Son yıllarda artan şiddetin boyutu fark etmeksizin her kulvara yerleşti maalesef…
Her meslek grubunda şiddetin artması endişe verici boyuta ulaştı.
Bunun için ayrı birim mi oluşturulacak, yok başka bir sistem mi kurularak acilen hayata geçirilmeli.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, zamanını siyasi polemiklerle geçirdiği için okulların eğitim koşullarına uygunluğu, öğretmenlerin sorunları, öğrencilerin durumları hakkında ki ilgisizliği ve eğitim yuvalarının suç mahalline dönüşmesinden de bi haber…
Her meslek grubunda şiddetin artması endişe verici boyuta ulaştı.
Toplumsal bir kaos yaşıyoruz adeta.
Birim bakanlıklarının, sadece konuşmalarında kalmayacak şekilde, acil önlem almaları, endişeli gidişatı kontrol altına almaları gerektiğinin sinyalleri geliyor.
Bazen boyutu öyle bir artıyor ki; yaptıklarının farkında olmadıklarını ifadelerinde belirtiyorlar.
Hastanede, okulda, sokakta, trafikte, evde, mahallede, binada aklınıza nere gelirse…
Ha birde akran zorbalığı var unutmayalım, yani kısacası her yerde, şiddetin her boyutuyla karşı karşıyayız.
Hasta yüzünden doktora şiddet,
Okulda öğretmene şiddet,
Trafikte yol vermeyene şiddet,
Sokakta yan baktın şiddeti,
Mahallede çocuk kavgası yüzünden şiddet
Binada gürültü şiddeti…
Bu tabloya göre toplumun sinir uçları, tahammül sınırı yerle bir olmuş durumda.
insanlar çileden çıkmış durumda, göz göze gelmek cinayet sebebi sayılıyor neredeyse…
EN KUTSAL MESLEK…
Şimdi öyle bir meslek düşünün ki, dünyada ayrı bir yeri olan ve en kutsal olan öğretmenlik mesleği…
Öğretmenlik mesleğini icra edip de,öğretmenliği sevmeyen yoktur sanırım. O sorumluluğu almak, bir fidanın en doğrularla yetiştirmek özel bir yetenektir.
Çünkü öğretmenlik sadece bilgi vermekle kalmayıp, sevgiyle yapılabilecek bir meslektir.
Yani öğretmenlik yapmanın, insanlara bir şeyler öğretebilmenin temelinde sevgi yatar. (Aslında bütün meslekler için geçerli, sevgi varsa başarı vardır.)Bu duygu ve düşünceyletopluma daha faydalı, daha sağlıklı bilgi ve eğitim verilir düşüncesindeyim…
Düşünün bir anne-babadan önce öğretmen çocuğun geleceğine ışık tutan kişidir.
Evet öğretmen dedik…
Kutsal bir meslek dedik…
Ama…
Yine bir öğretmen cinayeti ve suçu işleyen 17 yaşında ki öğrencisi…
17 yaşındaki bir öğrenci, yanında getirdiği bıçakla iki öğretmeni ve bir öğrenciyi yaraladı.
Ağır yaralanan öğretmen Fatma Nur Çelik, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
İşin garip olan yanı o,çocuk bıçakla rahat bir şekilde okulda dolaşıyor olması.
İfadesinde ki sözleri eğitimdeki liyakatsizlik, güvensizlik, başıboşluğun hat safhada olduğunu gösteriyor.
“Rastgele bıçakladım.
Yanımda her zaman bıçak taşırdım.
O güne özel bir şey değildi” demiş.
Şu rahatlığa bakar mısınız?!...
Eğitimde olduğu gibi bir çok birimde güvenlik yetersizliği ve sorumluların ne kadar acizlik içerinde olduğunun göstergesi.
Bu ilk değil, son da olmayacak…
Fakat bu düzen, bu boş vermişlik devam ettiği sürece cinayetler, şiddetler bitmeyecek.
Atatürk: "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" diyordu.
Ama Fatmanur öğretmen, o yeni nesil’in bıçak darbeleriyle hayatını feda etti.
Ne kadar acı ki, geleceğe hazırladığı öğrencisi tarafından katledilmek…
Olayın akışı için elbette gelişmeleri takip edip, neler olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz.
Ve karşımıza çıkan, Fatmanur öğretmenin “Can güvenliğimiz yok”diye geçen yıl yaşanan başka bir bıçaklama olayının ardından uyarı yapmış olması çıktı.
Sonuç, gördüğünüz gibi hiçbir önlem alınmamış.
Denetim-menetim hak getire.
Çocuklar kılıç kuşanmış, bıçak takmış kime ne…
Nereden tutsanız elimizde kalıyor.
Bir çürümüşlük içerisinde sürüklenip duruyoruz.
Bir okul düşünün ki, kapıda güvenlik yok, birileri her gün okula bıçakla giriyor.
Yalnızca tek okul, tek öğrenci mi bu halde.
Elbette ki hayır yurdun her köşesinde birileri, birilerine şiddette sınır tanımıyor.
Ülkenin her yerinden okullarla ilgili şikayetler geliyor.
Söylenecek o kadar çok şey var ki…
Milli Eğitim Bakanlığına olsun, Çalışma Bakanlığına olsun, diğer bakanlıklara olsun…
Maalesef söyleyemiyoruz, ya terörist olarak yaftalanırız, yada sorguya çekiliriz.
Fakat, Eğitim yuvalarımızın suç mahalline dönüşmesi, liyakatsiz yönetim anlayışının iflas ettiğinin belgesidir.
Eğitimcilerin toplumumuzda ayrı yeri vardır.
Onlara saygı göstermek, desteklemek geleceğimiz için çok önemli.
Ulu Önderimiz Atatürk'ün dediği gibi Eğitim yoksa, esaret ve sefalet var...
Unutmayalım ki; öğretmenler gelecek neslin liderlerini yetiştirirler.
“Bir milletin kalkınması ve ilerlemesi ancak eğitimle mümkündür."
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk


