KADİR DAYIOĞLU


ULAŞIMA ZAM GELMİŞ

Tam bilet 8,50 lira, yarım 4,25 lira olmuş. Olunca da mutadı veçhile; “Allah’tan korkun, bir bilete bu kadar zam yapılır mı?” feryadı yükselmeye başladı.


Tam bilet 8,50 lira, yarım 4,25 lira olmuş. Olunca da mutadı veçhile; “Allah’tan korkun, bir bilete bu kadar zam yapılır mı?” feryadı yükselmeye başladı. Neymiş; Ulaşıma zam gelmiş. Gelmeyecek miydi yani? İğneden ipliğe her şeye zam gelirken, elbette bir belediye hizmeti olan ulaşım da bundan nasibini alacaktı.

***

Henüz 2022 sonuçları açıklanmadı. 2021 bilançosunda Ulaşım AŞ.165,5 milyon lira zarar etmiş… Trende baktığımızda 2022 zararı 200 milyonu aşacak gibi… Peki, bunun ne kadarı “tramvaya” ait, bilançoda göremiyoruz. Belki de ben “bilanço okumayı” bilmiyorum. Hemen belirteyim, bizimkisi “tramvay” değil “Hafif Raylı Sistem” (HRS). Ama kısaca, Kayseri’de tramvay olmadığı için bununla anıyorum. 

***

Söz zarardan açılmışken, bir bilgiyi bir kez daha anımsatayım. Tramvay yatırımının devam ettiği yıllarda (2009’da hizmete açıldı) Mehmet Özhaseki yerel bir televizyonda yaptığı bir söyleşide, bir soru üzerine; “… Bursaray yılda 20-25 milyon kâr ediyor, biz ise yılda 15-20 milyon kâr düşünüyoruz” mealinde yanıt vermiş ve bunu da arkadaşımız,gazetedeki köşesine taşımıştı.

***

İnanamamış arkadaşa sormuş; “tapede bir yanlışlık olmasın!”, demiştim… Yanıtı ise; “Bir sıkıntı yok fakat bantıyeniden dinleyeyim sana döneyim abi!” 10-15 dakika sonra döndü, “Metin doğru abi. Aynen öyle söylemiş!”, dedi.Çok iyi anımsıyorum, bu konuda bir yazı yazdım. “Bursaray’ı bilmem ama bu kârı elde edemezsiniz. Yılda 5 milyon zararı öpüp de anlınıza koyun!”, demiştim.

***

Yine sık sık vurguladığım bir konuda şuydu: Planlamayı yapan firma, “ilk etap” (OSB-Doğu Garajı, 17,5 km) için, 2020 yılında “saatte tek yönde 13 bin yolcu taşınacak!” demişti…Ben ise bir mühendis duyarlılığı ile;“bu doğru olamaz” demiştim. Anlaşılan firma, işi “fizibil” (yapılabilir) çıkartabilmek için;“ekmeği katığa denk getirmiş”

***

Haksız da değiller. İdare kafaya koymuş, yapmak istiyor. Öyle ya, “hafif raylı sistemler” için, önemli bir kriter olan “saatte tek yönde taşınacak yolcu” sayısı, bu mertebelerde çıkmalı. Altında isemesela tramvay, lastik tekerlekli (otobüs, metrobüs) ulaşım araçları önerilmekte. Metro ve “ağır metro” için 20 binin ve40 binin üzerinde bir rakam önerilmekte. Dedim; arkadaşlar; “ekmeği katığa denk getirmişler”; mühendislik tabiri ile “sabunlamışlar”dı raporu. 

***

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (2019-2023), uluslararası kabul gören bu kriterleri aşağıya çekti; “Raylı sistemlerin, işletmeye açılması beklenen yıl için doruk saat-tek yön yolculuk talebinin tramvay sistemleri için asgari 7.000 yolcu/saat, hafif raylı sistemler için asgari 10.000 yolcu/saat, metro sistemleri için ise asgari 15.000 yolcu/saat düzeyinde gerçekleşeceği öngörülen koridorlarda planlanması şartı aranacaktır”dedi. Ama biz 2005’lerden söz ediyoruz.

***

Sanırımo yıllarda, Devlet Planlama Teşkilatı, bu önemli ölçütün gerçekleşemeyeceği varsayımı ile projeye onay vermiyordu… Yine sanırım, Sayın Abdullah Gül Başbakan olunca bu sefer, Yüksek Planlama Kurulu kararı ile “onay” verildi. Bir müddet sonra da, ayak bağı olan, DPT kaldırıldı. Anlaşılan, kriterin aşağı çekilmesinde, belediyeleri rahatlatmak amaçlandı. Bilemem…

***

Hemen belirteyim. Yazımdan, “tramvaya” karşı olduğum anlamı çıkartılmasın. Ben bir değerlendirme yapıyorum ama bir inancım var o da şu; “Taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun!” diyenler cümlesinden değilim. “Taş üstüne DOĞRU taş koyanlar cümlesindenim”

***

Bir hatırlatma daha yapayım, tramvay bu hali ile benim için çok ideal… Evimin önünde durak… Ama benim için “iyi olan”, cümlemiz için aynı ölçüde “iyi” olmayabilir. Zira boşa giden kaynak, hepimizin, bedelini de hepimiz ödüyoruz. 

***

Peki, gerçekleşen neydi. Anılan kısımda (İlk Etap) , taşınan yolcu sayısı, ortalama, ayda 2 milyon, yılda 24 milyonu geçmedi. 18 saat için, “saatte tek yönde taşınan” yolcu sayısı,2 bini ancak buluyordu. Yıl yıl bu sayılar bende var, kurum sitesinde, yakın zamanlarda verilmiyor olsa da…

***

2021 yılı (Ekim) sonuna geldiğimizde, İldem ve Talas bağlantılarına rağmen, ayda ortalama 3 milyon, yılda ortalama 36 milyon yolcu sayısına zor ulaşıldı. Bunun karşılığı da yaklaşık “saatte tek yönde taşınan yolcu” sayısı 3 bini bulamadı. Yani sistem, “doyma noktasında”. Bakalım yeni ilaveler ne miktar etki edecek? Sefer sıklıkları ve bekleme süreleri ne olacak?

***

Diyeceksiniz ki, proje öngörüsü “13 bin yolcu” nerede, bırakınız 2 bin yolcuyu, 3 bin yolcu nerede? Sonra ne dediler, biliyor musunuz, “o sayı pik (doruk) saate ait”. Peki, “pik saatlik veri” nerede? Bakalım, pik saatte tek yönde taşınan yolcu sayısı ne olmuş?

***

Bunu şunun için tekrar verdim: Hesapsız kitapsız, plansız, programsız yapılan yatırımlar sonunda, muhterem ahalinin, 8,5 liraya bilet alması da çok doğal.

***

Asgari ücret 8.500 lira, bir lastik ortalama 10 bin lira, mazot şu kadar, yedek parça şu kadar… Elbette, tüm mal ve hizmetler inanılmaz ölçüde zamlanınca ve zam sağanağı devam edince zam da kaçınılmaz. Bu fiyat bile zararı kurtaramaz. Bedava binen  (65+) yaş gruplarının bedeli de elbette buna yansıyacaktı. 

***

Denecek ki, ulaşım bir kamu hizmeti, zarar söz konusu olamaz. Doğru ama bunun da bir ölçüsü olmalı… Ölçüyü de fizibilite (yapılabilirlik) raporları belirler. Unutmayın; zararı, bilinmeyen, ”hüdâyinâbit” bir kaynak karşılamaz… Erinde geçinde, kent ahalisi karşılar, mutlaka… Unutmayın muhasebe, “toplamı sıfır” olan bir oyundur… 

***

Zarar söz konusu olunca hem katıkta ve hem de ekmekte “kalite” aramayalım… Hem “kaliteye” talip olacaksınız ve hem de “bedel” ödemeyeceksiniz… Yok, böyle bir dünya…Aksi durumda neredeyse teknolojik ve mekanik ömrünü doldurmuş, klima tesisi çalışmayan arabalarla seyahat etmeniz de kaçınılmazdır. Arabaların yenilenmesini de beklemeyin.