Eski İçişleri Bakanı Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan’ı bu köşede üçüncü kez ağırlıyorum.
Söyledikleri son derece önemli ve altı kalın çizgilerle çizilmesi gereken, ısrarla üstünde durulması gereken Türkiye’nin ana meseleleri.
Peki ne diyor Tantan?
“İktidar, içine düştüğü vaziyetten bir çıkış yolu bulamıyor, bulamaz da!
Çünkü tarihini inkar ediyor, tarihini inkar eden bir zihniyetin başarılı olması mümkün değildir.
Taliban ya da buna benzer kullanılan bir yapı Türkiye içerisinde var olabilir, bundan derin bir endişe duyuyorum. Toplumun kucaklaşmaya, kucaklaşma diline ihtiyacı var.
Anadolu’daki büyük potansiyeli kullanmak için toplumsal ayrışmayı yok etmek gerekiyor.”
Neden?!..
Bugün yine sizlere Tantan’ın açıklamaları ile Türkiye gerçekleri ve Cumhur İttifakının AK Parti’nin neler yaptığına ve neleri yapmadığına dair söylemler.
KISIR TARTIŞMALAR BİTMELİ
Sabun köpüğü gibi Türkiye’yi bir yere götürmeyen tartışmalara dikkat çeken Sadettin Tantan, “Türkiye’nin kısır tartışmalardan uzaklaşarak hızla halkın gündemine odaklanması, içeride birlik ve beraberliği sağlaması gerekiyor.
Türkiye’nin kısır tartışmaları bırakarak; eğitim, savunma, dijital dönüşümde atağa geçerek, özgürlük, güvenlik, adalet üçlüsünü yurttaşlarına eksiksiz bir şekilde sunması gerekiyor.
İktidarın bunu yapabilecek bir kapasitesi yoktur.” diyor.
Son günlerde kamuoyunu en çok meşgul eden bir başka konuya da dikkat çeken Tantan’ın şu uyarısı da son derece önemli:
Kamu kurum ve kuruluşları işe alımda kanun ve yönetmeliğe uygun hareket etmek zorundadır.
Teftiş raporunu etkileyebilecek söz ve eylemlerden de kaçınmak gerekir.
Kamu kurumları arasında birbirini suçlayıcı bir görüntü oluşması devlet geleneğimiz açısından üzüntü verici...
SOSYAL MEDYAYA DAİR
“Sosyal medya düzenlemesi bir oldu bittiye getirilmemeli.
Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları gözetilerek, ifade özgürlüğü korunmalı.
Modern devletlerin 3 ayağı; Adalet, Özgürlük ve Güvenlik kavramlarından asla taviz veremeyiz.” Uyarısı yapan Tantan geleceğin en önemli iletişim aracı Sosyal medyanın önemine de vurgu yaparak iktidarı uyarıyor.
EKONOMİYE DAİR….
“Günü kurtarma maksadıyla alınan popülist kararların Türkiye’nin geleceğine olumlu bir katkısı olamaz.” diyen Tantan, “ Türkiye; küresel güçlerin dayattığı neoliberal politikalara boyun eğmeyerek, Türkiye’ye özgü ve çağın gereklerine uygun ekonomi, eğitim, tarım, sanayi alanlarında yeni politikaları hayata geçirmelidir.” görüşünü “İktidar, 20 yılda devasa bütçelere sahip olmasına karşın Türkiye’yi çağın gereklerine uygun katma değerli üretim yapabilme seviyesine taşıyamamıştır. Ekonominin gerçek anlamda düzelmesi ancak katma değerli üretim ve bunun devamlılığını sağlayacak nitelikli eğitim ile mümkündür.” vurgusu ile deva ettiriyor ve finali de Asgari ücret ile yapıyor.
“Ekonomiyi sadece asgari ücrete yapılan zam oranı üzerinden değerlendirmek hatalı bir yaklaşım.
Kent ve kırsalın birbirini beslediği bir sistemi, modern bir eğitim anlayışını ortaya koymadıkça ekonomik dışa bağımlılıktan kurtulamayız.
Bugün iktidar ne açıklarsa açıklasın halk nezdinde inandırıcılığı kalmadı.
Ekonomideki belirsizliği giderecek temel politikaların üretilmesi acilen siyasetin bir numaralı gündemi olmalı.
Ekonomik bağımsızlığını yitiren toplumların siyasi bağımsızlığını yitireceğini unutmamalıyız. ”
TÜRK TARIMINA DAİR…
Mesela tarım ile ilgili de önemli göndermeleri var Tantan’ın.
Ne diyor Türk tarımı ile ilgili?
“20 yıllık iktidar zihniyetinin; eğitimde, üretimde ve tarımdaki politikasızlığının sonucu olarak fahiş zamlarla karşı karşıyayız.”
Eğitimle ilgili özellikle de Meslek liselerine dair tespitler mi?
“Meslek liselerini, ihtiyaca göre nitelikli ara eleman yetiştiren bir kurum olarak geliştirmemek, modern üretimde geri kalmamıza neden olmuştur.
Nitelikli eğitim kurumu kurmak bir yana var olan kurumların içini boşaltan güç, bugün artan fakirliğin ve zamların gerçek sorumlusudur.”
HEP SÖYLEM… İCRAAT NEREDE?
İşte Tantan’dan hafızalara kazınacak sorular; “Altay Tankı projesi 1996 yılında başladı. 2005 ve 2009’da seri üretim aşamasına gelmesine rağmen milli tankımız üretilemedi.
Üstüne üstlük Tank Palet Fabrikamızın yarısı Katarlılara satıldı. 20 yıldır ülkeyi yöneten bir iktidara bu konuda hesap soruldu mu?
2011’den bu yana her seçimde savaş uçağımızı üretiyoruz, yerli otomobili üretiyoruz diye boy boy afiş asanlara nerede bu uçak, nerede bu otomobil diye hesap soruldu mu?
Türkiye’nin üretimini gerçekleştirdiği, ancak küresel sermayenin önünü kestiği Aselsan 1919 telefonu dünyaya pazarlanabilseydi belki de bugün Türkiye dünyanın en büyük telefon ihracatçısı olacaktı.
Bunu engelleyen işbirlikçiler, devletin arşivi sayesinde bilinmektedir.
Bu vesile ile önemle vurgulamak isterim ki; 30 Kasım 2007’de şaibeli bir kazada kaybettiğimiz Prof. Dr. Engin Arık ve değerli mühendislerimizi, yine 2007 yılında kaybettiğimiz Aselsan mühendislerini ve bu uğurda mücadele eden kahramanlarımızı asla unutmayacağız, unutturmayacağız!”


