Geçen gün yol kesen, eteğine, ceketine sarılarak para isteyen… Vermeyince, peşini bırakmayan, zamk gibi yapışan çocuklardan söz etmiştim. Zorla para istiyorlar… Verince tümden yandın, peşinden diğerleri de geliyor; avına saldıran aslan, sırtlan, çakal sürüsü gibi… Birisi bırakıyor, diğeri yapışıyor…
***
Versen bir türlü vermesen bin türlü… Vermesen, fiziken dirensen başına ne geleceğini bilemiyorsun… “Niyazi olmak!” da var, Allah saklasın... Bir bıçak darbesi alman da mümkün… “Erkete” de varsa, dayak yemen de mümkün… Bir bela ki, püsküllü beladan da kötü…
***
Yazım Emniyette, zabıtada yani kolluk güçlerinde nasıl bir yansıma buldu bilemiyorum ama ikisi balıkçıların, üçü Millet Caddesi’nde işyeri olan beş arkadaşımdan teşekkür telefonu geldi… Önemli bir konuya değindiğim için memnuniyetlerini bildirdiler…
***
Belli ki, bu çocuklar yalnız değil… Bunları, sanırım, organize edenler var. Zira yedi-sekiz bilemedin on yaşında çocuklar bu kadar cesur olamazlar. Ha. Para ister vermeyince, peşini bırakır... Yani dilenir ama fiziki bir tepki gelmeyeceğini bilirsiniz. Fakat bu öyle değil, resmen ve alenen yolunu kesiyor, üzerine yapışıyor. Vahim bir olay vukuu bulmadan gerekli önlemlerin alınması gerekir.
***
Bu, kolluk güçlerinin hangisinin görev alanına girer, bilemem. Ama bir sorun var orta yerde… İnanılmazsa, mesela Millet Caddesi’nde, Orduevi karşısında yani alışverişin yoğun olduğu yerlerde, “tebdili kıyafet etsin”, zabıta da dahil diğer kolluk güçleri, bakalım ne görecekler. Hatta birisi para versin bakalım ne olacak? Hemen arkasından bir kaçı daha gelecek mi, gelmeyecek mi?
***
Eskiden de trafik kazaları olurdu… Bu kazalar, iki aracın çarpışmasından öteye geçmezdi… Ama şimdi zincirleme kazalar oluyor, basına da yansıyor… Emniyette mutlaka vardır. Umarım, zincirleme kazaların istatistiğini tutuyordur Büyükşehir.
***
Bence, bu kazaların bir iki temel nedeni var. Bunu göremezlerse, sorunu da çözemezler. İmarlı alanlarda, çoğu zaman dik yan bağlantıları olan “hız yolları” oluştu. Hal böyle olunca, imar, gerekli ölçülerde “yol geometrisi” oluşmasına izin vermiyor. Demem o ki; azami 70 km/h hız limiti olan bir ana yola, doğrudan bağlantılı yol olmaz.
***
Mesela, Tuzla’dan başlayan Kadıköy’de sonlanan İstanbul E-5’e doğrudan bağlantı göremezsiniz. Hep yonca yaprağı ile bağlı giriş ve çıkışlar. O nedenle, yanına da “yan yol” yapılmış. İmar nedeniyle, bizde, şehir içinde bu mümkün değil. O nedenle, kent içinde “hız yolu” oluşmasına izin vermemek gerekir. Bunu da “ışıklar” bloke eder… Sonuçta, gideceğiniz yere üç-beş dakika gecikirsiniz, o kadar…
***
Bir de yine imar nedeniyle sağ ve sol görüş için yeterli “görüş konisi” yoksa, risk daha da artıyor… Bunlara, bu güzergahlarda bulunan ve doğrudan ana yola bağlanan otoparkları düşünün… Bir de bakmışsınız, “pat” diye önünüze çıkıyor, parktan çıkan araç…
***
Ahi Evran Caddesi’nin yaya kesimine, sağlı sollu her yıl çim ekilir ama hiç düzen tutmaz. Buna rağmen ilgili belediye ekmeye devam eder, her yıl… Biz de bunu yazarız ama dinleyen olmaz… Tamam, bizi dinlemesinler ama şu soruyu da kendilerine sorsunlar: “Ya hu, biz buraya her yıl çim ekiyoruz ama hiç düzen tutmuyor, acaba neden?”
***
Bir kere bu cadde, ağırlıklı olarak öğrencilerin eğleştiği, lokanta, çay ocağı, kahve, dürüm satan dükkanların çoğunlukta olduğu bir mekan haline geldi… O nedenle yapılacak şey şu: Asla çim ekmemek… Peyzaj anlamında ağaç dikmek, dükkânların önüne, belirli ölçülerde, masa-sandalye konmasına izin vermek. Sanırım, bundan da belediyeler, “işgaliye parası” alıyor. Dolayısıyla bir gelir elde eder kurum…
***
Gelin buralara çim ekmekten vazgeçin… Hem bunların bakımı zor, hem de çok su ister… Mümkün olduğunca ağaç dikilsin, araları da, taş döşensin… İnanın Belediyenin üstünden büyük bir yük kalktığı gibi, tertemiz de olur… Buradan çok geçen birisiyim… İnanın, Büyükşehre birkaç yüz mesafedeki yaya yolu hiç hoş bir görüntü vermiyor… Oysa, “çiçek gibi olmalı!” bu mekanlar.
***
Mesela, Hunat Camii etrafında da çim azaltılabilir. Taş döşenir, aralara banklar konur… İnsanlar dinlenir, vakit namazını bekleyenler için elzem bir yer… Buluşmak için güzel bir randevu yeri... Dershaneye gelenler rahat eder... Mevcut çay ocakları da hizmet verir.


