KADİR DAYIOĞLU


SİYASAL ZEMİN…

Hoca sen“din-i Mübine” mi hizmet ediyorsun yoksa“korku iklimi” yaratıp, egemenlerin değirmenine su mu taşımak istiyorsun, bir seçim öncesi? Dinin, inancın yakasından elinizi çekin be!.. Bıktırdınız artık insanları… Bu konuşmalar Cumhuriyet Savcılarının ilgisini çekmez mi?


Şunun şurasında seçimlere dokuz ay kaldı… Ortam çok gerginleşiyor. Bu seçim iktidar ve muhalefet için “olmak ya da olmamak!” seçimi. Buna, yabancılar; “to be or not to be!” diyor…İktidar, kaybetmemek için elinden geleni yapacak. Öyle gözüküyor… Herhalde, siyasal popülizmin, oportünizmin şahını yaşayacağız. “Benden sonra tufan!” mantığı ile… Zira kaybettikleri anda yirmi yılın hesabı gündeme gelecek.

***

Muhalefet kaybederse, çoğu lider ve partiler tasfiye edilecek… Yeni partiler, yeni liderle gündemimize gelecek. Tabii, ülkemiz de “Şangay Beşlisi” ile simgelenen otoriter bir yapıya doğru süratlice evrilecek… Şahsen benim için önemli olan, demokratik hak ve özgürlükler bağlamındaki kazanımlarımızın, yok olmaması…

***

Son günlerde iktidara yakın etkinliklerin hızla devam etmesi, hiçbir engele tabi olmaması; muhalif görünen ya da öyle intiba uyandıracak etkinliklere peş peşe yasaklar gelmesi. Toplumun ve bireylerin hayat tarzına, “dini referansların”, kıyasen, örnek gösterilmesi. “Adet-i belde” haline gelen “festivallerin”, çoğu “din soslu” toplulukların itirazı üzerine, mülki amirlerce yasaklanmasını.

***

LGBT karşıtı yürüyüşlere, adeta devlet desteği ile izin verilmesi. Bu toplantıda, “şeriat sloganları” atılması, çalınan gitar solosuna bile;“dinimizde yok!” diye tepki verilmesi; camilerde kadınları özne alıp tesettür üzerine yapılan konuşmalar ve buna erkeklerin de dahil edilmesi girilen yolun niteliğini bizlere göstermekte…

***

LGBT, eşcinsellik, oğlancılık, lezbiyenlik. Ne derseniz deyin… Bunlardan rahatsız olanlara şu soruları soracağım. Yanıtlarını bilmediğim için çok merak ediyorum:

***

a. Bunlar ülkemizde, batı kanalıyla, “laik ve demokratik Cumhuriyet” ile mi geldi? Eskiden yok muydu? Mesela, ceddimiz Osmanlı ve Selçuklu döneminde de var mıydı?

b.Emevi ve Abbasiler döneminde bunlara nasıl bakılırdı?

c. Yakın doğu, orta doğu ve uzak doğuda da durum neydi? Mesela İran ve Suudi Arabistan’da yoğun muydu?

d. Neticede dünyanın dört bir yanında, bunların kurumsallaştırdığı dönemler var mıydı? Yoksa “nev zuhur” bir şey mi?

***

Bu konuyu “facebook”uma taşıdığımda bir dostum, birkaç kitap ismi gönderdi. Bağdan göçünce bunları temin edeceğim. Mutlaka okuyacağım… Bakalım durum neymiş. Meraklıları için kitapların isimleri neydi: “Osmanlı Padişahları” (Reşat Ekrem Koçu), “Duru Tarih” (Bostanzade Yahya), “Ziyafet Sofraları” (Gelibolulu Mustafa Âli), “Has Bağçe, Mutripler, Nedimler” (Halil İnalcık), “Osmanlı’da Seks” (Murat Bardakçı). Seyahatname (Evliya Çelebi).

***

Gidişata,yazılı ve görsel medyanınyüzde 95’e yakının iktidar kontrolünde olması; Halk TV, Tele 1, KRT, Flash TV ev FOX TV gibi sınırlı sayıda ve eleştirel yaklaşan RTÜK tarafından ceza üstüne ceza yağdırılması. RTÜK’ün adeta iktidarın, muhalifler üzerinde sopası misyonu üstlenmesi, kuşkularımı giderek artırıyor. Endişem o ki, muhalif TV’lerin, “lisans iptali” ile susturulması. Vatandaşın, özgürce haber alma hakkına “ket vurulması!”.

***

Tabii, bununla kalsak iyi… Şimdi de, iktidar değişikliğinde kaosa hatta “iç harbe” gidilebileceği gibi korku salan bir psikolojik ortamın yaratılmak istenmesi, çok dikkat çekici…Bir muhabirin yönelttiği "Kılıçdaroğlu aday olup kazanırsa Türkiye'nin nasıl bir yol alacağını düşünüyorsunuz?" sorusuna yanıt veren Ümit Özdağ şunu dedi:

"Kılıçdaroğlu kazanırsa,HDP ile desteğiyle kazanır. HDP desteğiyle kazanırsa 2024'te yerel seçimler olur. Yerel seçimlerde Güneydoğu Anadolu'da HDP büyük bir atılım yapar ve belediye başkanlıklarının büyük bir kısmını ele geçirir. Ve örgütle HDP arasındaki etkileşim yoğunlaşır. HDP desteğiyle geldiği için ve devam ettiği için bunlara Kılıçdaroğlu dokunmaz. Bir süre sonra Suriyelilerin yoğun yaşadığı yerde karışıklık çıkar. O zaman bu belediyeler birleşir ve çıkan karışıklığa karşı uluslararası destek ve PKK desteği isterler. Ve Türkiye iç savaşı başlar."(yeniakit.com.tr, 15.09.2022)

***

Özdağ, “nereye koşuyor!”, nereye göz kırpıyor, “kripto iktidar yanlısı mı?”, bilemem ama bu yaklaşımın, iktidar değirmenine su taşıdığı muhakkak…

***

Görünen o ki, kayyımlara rağmen, şayet kapatılmazsa, anılan yerlerde ki belediyeleri yine HDP kazanacak, önceleri olduğu gibi… Buna rağmen, geçmişte ki“iç savaşı”, HDP’ye sıcak bakmayan başbakanlar ve cumhurbaşkanları mı önledi?sorusu doğal olarak sorulur…

***

“AB Yolu Diyarbakır’dan geçer!”, “Kürt realitesini tanıdık!”, “Açılım süreci”, “Oslo Görüşmeleri”, “Dolmabahçe Mutabakatı”, “Kürtçe televizyon!”, “Âkil adamlar”, meydanlarda okunan “Meğrimeğri” şarkıları, kardeş Öcalan’ın TRT’ye çıkması, “İmralı canisi”nin mektubunun mitinglerde okutulması, il görevlilerinin PKK militanlarımı görmezden gelmesi, “iç savaş çıkartmadı” da, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nunCumhurbaşkanı olması mı bunu çıkartacak?

***

Kırk yıl oldu, PKK terör örgütünün kan dökmeye başlamasına… Bu sürede yöre halkına, vatandaşlarımıza, kan kusturdular. İnsanlar topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Çocuklarını zorla dağa kaldırdılar ama o bölge insanı yine de bunlara itibar etmedi. Terörün yoğunlaştığı, pik yaptığı dönemde “iç savaş” çıkmadı da şimdi mi çıkacak? Bu, ülkede yaşayan ve vatandaşlık bağı ile bağlı olanlara bir bühtandır. Herkes, ağzından çıkan lafı duyacak! Yok öyle sallamak

***

Sallayanlardan birisi de, “Cübbeli” lakabı ile maruf, Ahmet Ünlü… 8 Eylül 2022 tarihinde kaydedilen görüntülerde Cübbeli; ''Önümüzdeki günler çok hayır göstermiyor. İlerisi hayırdır ama çok vatan haini var. Çok din-devlet düşmanı var. Onun için bir temizlik de icap edebilir'' ifadelerini kullandı.

***

Hoca sen“din-i Mübine” mi hizmet ediyorsun yoksa“korku iklimi” yaratıp, egemenlerin değirmenine su mu taşımak istiyorsun, bir seçim öncesi? Dinin, inancın yakasından elinizi çekin be!.. Bıktırdınız artık insanları… Bu konuşmalar Cumhuriyet Savcılarının ilgisini çekmez mi?