Milli Eğitim tarikatlara, cemaatlere pardon sivil toplum örgütlerine (STK) teslim edilme noktasına doğru hızla ilerliyor. SankiFETÖ STK (cemaat) olarak başlamadı, devlet katında itibar görmedi. Sanki gökten, zembille indi. Bundan bile ders alamadık, anlaşılan.Merhum Akifsanki;“‘Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar; /Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”dizelerini günümüz için düşmüş.
***
Hal böyleyken, ekonomi çökmüşken, Sayın Meral Akşener, bir türlü söylemediği, kendisine savaş açan “düşmanları” ve onlara karşı açtığı savaşı sürdürüyor… İnanılır gibi değil… Altı aydır, eski ortakları, “altılı” masa ile uğraşıyor, demediğini bırakmıyor; sanki,“mahkumun şaşkını derdini mübaşire anlatır!” gibi…
***
“Men çigûyem, tamburam çigûyed”, “Ben ne söylüyorum, tamburam ne çalıyor!” sözünü, herhalde Meral Hanım duymuştur. Tamam anladık. Tek başına gireceksin… Gir de görelim “karatını”… Yok maksadınız, Ankara ve İstanbul’u AK Parti’ye teslimse, açıkça söyle… Etrafta dolaşıp durmayın. Vallahi, bu saatten sonra kimse yemez sızlanmalarınızı; tabanınız da… Ölmez sağ kalırsak göreceğiz, sandığa şunun şurasında üç ay kaldı…
***
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meclis’teki bütçe görüşmelerinde bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2024 yılı bütçesine ilişkin konuştu.Bakanlığının 2 bin 709 protokolünün bulunduğunu ve bunların 10’unun tarikat-cemaatlerle imzaladığını açıklayan Tekin, sözlerine şu şekilde devam etti: “Sizin ‘tarikat’ dediğiniz yapılarla bizim protokolümüz var, çocukların dağa çıkmasını engelliyorlar.
Onlardan siz bunun için rahatsızsınız… Protokol yaptığımız bu sivil toplum örgütleri sizin çocukları dağa çıkarmanıza engel olduğu için çatlıyorsunuz. Ben o STK’larla protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için, sizin insan kaynağınıza insan yetiştirmemek için buradan devam edeceğim.”
***
Sayın Bakan haksız değil ama yanıldığı bir nota var. O da şu: Şimdi, Milli Eğitimi teslim ettikleri STK’ların yetiştirdiği çocuklar dağa çıkmıyor fakatdaha dün, “15 Temmuz”da gördük, o zaman teslim edilen FETÖ“havaya” çıktı.Dağdan değil, havadan “kurşun” sıktı.
***
Şimdikiler, nereden “kurşun” sıkacak? Göreceğiz. Ama bunların laik ve demokratik Atatürk Cumhuriyetin içini oydukları muhakkak…
***
“Çok hoşunuza gidecek bir şey daha söyleyeceğim”, diyor sayın Bakan. “Şu anda, 2023yılı itibarıyla geçerli 2 bin 709 tane protokolümüz var. Bu protokollerden 1167 tanesi resmi kurumlarla. 550 tanesi STK’larla. 986 tanesi ise TEMA’dan Kızılay’a bir sürü STK’yla.”
***
“Bunların içinde sizin tarikat-cemaat dediğiniz bizim STK dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ve ben bu protokollerle bize hizmet eden, destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya devam edeceğiz.” Meral Hanım ve Devlet Bey, bunlara ne der? Çok merak ediyorum…
***
El atmadıkları yer, bir anaokulları kalmıştı… Çok şükür onu da gördük. Sırada kreşler var… Ondan sonra da, “değer eğitim!” adı altında, evlerimize gelirlerse hiç şaşmayın.
***
Tabii, bu “değerler” denilen şey ne? Sayın Bakan açıklasa iyi olurmuş. Hangi değerler?Sayın Bakana soruyorum; Çağdaş Yaşamı Düşünce Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Alevi ve Bektaşi dernekleri, Aziz Nesin Vakfı, TED vs. ile de yaptığınız protokoller var mı? Yoksa, bunları STK olarak saymıyor musunuz? Yoksa bunları, “çocukları dağa çıkartanlar” zümresinden mi sayıyorsunuz?
***
İkincisi, “dini STK”’lar, hangi dinin ve bunun hangi ekolünün “değerler sistemini”, genç dimağlara aktarıyor? Unutmayın, “dimyata pirince gidince evdeki bulgurdan da olursunuz!”Ufacık da olsa, bir inanç kırıntısını yok edersiniz. Öyle ya, STK adına eğitim verenle, aile/çevre çatışırsa ne olur? Unutmayın, bu yaştaki çocuklar, somut şeylerden anlar. Nerede, nasıl, niçin soruları sorar; nesnel varlıklar ilgisini çeker.
***
Çocukları, “dağa çıkmaktan” önleyeceğiniz derken bir de bakmışsınız onlara “ateizm, deizm, agnostizm” kapısını açmışsınız… Demem o ki, o yaştaki çocuklara, nesnel olmayan, asırlardır tartışılan ama bir türlü karara varılamayan, hatta din içi savaşlara neden olan itilaflı şeyleri değil, nesnel şeyleri anlatmak gerekir.
***
Sayın Bakankatılır mısınız, bilemem… Bir STK olan, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Eğitim sisteminde çağdaş eğitimle bağdaşmayan konuların gündemde olmasının ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ile uyuştuğunu söylemek mümkün değildir" diyor ve devam ediyor;
***
“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ekonomik ve sosyal kalkınmayı başarmış, demokratik laik bir hukuk devleti olan Türkiye için çağdaş bir eğitim seferberliğine ihtiyacımız var.”
***
“Müfredatı 21. yüzyıl becerilerine uygun hale getirmek, gençlerimize çağın gerektirdiği yetkinliklerin kazandırılması ve katma değeri yüksek bir ekonomi açısından büyük önem taşıyor. Kimseyi geride bırakmadan her bir öğrencinin kaliteli bir eğitime ulaşmasını sağlamak önceliğimiz olmalı.”
***
“Çağımızda genç kuşaklarımızı ezberciliğe değil eleştirel ve yaratıcı düşünceye dayanan bir eğitimle buluşturmalıyız. Gelecekte özgür düşünen bireylere hem toplumsal yaşamda hem de iş yaşamında her zamankinden daha çok ihtiyaç duyacağız. Kalkınmanın her boyutunda koyduğumuz iddialı hedeflerin gerçekleşmesi de bunu gerektiriyor.”
***
“Ülkemizin bu yöndeki ihtiyacı ve yakın geçmişte yaşanan acı tecrübeler dikkate alındığında cemaat ve tarikatlara eğitim sisteminde yer olmaması gerekir. Eğitim sisteminde çağdaş eğitimle bağdaşmayan konuların gündemde olmasının ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ile uyuştuğunu söylemek mümkün değildir.”
***
“Milyonlarca öğrenci, veli, öğretmen, iş, emek, teknoloji dünyası ve akademi gibi çok geniş bir çevreyi etkileyen eğitim alanında bilime dayalı politikalar uygulanması esas olmalıdır.”


