NEBAHAT ERDOĞAN


ŞIMARIK UTANMAZLAR…

Birkaç gündür medyada bulunan haberleri mutlaka okumuşsunuzdur. Katar’da bir askeri helikopterin denize düşmesi sonucu, bir askeri, iki Aselsan mühendisi ve dört Katar askerinin ölümüyle sonuçlanan kazayı. Bildiğiniz gibi, İsrail İran savaşı bir aydır devam ediyor. Ne mübarek Ramazan ayı dinledir, ne de bayram, yüzlerce insan bu mübarek ayda katledildi. Ramazan Bayramı da savaşın gölgesinde ne kadar kutlanırsa o kadar kutlandı acılarla. Ramazan Bayramı’nın üçüncü günü içimizi yakan ise Katar’da askeri helikopterin kaza kırım sonucu denize düşmesiyle biri asker, görev şehidi olan iki mühendisimizin haberi oldu.


Birkaç gündür medyada bulunan haberleri mutlaka okumuşsunuzdur. 

Katar’da bir askeri helikopterin denize düşmesi sonucu, bir askeri, iki Aselsan mühendisi ve dört Katar askerinin ölümüyle sonuçlanan kazayı. 

Bildiğiniz gibi, İsrail İran savaşı bir aydır devam ediyor.

Ne mübarek Ramazan ayı dinledir, ne de bayram, yüzlerce insan bu mübarek ayda katledildi.

Ramazan Bayramı da savaşın gölgesinde ne kadar kutlanırsa o kadar kutlandı acılarla.

Ramazan Bayramı’nın üçüncü günü içimizi yakan ise Katar’da askeri helikopterin kaza kırım sonucu denize düşmesiyle biri asker, görev şehidi olan iki mühendisimizin haberi oldu.

Bayram günü yaşanan bu acı olay Türkiye’yi derinden üzdü. 

Bununla birlikte herkesin aklında sorular oluşmaya başladı.

Önce şunu hatırlatmak lazım.

Türkiye’nin en kritik Tank -Palet fabrikası bunlara 50 Milyon dolara yok pahasına satılmıştı…

Ne işi vardı bizim askerimizin, mühendisimizin orada.?

Katar’da hangi görevi üstlenmişlerdi.?

Hiçbir konuda Türkiye’ye danışmayan Katar askerimize, mühendisimize ne danışacaktı.?

Bu kaza derinden araştırılacak mı.?

Hukuki olarak soruşturulma açılacak mı.?

Elbette merak edilen sorular bunlar.

Öyle ya, başka bir ülkede kaza sonucu üç şehidimiz var.

Neyin kazaya sebebiyet verdiği mutlaka araştırılmalı.

Diğer yandan bizim, saçının teline kıyamadığımız şehitlerimiz omuzlarda taşınırken, Katar’da rezalet bir durum sergilendi.

Anne babanın kuzusu, vatan evlatları, Ay-Yıldızlı Bayrağımıza sarılmış yerde yatıyordu.

Üstelik bayrağımızı da iple mi bağlamışlar, bir bez parçasıyla mı bilemedim ama, ortaya çıkan manzara içler acısıydı.

Ölüye bile saygısı olmayan elin arabı, Türk askerini, Türk evladını tabuta dahi koymamış alelade bir şekilde yere yatırmış bu şımarık utanmazlar.

İktidarın arap seviciliği… 

Onlara verdikleri tavizin karşılığı, ayıbında ötesindebüyük bir saygısızlık.

Türk’e Türk’ten başka dost yoktur, bunu kulaklarınıza küpe edin.

Bize saygısı olmayan, cenazemizi dahi önemsemeyen elin arabı, zenginliğinin verdiği şımarıklıkla, paranın gücüne dayanarak bizim en hassas olduğumuz, saçının teline kıyamadığımız vatan evlatlarını küçümsemiş durumda.

Ama ne yazık ki, elin arabına da muhtaç durumda olmamız da acı bir gerçek…

Bu vatanın değerli evlatları, bilim insanları bir bir yok ediliyor.

Hatırlarsınız belki, 29 Kasım 2007’de Isparta’da düşen uçakta Türkiye’nin Toryum odaklı nükleer enerji projelerini yürüten altısı bilim insanı 57 kişi kaza sonucu hayatlarını kaybetmişlerdi.

Savaşmadan, mücadeleye girmeden, iş kazası olmadan ölen bu değerli bilim insanlarımızın ülkemiz için ne kadar büyük bir kayıp.

Umarım diğer kazalar gibi, bu kazada örtbas edilmez aydınlığa kavuşur.

Şehitlerimize Allah’tan Rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum.

PASTIRMA…

Yüzyıllardır damak tadımıza dokunan pastırmamız, özenle seçilen etiyle, onu bütünleyen çemen’iyle uzun uğraşlar sonucu sofralarımızda yer alır.

Tabii altınla yarıştığı için, her zaman sofralarımızda bulunmaz ve çok sayıda insanımız da kolay kolay alamaz. 

Çok lezzetlidir, çokta kıymetli.

Kayseri’mizin göz bebeği pastırma, Afyon’la yarıştı, Kastamonu’yla yarıştı, karşısına çıkan rakipleri ayrıcalıklı lezzet bombasıyla yerle bir etti.

Kayseri Pastırması AB tarafından coğrafi işaret tescili alan 46. ürün oldu.

Kayseri Ticaret Odası tarafından Avrupa Birliği Komisyonuna tescil başvurusu yapılan Kayseri Pastırması, AB ‘den coğrafi tescili aldı. 

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Kayseri’yi tebrik ederek, “Kayseri’nin asırları aşan lezzeti, şimdi sınırları aşıyor” dedi. 

Bu konuda önemli desteği olan Kayserili TOBB Başkanı RifatHisarcıklıoğluda, “Tescil sürecinde itirazlar oldu. Uzmanlarımız ve hukukçularımız ile çok uğraştık. 

Sonunda Kayseri olarak hedefimize ulaştık" diye konuştu. 

Vali Gökmen Çiçek, “Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret tescili alması bizim açımızdan gurur verici” derken ATO Başkanı Gürsel Baran ise “Kayseri Pastırması, kendine has aroması, eşsiz baharat dengesi ve ustalıkla yoğrulmuş asırlık geleneğiyle sadece ülkemizin değil, dünya mutfağının da en seçkin lezzet­lerinden biridir” şeklinde konuştu. 

Vali Gökmen Çiçek sosyal medya hesabından ise “Kayseri’de 1500’lü yıl­lardan bu yana ustalıkla hazırlanan pastırma, sadece bir lezzet değil; nesilden nesile aktarı­lan köklü bir kültürün, emeğin ve geleneğin simgesidir. Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) coğrafi işa­ret tescili alması bizim açımızdan gurur verici”dedi.

Tescil çalışmalarında emeği geçenlere teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise “Biz Kayseri olarak sadece üretmiyoruz; değerlerimizi koruyor, markalaştırıyor ve bunları geleceğe emin adımlarla taşıyoruz” dedi. 

KTO Başkanı Ömer Gülsoy , “Hedefimize ulaştık, lezzetimizi dünyaya tescilledik. 

Bereketli topraklarımızın bu eşsiz değerini dünyaya tanıtmaya kararlıyız.

Kayseri’mize ve ülkemize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. 

Ee bizde ne diyelim “AB tarafından coğrafi işaret tescili alan Kayseri Pastırması daha çok insanlara ulaşması dileğiyle, “Afiyet olsun efendim.”