FARUK ERGAN


TAHAKKÜM……!


TDK’na göre Hükmetmek, zorbalık etmek, baskı altına almakla birlikte, insanoğlu birbirlerine tahakküm etmekten asla vazgeçmeyecektir. Tahakküm biçimleri, insanların aile fertlerine, şirketlerin çalışanlarına ve kamu idarecilerinin topluma zaman zaman uygulamaktan imtina etmedikleri bir acımasızlık duygusudur. Günümüz Dünyasında güçlüler her fırsatta zayıfları istedikleri gibi kullanmış ve işi bitince linç etmişlerdir, posalarını çöplüğe atmışlardır.

Örnek verecek olursak, kadınlar eşleri tarafından veya töre adı altında, aile fertleri tarafından acımasızca işkenceye maruz bırakılıyor ve yaşam şekli tahakküm altına alınarak sonuçta katledilebiliyor. Çocukların birçoğu da aynı tahakküme tabi tutuluyor. Okul, kıyafet, oyuncak ve gıda seçiminde ailelerin birçoğu çocukların fikrini önemsemiyor. Zannediliyor ki, onlar daha çocuk anlamazlar, bilmezler. Aklı kıt zannedilen Babaların sayesinde, akıllı telefon, akıllı saat, akıllı araba ve akıllı ev kullananlar, bir gün gelecek akıllı çocuklarının kendilerinden hesap soracağından ve kendilerini tahakküm altına alacaklarından bihaberler.

Kamu yöneticileri Toplumun taleplerini görmezden gelerek, gerekli bilgiyi veya hizmeti vermeyerek, suçlayarak, haksız yere cezalandırarak, aşağılayarak veya dalga geçerek Halkını tahakküm altına almaya devam ediyorlar. Hiçbir güzellik, hiçbir zulüm ilanihaye devam edemez. Sorumluluklarınızın gereğini yerine getirin, görevlerinizi yaparak insanları kucaklıyor olmanız bir lütuf değil, himmet olarak da algılamayın, sorumluluğunuzun gereği olacaktır. İnsanlara parmak sallayarak, inanç ve yaşam biçimlerini irdeleyerek fişlemek, ekonomik gücü kullanarak toplumu kendine muhtaç etmek de tahakküm etmenin en ızdırap verici tarafı olsa gerek.

Seçilene kadar seçmene yalvaran İl Başkanı, Milletvekili, Oda yöneticisi vb. Seçildikten sonra başlıyor seçmene tahakküm etmeye. Her konuda belirleyici, her şey sorulası, mağdur ve muhtaç olan horlanası, büyük bir kibir abidesi olarak sahne alıyor ve insanları yok sayıyor. Birde İktidara gelen Partinin mensubuysa vay gele vatandaşın haline, Allah yarattı demiyorlar. Eleştirmek, fikir beyan etmek, tavsiyelerde bulunmak, Demokrasi istemek, Hak Hukuk Adalet istemek, Vatana ihanet etmekle eşdeğer tutuluyor. Akıllı ol birader, bu Vatanı benden daha çok sevdiğini iddia etmen, beni yok sayman bana tahakküm etmenin en acımasız ve en insafsız şeklidir. Toplumları etnik gruplara ayırarak, sen alevisin, sen sünnisin, sen çerkezsin, sen lazsın diyerek bir müddet daha bulunduğun yeri işgal etmen, sana, çocuklarına ve Millete hayır getirmez ama tahakkümün kıyamete kadar devam eder.