MUSTAFA CENGİZ


TÜKETİCİ BAKANLIĞI KURULMALI!...

Malumunuz Türkiye’de son dönemde şikayetler epey arttı. Her türlü platformda. Yediğimiz içtiğimiz gıdadan tutunda, oturduğumuz masa sandalyeye, kullandığımız battaniye, yorgan, yatak, giydiğimiz ayakkabı, çorap aklınıza ne gelirse gelsin bir çok konuda şikayet var. Birçoğu da zaten başta çantalar olmak üzere taklit ve imitasyon. Özellikle gıda konusu bir numaralı sorun Türkiye’de. Evet… “Tüketici Bakanlığı kurulmalı!” Kim diyor bunu? TÖK Araştırma Merkezi (TÖK-AR)- TÖKAKADEMİ-TÖK Araştırma Merkezi (TÖK-AR)-TÖKAKADEMİ Peki bunun için ne gerekçesi var merkezin? Diyorlar ki; “2024 yılında da ülkemizde hak ihlallerinin boyut kazanarak devam etmesi hak arama mücadelesinde daha etkili ve emek yoğun mücadeleyi zorunlu ve gerekli kılmaktadır.” Peki bunu neye dayandırarak söylüyorlar? Tüketicinin Korunması Alanında 01- 31 Aralık 2024 tarihlerini kapsayan “Tüketici Hakları” Raporu hazırlanmış durumda.


Evet… “Tüketici Bakanlığı kurulmalı!”

Kim diyor bunu?

TÖK Araştırma Merkezi (TÖK-AR)- TÖKAKADEMİ-TÖK Araştırma Merkezi (TÖK-AR)-TÖKAKADEMİ

Peki bunun için ne gerekçesi var merkezin?

Diyorlar ki; “2024 yılında da ülkemizde hak ihlallerinin boyut kazanarak devam etmesi hak arama mücadelesinde daha etkili ve emek yoğun mücadeleyi zorunlu ve gerekli kılmaktadır.”

Peki bunu neye dayandırarak söylüyorlar?

Tüketicinin Korunması Alanında 01- 31 Aralık 2024 tarihlerini kapsayan “Tüketici Hakları” Raporu hazırlanmış durumda. 

KULAKLARI ÇINLASIN…

Kulakları çınlasın KESKKKK Başkanı Mustafa Alan KESOB başkanlığı yaptığı dönemde öylesine büyük bir mücadele vermişti ki “Türkiye’de Esnaf Bakanlığı Kurulmalı” diye.

Çalmadığı kapı kalmadı sanırım…

Malum Türkiye’nin her ne kadar son dönemde Küçük ve orta ölçekli esnafı kalmasa ve AVM’lere yenik düşse de son çeyreğe kadar Türkiye’de Esnaf her zaman ekonominin lokomotifi olmuştur ve öyle ya da böyle yine de kıyıda köşede olmaya da devam etmektedir.

ŞİKAYETLER ARTTI…

Malumunuz Türkiye’de son dönemde şikayetler epey arttı.

Her türlü platformda.

Yediğimiz içtiğimiz gıdadan tutunda, oturduğumuz masa sandalyeye, kullandığımız battaniye, yorgan, yatak, giydiğimiz ayakkabı, çorap aklınıza ne gelirse gelsin bir çok konuda şikayet var.

Birçoğu da zaten başta çantalar olmak üzere taklit ve imitasyon.  

Özellikle gıda konusu bir numaralı sorun Türkiye’de.

Ve… Ne yazık ki zaman zaman da olsa utana sıkıla Kayserili firmaların adını da zikrediyoruz gazetemizde.

Ne yapalım?!... Onlarda kazandıkları paranın hakkını versinler, vatandaşın sağlığı ile oynamasınlar.

ANASAYAL GÜVENCE ALTINDA…

Bu konu öylesine basit bir konu değil.

Öncelikle Anayasal güvence altında.

Bakınız; Gerek Anayasanın 172. Maddesi, gerekse Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun amaç 1. Maddesine yer alan hükümlere göre Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi bağımsız tüketici örgütleri desteklenmelidir. l)- m)- n)- maddeleri gereğince. 

Tüketici Bakanlığı kurulması ihtiyacı her geçen gün giderek artmaktadır.                                           

AB katılım öncesi süreçte 28. Fasıl olan, “Tüketicinin ve Sağlığının Korunması” başlığı ile yıllardır yapılan görüşmeler ve uyum sürecine ilişkin düzenlemelere rağmen 2024 yılı ilerleme raporunun da pekte iç açıcı olmadığı görülmektedir. Raporda, “AB kuralları tüketicilerin ekonomik çıkarlarını korurken aynı zamanda ürün güvenliğini güvence altına almakta, tehlikeli taklitleri engellemekte ve ayıplı ürünler için sorumluluklar belirlemektedir. 

2024 YILINDA NELER OLDU?

Rapordan alıntılarla devam edelim isterseniz:

TÖK Araştırma Merkezi 81’i il merkezinde ve 130’u ilçelerde olmak üzere toplam da 211 adet tüketici hakem heyeti yetki çevreleriyle birlikte tüm yurdu kapsayacak şekilde vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam etmekte. Ancak hakem heyetlerinin işleyişinde yaşanan sorunlar devam etmek olup, Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) de var olan sorunlar tüm uyarılarımıza rağmen artarak devam ettiği görülmektedir. 

Gelen istatistiki bilgilere göre; Tüketici hakem heyetlerine 2024 yılında toplam 755.997 adet başvuru yapılmış olup, 762.100 adet uyuşmazlık tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. 

Tüketici hakem heyeti bulunmayan ilçelerdeki başvuru noktalarından 42.649 adet başvuru yapılmış olup, 2024 yılında yapılan toplam başvuruların parasal değeri yaklaşık 7 Milyar Türk Lirası tutarındadır. Ayrıca, aynı dönemde tüketici hakem heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık %50’si tüketici lehine sonuçlandığı bildirilmiştir.

Tüketici hakem heyetlerine 2024 yılında yapılan başvurulara, şikâyet konuları açısından bakıldığında en çok ayıplı mal konusunda şikâyette bulunulduğu görülmekte olup, toplam başvuruların yaklaşık %40’ı (303.219 adet başvuru) ayıplı mala ilişkin olarak gerçekleşmiştir. 

Diğer şikâyet edilen konulara bakıldığında, en çok ayıplı hizmet (208.840 adet, %27,62), mesafeli sözleşmeler (38.576 adet, %5,10), abonelik sözleşmeleri (30.052 adet, %3,97), finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler (10.364 adet, %1,37), garanti belgesi (7.347 adet, %0,97) ve sigorta sözleşmelerine (5.846 adet %0,77) ilişkin başvuru yapıldığı görülmüştür.

2024 yılında yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 67'si e-Devlet üzerinden (TÜBİS) elektronik ortamda gerçekleştirilirken, yüzde 33 kadarı da bizzat başvurularla gerçekleştirildiği anlaşılmakta, Tüketicilerin elektronik başvuru yönteminin daha fazla kullanıldığı görülmektedir.                                                                                                                                                 

Tüketici Hakem Heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık 293 bini ‘bedel iadesi’ talebi olduğu, yaklaşık olarak 204 bin başvuruda ise ‘ürünün değişimi veya hizmetin yeniden görülmesi’ talebinde bulunulduğu, diğer başvurularda ise, ‘ücretsiz onarım’ ve ‘bedel indirimi’ talep edildiği anlaşılmaktadır. 

2024 yılında ürün ve hizmet bazında değerlendirildiğinde, tüketiciler tarafından en çok ayakkabıya ilişkin konularda başvuru yapıldığı, Toplam başvuruların yaklaşık yüzde 13,2'si ayakkabıya ilişkin (100 bin 448 adet başvuru) olarak gerçekleştiği, bir diğer şikayet konusunu yüzde 4,86 ile kıyafet (36 bin 800 adet) başvurularının izlediği, diğer şikayet konuları ise yüzde 4,85 ile kredi kartı üyelik ücreti (36 bin 725), yüzde 4,09 ile cep telefonu (30 bin 959), yüzde 3,94 ile mobilya (29 bin 846), yüzde 3,80 ile internet abonelikleri (28 bin 733) ve yüzde 2,82 ile GSM aboneliği (21 bin 328) olduğu görülmüştür.

PERAKENDE SEKTÖRÜ EN BAŞTA…

Şikayetleri sektörel bazda değerlendirildiğimizde ise 2024 yılında en çok başvuru yüzde 58,79 ile en çok perakende ticaret sektöründe (444 bin 485) kayıtlarda yer aldığı, sektör bazında diğer başvurular sırasıyla yüzde 10,14 ile finansal hizmetler sektörüne (76 bin 702) ve yüzde 9,79 ile abonelik hizmetleri sektörüne (74 bin 70) yönelik başvurular izlediği görülmüştür.

2024 yılında Tüketici Hakem Heyetleri'ne yapılan başvurularda, tüketicilerin en çok 'bedel iadesi' talebiyle başvuruda bulunulduğu, sayısal olarak yaklaşık 293 bin başvuruda 'bedel iadesi' talep edildi.  204 bin başvuruda ise 'ürünün değişimi veya hizmetin yeniden görülmesi' talebinde bulunulduğu, diğer başvurular ise 'ücretsiz onarım' ve 'bedelden indirim' tüketiciler tarafından hakem heyetlerine iletildi.

Hakem heyetlerinin son dört yıldır verdiği kararların oranı manidardır. 2023 yılında verilen kararların yüzde 47,3 oranında tüketici lehine olurken, yüzde 52.7 oranında aleyhine çıkmıştır. Ancak, tarafımıza oldukça geç gönderilmiş olan talep ettiğimiz soruların yanıtında yaklaşık yüzde 50 oranında tüketici lehine sonuçlandığı ifade edilmiş olsa da, biliyoruz ki 2024 yılına ait kamuoyuna net bir biçimde açıklanmayan hakem heyeti kararlarının (lehte/aleyhte)  oranları 2024 yılındada tüketici aleyhine verilen kararlar önceki yıla göre birkaç puan daha yüksektir.

Ortaya çıkan sonuç tüketiciler açısından vahim bir durumu göstermektedir. Tüketicinin hak ve çıkarlarını korumayı önceliğine alan ve bu amaçla çalışması gereken hakem heyetlerinin geldiği bu nokta tüketicileri korumak yerine aleyhine yüksek oranda karar verilmesi kabul edilebilir değildir. İlgili kamu otoritesi tarafından Tüketici Hakem Heyeti sayısının azaltılması çabaları yerine artırılması ile karar birliğini sağlayacak, başvuruları kolaylaştıracak, TÜBİS in her geçen gün artan sorunlarını ortadan kaldırarak, işlevselliğini artıracak düzenlemelerin yapılması ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. 

SONUÇ OLARAK!

TÖK Araştırma Merkezi (TÖK-AR)- TÖKAKADEMİ-TÖK Araştırma Merkezi (TÖK-AR)-TÖKAKADEMİ Sonuç olarak diyor ki;

*Tüketicinin korunması alanında tüketici hakları başlıklı hazırladığımız rapor içeriğinde ayrıntılarını açıkladığımız/tespit ettiğimiz konularda, mal ve hizmet piyasası kuruluşlarının yasa hukuk tanımaz uygulamalarından vazgeçerek, kendilerinin de birer tüketici olduklarını unutmadan, sorun üretmeden, yasaya ve hukuka uygun bir duruşla çözüme katkı yapmaları gerekmektedir.

* Tüketici Hakem Heyetlerinde yaşanan sorunlar giderilmeli, TÜBİS sistemindeki olumsuzluklar zaman geçirmeden giderilmelidir.

* Tüketici Konseyi yapısı ve işleyişi amaca uygun bir şekilde yeniden düzenlenmelidir.

*Tüketicilerin yararlanacağı test-analiz sistemi oluşturulmalı ve tüketici örgütlerinin koordinasyonunda bir test dergisi yayına sokulmalıdır.

*Yaklaşık iki yıldan bu yana çok büyük orandaki fiyat artışlarından kaynaklı yaşanan sıkıntılar/sorunlar tüketicilerin gıdaya erişimini engellemektedir. 

* Fiyat artışları aynı zamanda büyük ölçüde raflarda fiyat etiketi olmaması nedeniyle raf ve kasa fiyat ilişkisi olumsuz etkilerinin önlenmesine yönelik önlemler alınmalıdır.

*Zaman geçirmeden tüketicinin alım gücünün artırılması yanında spekülatif fiyat artışlarına dur denilmeli ve gıda güvenliğine ilişkin denetimler ve fiyat etiketlerine ilişkin önlemler alınmalıdır.

*Günümüzün yükselen trendi olan e-ticaret alanında yaşanan güncel sorunlar pazarın büyümesiyle her geçen gün giderek artmakta ve hem güvensiz ürünler açısından hem de tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması açısından çok hızlı çözümler üretilmelidir.

*Kamu otoritesinin mevzuat eksiliğinin giderilmesinden, ihlal edilen uygulamalara karşı gerekli önlemlerin alınması, AB ilerleme raporlarında belirtilen eksiklik ve sorunların giderilmesine yönelik önlemleri hızla alması gerekmektedir.

*Kamu otoritesi tarafından zaman geçirmeden tüketicinin sırtındaki vergi yükünü azaltmak adına her geçen daha da artırılan dolaylı vergilerin ve dolaylı vergilerden alınan KDV’nin kaldırılarak, tüketiciyi rahatlatacak çözümler üretilmelidir.       

* Yaşanan haksız ve hukuksuz uygulamalarla mücadelede tüketici örgütlerinin etkin rol alabilmesi için gerek açılacak topluluk davalarında alanın genişletilmesi, gerekse kurumsal kapasitenin artırılması hayata geçirilmelidir. Ancak bu şekilde tüketicilerin karşılaştıkları mal ve hizmet piyasalarından kaynaklı yaşanan yasa hukuka aykırı sorunlara çözüm üretilebilecektir.

* Ticaret kesiminin hak ve çıkarları için faaliyet gösteren Ticaret Bakanlığının tüketicinin korunması yeterli olmadığı açıktır. Dünya da iyi örneklerinden yola çıkarak Tüketici Bakanlığı kurulması zaman geçirmeden gerçekleştirilmelidir.

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun ruhuna aykırı olarak bu çalışmaların durdurulması ve sorumlular hakkında idari incelemenin zaman geçirmeden başlatılması talebimiz ise maalesef karşılıksız kalmıştır.  Tüketici hakem heyeti üyelerinin görev ve sorumluluk alanındaki karar süreçlerinde daha dikkatli ve inceleyici olmaları tüketicilerin hak ve çıkarlarının korunması açısından çok önemlidir.                                   

Başta raportörler olmak üzere heyet üye eğitimlerinin sürdürülebilir biçimde hayata geçirilmesi ile yetkin bilirkişilerden oluşan bilirkişi sisteminin hayata geçirilmesi gibi konulara hızla çözüm üretilmesi önemlidir.