Üniversite öğrencileri nasıl oy kullanacak? Biliyorsunuz, 6 Şubat depremi nedeniyle üniversiteler uzaktan öğrenime geçti, yurtlar boşaltıldı, öğrenciler yerinden yurdundan oldu. Baba ocaklarına döndüler… Herhalde, dört milyona yakın öğrenci yer değiştirdi.
***
Peki, “seçmen kütük kaydı” okuduğu yerde olanlar nasıl oy kullanacak? Bununla ilgili bir açıklama gelmedi ve YÖK’ten ve ne de YSK’dan… Yok; “ne yapalım, gelsinler, oy kullansınlar, gitsinler!” denecekse bu bir zulümdür, Anayasal bir hakkın gaspıdır. Yok, bir defa ya mahsus, yeni “bildirim” hakkı tanırsınız, buna rağmen değiştirmek istemeyen olursa, yapacak bir şey yok.
***
Normal yani iradi bir durum olsa anlarım. Bununla ilgili süreçler vardır, buna göre hareket eder. Nihayetinde nerede kayıtlıysa orada oy kullanırdı.
***
Ama durum öyle değil… İrade dışı bir durum var. İlgililer öğrencilere; “yüz yüze eğitim yok, yurtları boşaltın, canınız nereyi istiyorsa oraya gidin!” dedi… Tabii, “yüz yüze eğitim ne zaman!”, diyenlere de “hele bir Nisanı bekleyin… Tayyip Bey neye karar verirse o olacak”, dedi. İşin garibi, Tayyip Bey, seçim bağlamında taraf, bakalım ne karar verecek?
***
Mesela, “Yüz yüze eğitim yok!” dendiği anda yapılacak iş basit: YSK, acil bir karar alacak, mesela 3-4 gün süre verecek, bu durumda olanlara yeni adres bildirimi imkânı tanıyacak.
***
Yok, bu durum birilerinin işine gelebilir diyerek, milyonlarca öğrenciyi, “sandık dışında” tutmak, sonuçta ne doğurur? Demokratik hakkın, vatandaşlık hakkının kullanılmamasını… Peki, bunu engellemek suç mu? Bilemiyorum. Bu hukukçuların işi… Ama umarız ve temenni ederiz YSK, “kararları kesindir. İtiraz yolu kapalıdır!”, zırhına sığınılmaz.
***
Tabii, ben, konunun nerelere gidebileceğini, işin başında tahmin edenlerden birisiyim… Zamanında, Ankara bağlamında, bazı partilerin yetkililerini uyardım; Aldığım yanıt; “İlgileniyoruz!” oldu. Bekliyoruz, şunun şurasında az kaldı.
***
Hiç merak ettiniz mi, gündemimize giren “6284 numaralı kanunun” ne olduğunu? Biliyorsunuz, bu kanun kaldırılması,Yeniden Refah Partisi’nin (YRP), Tayyip Bey’i, destek şartları arasındaydı. Yani, açıkça bu yasa kalksın diyorlardı.
***
Bu talep hem parti içinden ve hem de parti dışından yoğun tepki gördü. Destekten vazgeçildi, YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan Cumhurbaşkanlığına adaylığını ilan etti. Yüz bin imza toplamak için harekete geçti…
***
Bir de baktık, bir şeyler oldu… Anlaşma sağlandı… Erbakan adaylıktan vazgeçti. Anılan kanun üzerinde, bir takım düzenleme ve değişiklik yapma konusunda anlaşıldı. Ben de bu kanunu anımsatmak istedim.
***
Kanunun başlığı; “AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN”. 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş. Tıpkı, İstanbul Sözleşmesi gibi… Kanunun amaç maddesi şu:
Amaç, kapsam ve temel ilkeler
MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında ve gereken hizmetlerin sunulmasında aşağıdaki
temel ilkelere uyulur:
a) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, özellikle Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve yürürlükteki diğer kanuni düzenlemeler esas alınır.
b) Şiddet mağdurlarına verilecek destek ve hizmetlerin sunulmasında temel insan haklarına dayalı, kadın erkek eşitliğine duyarlı, sosyal devlet ilkesine uygun, adil, etkili ve süratli bir usul izlenir.
c) Şiddet mağduru ve şiddet uygulayan için alınan tedbir kararları insan onuruna yaraşır bir şekilde yerine getirilir.
ç) Bu Kanun kapsamında kadınlara yönelik cinsiyete dayalı şiddeti önleyen ve kadınları cinsiyete dayalı şiddetten koruyan özel tedbirler ayrımcılık olarak yorumlanamaz.
***
Soruyorum, bu amaçlar; insan olan, insaf ve izan sahibi, zerreyi miktar merhamet hissine sahip, insan haklarını savunan kişi karşı gelir? Niye? Bunun beşeri ya da uhrevi arka planını açıklamak zorunda hem AK Parti ve hem de YRP.
***
Yoksa bazılarının iddia ettiği gibi; “Nisa/34”e aykırılığından dolayı olmasın? Fatih Erbakan’ın bunu açıklamasını bekleriz. Yok öyle üstü kapalı ifadelerle, lafı dolandırarak, masumane gerekçelerle bunu açıklamak zorunda. Fatih Bey, ne diyorsunuz?
***
Dostlar, anılan “ayeti”, yirminin üzerinde mealden okudum. İnanın, bu kadar çelişki dolu açıklamalara tanık olmadım. Kimi direk açıklamış, kimleri “öyle değil ama şöyle!” türünden açıklamalar yapmış. Zira onlarda görmüş ki; “Geleneğe bağlı” açıklamalar sıkıntılı… Merak edenler, (www.kuranmeali.com/) adresine başvurabilirler.
***
Umarım ve temenni ederim, amaç bu değildir. Yoksa kadınlar haberiniz olsun;Medeni Kanun ve diğer Cumhuriyet yasaları ile elde ettiğiniz miras payı, şahitlik, eşit yurttaşlık, seçme seçilme, eğitim gibi haklarınızı kaybetme ve “taaddüdü zevcat” ile karşı karşıya kalabilirsiniz.Benden haber vermesi.


