbir siyasetçi birbirine hakaret içeren kelimeler kullanmamıştı diye hatırlıyorum… Üstelik aynı masa etrafında toplanarak ülkenin durumu hakkında tartışmalarında dahi üsluplarını bozmadıkları gibi ülkemizin geleceği için aynı noktada birleştikleride olmuştu…  İnanın o günleri aramıyor değiliz millet olarak… Bi düşünün geçmişteki siyasi liderlerimiz gibi şimdiki siyasi liderlerimizin ülke meselelerini tartıştıkları bir program yaptıklarını, insanlar üzerinde ne kadar olumlu bir etki bırakır sizce… Bana kalırsa toplum üzerinde ki negatif enerjiyi yok eder…
  Nezaket, adap, edep, hoşgörü sanki ülkemizi terk etmiş, ağır hakaret içeren gerilim dolu, şiddete meyilli ifadelere yerini bırakmış gibi… "ulan", "haysiyetsiz", "şerefsiz",  "terbiyesiz", "onursuz", "alçak", "hain" “sen kimsin” kesinlikle hiçbir siyasetçiye yakıştıramadığımız bir üslup ve tarz şeklidir…Ve şimdilerde seçim startı da verildi ki bakalım daha ne kadar konuşma kirliliği duyacağız acaba?

Başta siyaset olarak üslup, nezaket, hoşgörü son derece önemli, çünkü siyasi liderler ülkeyi temsil eder, topluma örnek olmaları gereken kişilerdir… Her nesil çoğunlukla büyüklerini örnek alarak yetişir, yetiştirilir…

Bir ülkenin siyasi lideri ve diğer siyasetçileri düzeysiz üslup, hakaret içeren sözler kullanması veya kullanmaları o ülkenin birlik ve beraberliğinin ne derecede sağlam olduğunun sorgulanması demektir...

 Okuduğum bir yazıda çok güzel ve anlamlı söz kullanılmış

“Biz bir ülke olarak dilimizi düzgün konuşursak ve kendi dilimizi kullanırsak dil bizim bağımsızlığımız olur;  ama insanlar başkalarının dilini kullanırsa o zaman yavaş yavaş başka ülkenin egemenliği altında kalırız.” 
Alıntı…