KADİR DAYIOĞLU


SUAT HASTORUN

Suat Abi, makine mühendisi. Bizler orta sondayken onlar liseyi bitiriyordu… Kardeşi diş hekimi Nihat Arkadaşım olur…


Suat Abi, makine mühendisi. Bizler orta sondayken onlar liseyi bitiriyordu… Kardeşi diş hekimi Nihat Arkadaşım olur… İkinci yıl girdiğim sınavlarda İstanbul Diş Hekimliğini kazandığımda o, ikinci sınıfa geçmişti. Bir yıl Kara Harp Okulu’nda okuduktan sonra ayrılmış, sınavlara girmişti. Diş Hekimliğini kazanmış. Bana kayıtta falan çok yardımcı oldu. Fakülte o zaman, Beyazıt Kütüphanesi yanında eski bir bina idi… Yirmi gün kadar kayıtlı kaldım, sonra Yıldız Tekniğin elektrik bölümüne geçtim…

***

O yıllarda Nihat, güzel ud çalardı… Şimdi kanun da daha usta olmuş. Okulu bitirdi Düzce Akçakoca’ya yerleşti… Çifte Medreselerin batısında bulunan evlerinde, özellikle bağ göçümünde “mafraj”lar arasında iki tek atardık… Halaoğulları Doğan Abi de (Uğurgör) katılırdı. 

***

Doğan Abi, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden ayrılmıştı… Yıllar sonra yolumuz, Kayseri İller Bankası 6. Bölge Müdürlüğünde kesişti. O evrak kayıt işlerine bakardı… Çok titizdi… Kibar, nazik, güzel bir insandı. Öğrendiğime göre yakın zamanda vefat etmiş. Allah rahmet eylesin… 

***

İşte Suat Abiyi ta o zamandan tanırdım ama samimiyetimiz yoktu… Babaları demiryolcu idi… TCDD bursu ile okudu… Maçka’dan mezun oldu… Demiryolcu olduğu için uzun yıllar Sivas Cer Atölyesi’nde mühendislik, müdürlük yaptı… Sonra diğer yerlerde… Emekli oldu, Kayseri’ye yerleşti. Ünal Eczanesi’ne sık sık gelmeye başlayınca “abi-kardeş” ilişkimiz daha da arttı…

***

Suat Abi, tanıdığım nadir entelektüellerden… Mesleğine çok hakim… Ayrıca spordan, siyasete; müzikten edebiyata ilgi alanı çok geniş; müthiş bir hafızaya sahip. Sekseni aşkın yaşına rağmen, yaşıyor gibi anımsar olayları… Ben de yazılarımda, kitaplarımda ondan çok yararlandım, hâlâ yararlanıyorum…

***

Dedim, çok zeki, espri gücü çok yüksek, Kayseri’nın, diyebilirim ülkemizin hafızalarından…Onun gibisi az gelir… Yıllarca önce, “tren hızını artırın!” diye “Ankara”talimat verince,Suat Abi şunu demişti bana, hatta o günlerde de yazmıştım:“Dayıoğlu, bunlar cinayet işliyor. Bizim demiryollarının altyapısı, geometrisi o hızları kaldırmaz, mutlaka kaza olur!”, demişti. Nitekim Mekece’de kaza oldu… 

***

Kaza, basına şöyle yansımıştı: “Pamukova tren kazası veya Pamukova faciası, 22 Temmuz 2004 günü Sakarya’nın Pamukova ilçesinde meydana gelen tren kazasıdır. Ankara-İstanbul arasında hızlandırılmış tren seferini yapan Yakup Kadri Karaosmanoğlu adlı tren aşırı hızdan dolayı raydan çıkmış, toplam 230 yolcudan 41 kişinin ölümüne, 89 kişinin de yaralanmasına sebep olmuştur.” Hatırladınız mı?

***

Sonuç ne mi oldu? TCDD Genel Müdürü ile ilgili soruşturmaya dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım izin vermedi, suç iki makinistin üstünde kaldı… Onlarda kısa bir süre hapis yatıp çıktılar. 

***

Suat Abi, benim sürekli okuyucularımdan… Çoğu zaman uyarır, yeni bilgiler veriri, düzeltmeler yapar… Geçen gün yazdığım “Hayali Cihan Değer” başlıklı yazımda, rahmetli Menderes ile ilgili verdiğim anekdota bir açıklama göndermiş. Onu aynen yayınlıyorum.

***

Sevgili Dayıoğlu yazında bahsettiğin;"siz isteseniz hilafeti de getirebilirsiniz" sözünü hatırladığıma göre rahmetli Adnan Menderes halk için değil bir parti gurup toplantısında Demokrat Parti milletvekillerine söylemişti. 

***

O gurup toplantısında milletvekilleri hükümeti adeta topa tutmuşlar bakanların bir kısmını şiddetle eleştirmişler bir çok bakan da arka arkaya istifa etmiş nerdeyse ortaya bir hükümet krizi çıkmıştı

Menderes parti gurubunu yatıştırmak için milletvekillerine;"siz her şeye karar verebilirsiniz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz" diye seslenmişti. İktidarda tek parti var başbakan olarak parti tabanının çok sevdiği parti genel başkanı Adnan Menderes var ve böyle olaylar yaşanıyor.Günümüze ne kadar benziyor, ne dersin. Selamlar yazılarını keyifle okuyorum. Lütfen devam et.”

***

Teşekkürler Suat Abi