“Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesini memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.
Peki bunu kim söyledi?
Nerede söyledi?
KAYSO Başkanı Büyüksimitci, mart ayı meclis toplantısında konuştu.
Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde önemli bir kayıp ve acı yaşadı başkan.
Öncelikle en önemli konudan insan hayatından başlayalım.
Babası Erdoğan Büyüksimitci’nin vefatı nedeni ile sarsıldı.
Meclis konuşmasında bu konuya da değindi başkan.
Babası Erdoğan Büyüksimitci’nin vefatı dolayısıyla taziyelerini bildirenlere teşekkür eden Başkan Büyüksimitci, “Bizleri yalnız bırakmayan tüm siyaset ve devlet erkanına, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımıza, TOBB Yönetim Kurulundaki çalışma arkadaşlarıma, Oda ve Borsa Başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, iş dünyamıza, cenazeye katılan, çelenk gönderen, taziyeye gelen, telefon, mesaj, sosyal medya yoluyla başsağlığı dileyen, acımızı paylaşan bütün dostlarımıza, dualarını esirgemeyen tüm hemşehrilerimize şahsım ve ailem adına çok teşekkür ederim” şeklinde konuşmasını tamamladı.
Allah rahmet eylesin.
Sabırlar diliyorum.
GELELİM DÜNYA İŞLERİNE…
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) 2025 şubat ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Kurulu üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi.
KAYSO Başkanı Büyüksimitci, mart ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, üretim ve yatırım ortamının sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için fiyat istikrarının vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirterek, “Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesini memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.
Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, konuşmasının başında meclis üyelerinin Ramazan Bayramını tebrik ederek, bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diledi.
SAĞLIKLI BÜYÜME ÜRETİM+İHRACATLA
“En sağlıklı büyüme üretim ve ihracatla olandır” şeklinde konuşan ve
2024 yılı büyüme rakamlarını değerlendiren Başkan Büyüksimitci, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan sonuçlara göre, Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 3,2 büyürken, 2024'ün son çeyreğinde de yüzde 3 büyüme kaydetti.
Böylesi zor dönemde büyüme rakamları elbette umut verici ancak en sağlıklı büyümenin, üretimle ve ihracatla olduğunu da belirtmek isterim” dedi.
Büyümeye özellikle iç talebin ve inşaat sektörünün katkı sağladığını belirten Büyüksimitci, “Oysa ülkemizin istikrarlı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşması için sınai üretime büyük önem verilmesi gerekiyor. Yatırım ortamının iyileştirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması ülkemizin uzun vadeli büyüme potansiyelini artıracaktır.
Bir önceki çeyreğe göre net ihracatın büyümeye katkısının azaldığını görüyoruz.
Sanayi sektörünün yeniden ivmelenmesi için rasyonel ekonomik politikalar vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
BANKALAR FAİZ İNDİRİMLERİNİ
TİCARİ KREDİLERE YANSITMALI
Ticari kredilere ilişkin büyüme kısıtlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine vurgu yapan Büyüksimitci, “Merkez Bankası son yaptığı toplantıda, politika faizini 2,5 puan düşürerek yüzde 42,5’e çekti.
Bu kararla Merkez Bankası politika faizi 3 ayda 7,5 puan inmiş oldu. Bankalar mevduat faizlerine bu indirimleri anında yansıtıyor.
Ancak, ticari kredi faizleri aynı oranda inmiyor.
Bu indirimi öncelikli olarak KOBİ kredi faizlerine yansıtmalarını, üretime, yatırıma ve istihdama destek olmalarını bekliyoruz.
Ticari kredi büyümesine getirilen sınırlamalar da ekonomide maliyetleri artırıp, arzı kısıtlayarak enflasyonist baskı oluşturuyor.
Öncelikle KOBİ kredilerinden başlayarak ticari kredilere ilişkin büyüme kısıtlarının gözden geçirilmesi gerekiyor” dedi.
MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ…
2025 yılında makroekonomik gündemimizin en önemli konularından birinin yine enflasyon olacağını ifade eden Büyüksimitci şunları söyledi; “Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesini memnuniyetle karşılıyoruz.
Çünkü biliyoruz ki, üretim ve yatırım ortamının sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için fiyat istikrarı vazgeçilmez bir unsurdur. Sanayiciler olarak bizler, öngörülebilir bir ekonomik ortamda daha güçlü yatırımlar yapabilir, istihdamı artırabilir ve sürdürülebilir büyümeye daha fazla katkı sağlayabiliriz. Bu nedenle, enflasyonla mücadelede kararlı, tutarlı ve bütüncül politikaların hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda, belirsizliklerin minimize edilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve sanayicinin rekabet gücünün korunması için dengeli adımlar atılması gerekmektedir”
YÖNETİM ÖNÜMÜZÜ AÇMALI…
Sanayiciler olarak üretmeye, ihracatı artırmaya ve ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamaya devam edeceklerine vurgu yapan Büyüksimitci, “Bunu yaparken de, ekonomi yönetiminin de sanayiciyi destekleyen politikalarla bizlerin önünü açması büyük bir gerekliliktir.
Hep birlikte daha güçlü bir ekonomi için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
MECLİS BAŞKANI NE DİYOR?
Evet…
Devam edelim Meclis başkanı ile.
KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, son birkaç senedir küresel ekonomilerdeki çalkantıların dengeleri çok hızlı değiştirdiğini, özellikle ABD’den gelen belirsiz ve ani kararları tüm dünyayı etkilediği gibi Türk ekonomisinde etkilediğini belirterek, bu hızlı değişim karşısında ülke pozisyon almanın hayli zorlaştığını söyledi.
Onun da önemli tespitleri var.
Bakın ne diyor, KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya?
TÜRKİYE’Yİ OLUMSUZ ETKİLİYOR
Yakın coğrafyamızda yaşanan sıcak çatışmaların da Türkiye’yi olumsuz etkilediğine dikkat çeken Özkaya, “Ülkeler arası savaşa dönüşen gümrük tarifeleri, Avrupa'da yaşanan ekonomik durgunluk ve güvenlik sorunu, iç politikamızdaki hızlı ve suni gündem maddeleri ekonomik riskler oluşturmakta olup, diğer yandan da bazı fırsatları ülkemize sunmaktadır. Burada çok önemli olduğuna inandığımız ve çok da tedirgin olduğumuz Çin faktörü var.
ABD'nin Çin malları üzerine koyduğu gümrük tarifeleri bazı Güney Asya'daki ve Doğu Avrupa'daki ülkelerin bize göre maliyet avantajları bizim klasik pazarlarımızı tehdit etmeye başlamış olup ihraç pazarlarımıza ucuz ürün baskısı yapmaya başlamıştır” dedi.
SIKINTILAR DEVAM EDİYOR!
Yurt içerisinde de bir takım sıkıntıların devam ettiğine vurgu yapan Özkaya, “Kur faiz ve enflasyon üçgeninde henüz arzuladığımız seviyelerin çok gerisindeyiz.
Finansa erişim sorunumuz halen artarak devam ediyor.
Ticari kredi kartlarındaki limit daralması maalesef arz yönünde baskılamaya, üretimi kısıtlamaya katkı sunuyor.
Kurlarındaki artışın enflasyonun çok gerisinde kalması yurt dışı rekabet gücümüzü olumsuz etkilenmeye başlamış olup emek yoğun sektörlerimizde pazar kayıpları hızlanmıştır.
Ayrıca bazı istihdamın yüksek sektörlerimizde artık yeni yatırımlar yapılmayıp mevcutlardan da becerebilenlerin yurt dışına tesislerini taşıdığını takip ediyoruz.
Bu ve buna benzer olumsuzluklarını daha da artırması için üretim sektörünün üzerindeki gereken yükler alınmalı, imalatçı ihracatçılarımıza bazı ülkelerin uyguladığı gibi %5-7 gibi kur desteği verilmelidir.
Bu geçiş dönemlerinde bu tür desteklerin misli ile ekonomimize ihracatımıza ve istihdamımıza pozitif olarak döneceği unutulmalıdır” şeklinde sözlerini tamamladı.
SÖYLEMLER BENZEŞİYOR…
KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya’nın zaman zaman bu köşede görüşlerini aktarmaya taleplerini dillendirmeye, çözüm önerilerini de kamuoyu ile de paylaşmaya özen gösteriyorum.
Her ikisinin de talepleri hemen hemen aynı.
Büyük bir benzerlik arz ediyor.
Zira sorunlar ve çözüm yolları da birbiri ile bağlantılı.
Bu nedenle iktidarın bu kritik süreçte ekonomiye daha da ağırlık vermesi ve üreten kesimin sorunlarının çözümü konusunda da acil tedbirler alarak önlerini görmelerine katkı sağlaması gerekiyor.
SANIRIM HATIRLARSINIZ…
Bayram dönüşü bu köşede sanayicinin sıkıntılarını ve beklentilerini paylaşmıştım.
Hemen hemen benzer konu başlıkları.
Türkiye’de sorun da reçete de belli aslında.
Temel manada istenen kısa bir özetle şu;
Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi öncelikli olmak üzere, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması.
Buna paralel olarak üretim ve ihracat destekleri artırılması.
Türkiye içinde bulunduğu kısır döngüden en kısa süre içerisinde çıkmalı.
Yönetim buna zemin hazırlamalı.
Zira ülkenin en önemli katma değer yaratan, istihdam yaratarak işsizliği azaltan, ihracat yapan birimi olarak dikkat çeken ekonominin lokomotifi sanayici artık vaat değil icraat bekliyor.
Sanırım bu kadar yeterli.
Bu saatten sonrası hükümetin yaptırımlarına kalıyor…