KADİR DAYIOĞLU


ŞEHİR HASTANELERİ

Peki, bu tespit ve iddialara iktidarın bir diyeceği olamaz mı? Bekliyoruz. Daha çok mu bekleriz?


Sayın Erdoğan'ın "hayalim" dediği şehir hastanelerine ilişkin İYİ Partili Prof. Dr. Ümit Özlale, 2020’de şehir hastanelerine 5,82 milyar TL kira bedeli ve 3,4 milyar TL de hizmet bedeli ödendiğini belirterek, sırf kira bedeli ile altı Erzurum Şehir Hastanesi yapılabilirdi" dedi.

***

Çarpıcı bir rakam daha vermiş. Sadece kur artışından kaynaklı şehir hastanelerine ödenecek kira artışı yaklaşık 20 milyar TL‘miş.

***

Özlale, bloğunda şehir hastanesi yapılan illerde yatak sayısının pek artmadığını ifade ederek, durumu Denizli'deki hastanelerden örneklendiriyor;"Denizli’de bin yataklı şehir hastanesi kurulacak diye il merkezinde kapatılacak devlet hastanelerinin yatak sayısı zaten 995 idi! Şehrin dışında kurulan ama adına şehir hastaneleri denilen kampüslere gitmek için çekilen zahmet de cabası…"

***

"Peki, şehir hastaneleri ölçek ekonomisinden faydalanmak ve dolayısıyla tasarruf sağlamak amaçlı yapılabilir mi?" diye soran Özlale;"2021’de devletin kaynaklarıyla ve klasik 'ihale yöntemi' ile yapılan 1574 yatak kapasiteli Erzurum Şehir Hastanesi 979 milyon TL bedelle tamamlandı. Oysa 2018’de açılışı yapılan 1607 yatak kapasiteli Kayseri Şehir Hastanesi’nin sabit yatırım tutarı 415 milyon Avro! Bugünkü döviz kuruyla Erzurum’dakinin tam 7,5 katı!”

***

Bu nasıl hesap kitap. Doğruysa çok vahim. Özlale, benzeri bir örneği TOBB’a bağlı TEPAV’ın bir araştırmasından vermiş. Bunu ben, birkaç ay önce köşemde paylaşmıştım… Vallahi, bunlar doğru ise “ise” diyorum inanmak mümkün değil, denli servet transferi göstere göstere yapılmaz. Biliyorsunuz, “eşeğe binmenin bile bir usulü var!”

***

TEPAV'ın Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne dair hazırladığı rapora değinen Özlale;"Hastanenin KÖİ modeliyle yapım maliyetinin 6,8 milyar TL, devletin kendi imkanlarıyla yapım maliyetinin ise sadece 3,9 milyar TL olduğu bulunuyor. Neredeyse yarı yarıya! Bu sadece bize özgü bir durum mu? Hayır, değil. İngiltere için yapılan çalışmalar da bir adetşehir hastanesi için yapılan harcamayla üç adet devlet hastanesi yapılabileceğini ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.

***

Sıra geldi, “itin öldüğü yere” yapılan şehir hastaneleri değerlendirmesine. Demek ki sorun, sadece Kayseri’de değilmiş. Bizim de üzerinde durduğumuz, gibi hastanelere ulaşım sorunu, bir “kaynak sorun” olarak karşımızda duruyor.

***

Şehir hastanelerinin kent dışında kurulduğunu ve insanların bu hastanelere ulaşmasının güç olduğunu belirten Özlale;"Kaldı ki uzun bir yolculuğa çıkmadan önce randevu da almanız gerekiyor. Oysa vatandaşın hastanelerden randevu alamadığı haberleri giderek artıyor.”

Peki, neden?

Bunun ana sebeplerinden biri hasta yoğunluğunun büyük kısmını çeken, nitelikli doktor ve tıbbi cihaz altyapısına sahip, nitelikli asistan yetiştiren eğitim ve araştırma kurumları olan merkez hastanelerinin kapatılarak şehir hastanelerinin sağlık sisteminin merkezi haline getirilmesi.

***

Peki randevu alıp şehir hastanelerine giderek önemli bir başarı elde eden hastalara doktorların ayırdığı ortalama süre ne kadar? " değerlendirmesinde bulundu.

***

Hastanelerin maliyetine ilişkin;"Peki o zaman bu hastaneler servet transferi için mi kullanıldı?" sorusuna yanıt arayan Özlale;"Sadece kur artışından kaynaklı şehir hastanelerine ödenecek kira bedeli artışı yaklaşık 20 milyar TL. Oysa Mart ayı verilerine göre Sağlık Bakanlığı’nın 700.114 çalışanının personel gideri 13,15 milyar TL. Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri ise 2,99 milyar TL.Yani şehir hastanelerini işleten 4 şirkete devletin sadece kira bedeli olarak 2022'de ödeyeceği bedel 700 binden fazla sağlık çalışanının 2 aylık ücretine denk geliyor." dedi.

***

Şirketlerin söz konusu yüksek gelirleri elde etmek için risk almadığını kaydeden Özlale; "Bu şirketlere ilk önce hazine arazisi bedava veriliyor. Yetmiyor, alacakları krediye de garanti veriliyor, gerekirse borcu üstleniliyor. Yetmiyor, devlet bu şirketlere 25–30 yıl sürekli kira ödemesi yapmayı hazine garantisiyle kabullenip gerekli görürse sözleşme süresini 49 yıla kadar uzatabiliyor.”

***

“Yetmiyor, hastane çevresindeki tesisleri de bu şirketin işletmesi kararlaştırılıyor. Üstelik hastane ve çevresindeki yapılardaki işletmeler her türlü vergi ve harçtan muaf tutuluyor. Bunlar yetmezmiş gibi yüzde 70 doluluk garantisi veriliyor ki yaklaşık 142 milyar Dolarlık bir hazine garantisinden bahsediyoruz.”

***

“Bir de tabii şehir hastanesinin çevresindeki devlet hastanelerinin kapatılıp mevcut kadroların da şehir hastanesine devredilmesi var. Yani bu halkın sağlığı için kendini ateşe atan (!) bu müteşebbislerin ayaklarına taş değmesin diye ne gerekirse yapılıyor", diyor Özlale…

Peki, bu tespit ve iddialara iktidarın bir diyeceği olamaz mı? Bekliyoruz. Daha çok mu bekleriz?