Seçim mevzuatında yapılmak istenen değişiklikler Meclis’e sunuldu… Aslında dağ fare doğurdu… Unutmayın bir yıldır sürüyor çalışma... Beklentiler çok yüksek tutuldu… “Dar bölge”, “daraltılmış bölge”, seçmen kütüklerinin “Vatandaşlık Numarası” ile hazırlanması gibi söylentiler gerçekleşmedi. Seçim barajını yüzde 10'dan yüzde 7'ye düşürmenin dışında, kayda değer bir değişiklik teklifi yok; şayet Meclis’te görüşmeler sürerken, “son dakika golleri” olmazsa. Diğerleri, engel tanımaz, bir şekilde aşılır.
***
Yaygın kanaate ben de katılıyorum; MHP, “yok!” dese de… Anlaşılan, kamuoyu araştırmalarında oy oranı yüzde 10’un altına düşen MHP’yi kurtarma operasyonu. Diğerleri, merhum Erbakan Hocamızın ifadesi ile “faso fiso…”
***
Haberi basından aktarıyorum… AKP ve MHP’nin yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığı “Milletvekili Seçimi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nde seçim barajının yüzde 7'ye düşürülmesinin yanı sıra dikkat çeken maddeler yer aldı.
***
Maddelere göre, Milletvekili transferiyle yeni kurulan partilerin seçime girmesinin engellenmesi için seçime girme şartları arasında yer alan “TBMM'de grup kurma” şartı kaldırılarak, partilerin teşkilatlarını kurması ve kongresini yapması esas alınacak.
***
Bu açıdan şuanda, “Millet İttifakı” ve onun destekçisi partiler için bir sorun yok. Olsa olsa, kapatma davası süren HADEP’in olası kapatılması üzerine yeni bir parti kurarak seçimlere girmesine engel olmak. Başka bir şey gelmiyor akla…
***
Peki, sormak lazım HADEP, bir önceki seçimlerde şemsiyesi altında seçime giren ve bu seferde girebilme hakkı kazanan partilerden birisinin şemsiyesi altında girerse ne olacak? Mesela, TİP… Yani, HADEP adayları TİP listelerinden seçime girerler ve seçildikten sonra parti kurarlarsa ne yapacaksınız?
***
Siyasi partiler seçim çevresinde gerekli oy oranına ulaşmadan içinde bulunduğu ittifakın artık oylarını alarak milletvekili çıkaramayacak, yani partinin seçim bölgesinde almış olduğu oy sayısı dikkate alınacak. Bu da, 2018 seçimleri öncesine dönülmeymiş. “Artık oy” ile milletvekili seçimine de son veriliyor. Haliyle küçük partilerin, ittifak yaparak milletvekili çıkartabilme imkanını azaltıyor.
***
Seçimlere kısa bir süre kala seçmenlerin yer değiştirilmesi mümkün olmayacak. Sadece tayinler ve zorunlu yer değiştirmeler dikkate alınacak. Bunun için de seçmenin son bir yıl içerisinde sürekli olarak bulunduğu adres esas alınacak. Bu normal, diyecek bir şey yok…
***
Öte yandan seçim sürecindeki yasakları düzenleyen kanun maddesinden “başbakan” ibaresi çıkarılırken, “partili cumhurbaşkanına” yönelik propaganda yasağına ilişkin bir ifade yer almadı. Tabii, bu da eskiden vardı ama “başbakan” için. Sistem gereği, “başbakanlık” olmadığından, bu haktan Cumhurbaşkanının yararlanması istenmiş.
***
Cumhurbaşkanı tek başına seçileceği için, bu uygulama çok antidemokratik, adil ve eşit şartlarda bir seçimi ortadan kaldırır… Cumhurbaşkanı madden ve manen tüm devlet imkânlarını kullanarak seçime girecek ama rakipleri? O nedenle, Anayasa Mahkemesi’nin bunu iptal etmesi gerekir. Tabii, iptal edebilirse… Çok sancılı bir durum…
***
İptal olmasa bile, pek önemli değil. Seçmen tercihlerini değiştirebilecek bir etki yapamaz. Öyle ya; kim ne derse desin, geçtiğimiz İstanbul Büyükşehir seçimleri, Tayyip Bey ile İmamoğlu arasında geçti. Sayın Erdoğan’ın tüm devlet imkânlarını arkasına alarak müdahil olması bile acı sonucu değiştirmedi; ikinci seçimde 800 bin küsur fark çıktı. Yine unutmayın; parasız, pulsuz, arkasında medya desteği ve hiç teşkilat olmayan Ekmeleddin İhsanoğlu yüzde 37 oy aldı, Tayyip Beye karşı… Bence, o seçimin galibi idi…
***
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı, hukukçu Prof. Dr. Bahadır Erdem, yeni kanun metnini Cumhuriyet'e değerlendirdi. Seçim barajının yüzde 7'ye düşürülmesinin Cumhur İttifakı'nın MHP için bir değişiklik olduğunu dile getiren Erdem; "Yeni kanun teklifi, demokrasi için yapılan bir değişiklik değil. Buradaki yüzde 7 barajının nedeni MHP'nin kendisinin yüzde 7'yi geçeceğini düşünmesinden kaynaklanıyor. AKP; demokrasiye faydası olsun, milletin temsilcileri mümkün olduğunca meclise gelsin ve milletin sesi daha fazla bir şekilde TBMM'ye yansısın gibi amaçlarla yapmıyor. Sadece koltuğumu daha fazla ne kadar koruyabilirim gibi düşüncelerle yapıyor. Burada da sadece küçük ortak MHP'yi düşünerek yapılan yüzde 3'lük bir indirim var" dedi.
***
Biz de aynı kanaatteyiz. Zira yapılan değişiklikler, demokratik standartlarımızı artırma yönünde bir katkı vermeyeceği muhakkak…
***
Erdem, seçimi kaybetmekten korktukları için seçim kanununda değişiklik yaptıklarını söyleyerek; "Cumhur ittifakı ne yaparsa yapsın, AKP seçim kanunlarında nasıl değişiklik yaparsa yapsın kesinlikle önümüzdeki seçimlerde kaybedecek ve Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kazanacak.”
***
Hatırlar mısınız? ANAP da Meclis çoğunluğuna dayanarak, inanılmaz değişiklikler yapmıştı seçim mevzuatında ama mutsuz sona faydası olmadı… Bu değişiklikler de bu cümleden, bence.
***
Şayet “Millet İttifakı” ve bileşenleri seçimlerde, “armudun sapı, üzümün çöpü” hesabı yapmazsa, anketlerin gösterdiği mutlu sona erişir…


