KADİR DAYIOĞLU


TAYYİP BEY GELDİ-GEÇTİ

Demem o ki; “evvelce hiçbir şey yoktu, ne görüldüyse bizlerin döneminde görüldü!” politik söylemi batıl; külliyen yanlıştır. Bu anakronik bir haldir. Türk siyaseti bundan bir türlü kurtulamadı; AK Parti döneminde bunun şahı yapılıyor. 


Tayyip Bey, Cumhuriyet Meydanı’nda Kayseri’nin muhterem ahalisine hitap etti. Mitinge gidemedim, TV’den izledim. Haliyle, kalabalık sayısı hakkında bir fikir beyan edemeyeceğim. Ama ahaliyi cansız, Tayyip Bey’i durgun gördüm… Formunda olmadığını; yeni bir şey söylemediğini rahatlıkla söyleyebilirim. Yeni bir hikaye yazamıyor, hikayelerin eski versiyonunu tekrarlıyor.

***

Emin bir yerden bana ulaşan bilgiyi paylaşmak istiyorum. Tüm belediyelerin (Büyükşehir ve 16 ilçe) personeli, Lale Camii civarında toplanmış, Kazancılar üzerinden meydana gitmişler… Tabii, mitinge getirilmek istenen ve CHP Milletvekili Çetin Arık’ın görüntülemek istediği büyük bir holding personeli ile ilgili bir şey bilmiyorum. Sadece basına yansıyanı biliyorum.

***

Yine görgü tanığı anlattı. Bir de ne olmuş biliyor musunuz? Geçmişte, rahmetli Özal’ın mitinginde olduğu gibi, miting esnasında alan boşalmaya başlamış. Biliyorsunuz o seçimde ANAP’ın oyu “21,75”e düşmüş ve rahmetli; “üstümüzden silindir gibi geçtiler!” demişti.

***

Kayseri’ye yapılan açılan, yapımı devam eden ve temeli atılan yatırımlarla ilgili verilen rakamlar için bir şey söyleyemem… Zira, aksi bilgi yok elimde. Sadece üç noktaya değineceğim o kadar. Birincisi, açılış yapılan bir firmanın, tüm televizyonlarda reklamının yapılması ve bu fabrikaya, tahmin ediyorum, Mehmet Özhaseki’nin de ortak olması. Zira, ortağı olduğu bir firmanın adı geçiyordu. Canlı yayında yapılan bu reklam için binlerce lira ödemek gerekir. Çok şanslılar…

***

İkincisi ise teknik bir konu. Konuşmanın bir yerinde geçen; 6 bin 100 kilometre karayolu varken şuanda 28 bin kilometre karayoluna ulaştırdık mı?” sözü. Bunda bir sıkıntı var. Metin hazırlayanlar nasıl farkına varamadı? Bilemiyorum.Kusura kalmasınlar, Karayolları Genel Müdürlüğü “sitesinde” apaçık öğrenebileceğimiz bilgi de bu denli bir yanlışlık yapılırsa, gerisine de bir soru işareti koyarım.

***

Sayın Erdoğan’ın meramı “devlet ve il” yolları toplamı ise, 2021 sonu itibarıyla bu rakam 64.994 km.Yani 28 bin km. değil. İktidara geldikleri 2002’de ise bu rakam 61.368 km. imiş. Yani yirmi yılda 3.600 km. “devlet ve il” yolu ilavesi yapılmış. İki dönemde yapılan toplam 3.552 km’lik otoyol bunlara dahil değil.

***

Yok kastedilen “bölünmüş yol (düble + otoyol)ise, 01.01.2022 itibarıyla 3.552 km.’si otoyol olmak üzere, 26.973 km.’ye ulaşılmış. Diyelim 28 bine yakın… Bu kadar hata, “kadı kızında” da olur.

***

2002 sonunda bölünmüş yol 6.100 km idi. AK Parti iktidarından önce bin 714 km. olan otoyol uzunluğunu, 2 bin 875 kilometreye çıkarıldı.

***

Yani, sonuçta 3.600 km. yol ilavesi var, yirmi yılda. Tabii, yolların niteliği değişti. Bu bir başarı. Ama unutmayın, duble yolların istimlaki ana omurga tesis edilirken yapılmıştı. Soru şu: Bu iktidar, duble yol için kaç kilometre kare kamulaştırma yaptı? Bunun bilinmesi lazım.

***

Bilinmesi gereken diğer bir kon da şu: Acaba, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ne kadar yol devredildi ve bunun niteliği neydi?13.900 km’si stabilize şose ve 4.450 km’si toprak olmak üzere, toplam 18.350 km yol ve 94 köprü vardı.  Cumhuriyet’in ilanında karayolu diyebileceğimiz 18 bin km. yol söz konusu…

***

Tabii, genç Cumhuriyet işe,“akıllı yol”, otoyol, duble yollarla başlayamazdı. Yani, günümüzü geçmişle kıyas ederken Cumhuriyet’in karayolu stratejisini bilmek lazım. Yoksa, yanıltıcı bilgiler veririz topluma. Geçmişi ret ya da yok saymak doğru değil.

***

Önce idari altyapı ve mevzuat oluşturulurken yıllara ya da dönemler göre şu politikalar hedeflendi. Bu da Karayolları Genel Müdürlüğü sitesinde geniş geniş anlatılmış. Ben de oradan yararlandım.

- 1923 Erişilebilirliği Sağlayan Yollar

- 1950 Yaz-Kış Geçit Veren Yollar

- 1960 Asfalt Sathi Kaplamalı Yollar

- 1970 Bitümlü Sıcak Karışım Kaplamalı Yollar

- 1985 Otoyollar

- 2003 Bölünmüş Yollar

- 2013 Akıllı Yollar ve Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştirilen büyük projeler.

***

Demem o ki; “evvelce hiçbir şey yoktu, ne görüldüyse bizlerin döneminde görüldü!” politik söylemi batıl; külliyen yanlıştır. Bu anakronik bir haldir. Türk siyaseti bundan bir türlü kurtulamadı; AK Parti döneminde bunun şahı yapılıyor. 

***

Gelelim Kayseri hızlı trenine. Cumartesi günü temeli atıldı, Tayyip Bey tarafından… Hayırlı ve uğurlu olsun. Bu saatten sonra bir şey diyemeyiz. Bundan böyle, sadece süreçleri ve gerçekleşmeleri izlemekle ve Kayseri’nin muhterem ahalisini bilgilendirmekle yetineceğiz.

***

Temel, Yerköy’de atıldı. Atılan demiryolunun neyi idi? Bilemiyorum… Bir binası mı yoksa Ankara-Sivas yolunun üzerinde bulunan ve Kayseri’ye bir kol verilecek Yerköy’e düşünülen “lojistik merkez” miydi? Bilemiyorum… Zamanla göreceğiz.

***

Temel töreninden sonra, bir aracı vasıtasıyla Ulaştırma Bakanı Sayın Karaismailoğlu ile kısa bir görüşme fırsatı buldum… Sadece, işin 2025 yılında biteceği bilgisi aldım. “Süre uzun değil mi?” dediğimde, yapılan işin “hızlı tren” olduğunu vurguladı. Haksız da değildi…

***

Tabii, Tayyip Bey’in bu tür işlerde, yüklenici ile zaman pazarlığını bildiğimiz için “uzun değil mi?” dedim. Keşke, Sayın Erdoğan yüklenici ile biz zaman pazarlığı yapabilseydi?

***

Bir de Sayın Bakan, 24-25 milyar lira gibi bir maliyetten söz etti. Oysa benim aklımda farklı bir rakam kalmıştı. Arşiv karıştırdım, 15 Ocak 2022 tarihli şu bilgiye ulaştım. İhale yaklaşık 17 milyar lira ile “Doğuş-Çelikler-Özkar” konsorsiyumunda kalmış, dört yılda tamamlanması planlanmış. İşletme hızı da 250 km/h olarak verilmiş. Hat uzunluğu da 142 kmimiş.

***

Şimdilik bildiklerim bu kadar. İleri de, gelişmeleri gördükçe sizlerle paylaşacağım.