Yerel seçimlere şunun şurasında bir yıldan az kaldı. Ondan sonra, dört yıl kadar seçimsiz bir süreç başlayacak… Tabii, bu sürçte çok şey yazılıp çizilecek. Sonucu gördükten sonra; “ben demiştim!” diyenler de çoğalacak. Önemli olan; testi kırılmadan önce ne söylendiği.
***
Biz, çoğu zaman erken öttüğümüz için sonuç da kaçınılmaz yüzümüze vuruluyor;“Şunu, şunu dememiş miydin; şunu şunu yamamış mıydın?” Sözünün muhatabı oluyoruz. Ama sık sık tekrarladığım; “söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil!” bercesteyi söylemeden duramıyorum.
***
Hemen belirteyim bu mısra büyük şair Fuzuli’ye ait. İsterseniz, meraklıları için dörtlüğün tamamını vereyim: “Derdime vâkıf değil canân beni handân bilir/ Hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdan bilir/ Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil/ Çektiğim âlâmı bir ben birde Allah’ım bilir.”Umarım doğru verdim. Bir yanlışlık varsa, mutlaka uyarın.
***
Şimdi size, şimdiye kadar hiç tutmayan benzeri tahminlerimden birisini daha yapayım. Önümüzdeki Belediye seçimleri, tahminime göre şöyle geçecek:
***
Doğu ve Güneydoğu’da, çoğu haritada morla gösterilen illerde yine “Yeşilsol Parti”(HDP) egemen olacak ama türlü nedenlerle, seçilenlerin yerine, yine kayyumlar atanacak.İYİ Parti ve MHP’nin, il seviyesinde bir başkanlık kazanacağını sanmıyorum.
***
Kavuniçi ile boyalı illerde AK Parti, büyük ihtimalle kazanacak. Kırmızı boyalı illerde CHP ile AK Parti çekişecek. Muhtemelen çoğunu CHP kazanacak.Kayseri mi? Tartışmasız, Melikgazi ve Kocasinan ile birlikte BüyükşehriAK Parti’nin kazanacağını söyleyebiliriz.
***
Diğerler ise; bahsi diğer… Ağırlıkları, bu seçimlerde belli oldu. Sanırım, Kemal Bey’in kaybetmesinde DEVA, Gelecek, Saadet ve Demokrat partiden beklenen oyun gelmemesi önemli rol oynadı.Tabii, beklenen oy neydi?
***
Benimki de dâhil tahminler üç partinin oyunun yüzde 7’yi aşacağı hatta yüzde 10’lara varacağı doğrultusundaydı. Hattaüçünün bir liste ile seçime girmelerinin doğru olacağını bile söylendi. Ama CHP listelerinden girmeyi tercih ettiler. Toplamda da otuz beş milletvekilihisselerine düştü.
***
Peki, “Millet İttifak” içerisinde bunların oyu ne? Meçhul… Mesela, Konyalı, bakanlık, başbakanlık yapmış “Davutların Ahmet”Konya’yı sallar sanıyorduk ama göremedik. Aynı şeyi Ali Babacan için de söyleyebiliriz. Ankaralı, Çıkrıkçılar yokuşunda yetişen Bakan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın Ankara’da etkisi ne oldu? Bilemiyoruz ama Davutoğlu gibi olduğunu söyleyebiliriz.
***
Yine mesela, Sivas Belediye Başkanlığı da yapan Temel Karamollaoğlu’nun, Sivas’tan seçilen CHP’li Ulaş Karasu’nun yanına bir de kendi partisinden birisini ekleyebilirdi. Ama olmadı… Gültekin Uysal Afyonlu ama burada da aynı durum.CHP bir milletvekili çıkarttı.
***
Devam edelim: Yeni kuşaklar anımsamaz,merhum Turhan Feyzioğlu, CHP’den ayrılıp, kurduğu Güven Parti’si (Kuzu Partisi) ile girdiği seçimlerde, hemşerileri onu yalnız bırakmadı, destek verdi ve hem de iki milletvekili çıkarttı… Birisi kendisi, diğeri merhum Mehmet Altmışyedioğlu idi. Sanırım, sonraki seçimde de benzeri durum oldu.
***
Tabii, çok örnek var.Kırşehir, ilçeye dönüştürülmesine rağmen merhum Osman Bölükbaşı’na destek verdi… Merhum Mesut YılmazRize’den, Mehmet AğarElazığ’dan,Ahmet ÖzalMalatya’dan bağımsız seçildi.Ne bilelim, biz de benzeri bir ağırlıkları olur sanıyorduk, Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu, Uysal’ın.
***
Yerel seçimlerdeAK Parti’ye gelince, mevcut belediyelerine yenilerini ilave ederse, hiç şaşmam. Zira, tabanını çok çabuk konsolide edebilen, “biat kültürünün” egemen olduğu;tartışılmaz ve tartışılamaz bir “lider” partisi.“Kol kırılır, yen içinde kalır!” anlayışına sahip.
***
Bir de; “ha gitti, ha gidiyor, bu sefer tamam!” denilen noktada yani “17/25”i, “Çözüm sürecini”, “15 Temmuz’u”, “pandemiyi”, “depremi”, “mültecileri”, “3Y”yi, “ekonomik çöküşü” yani “tehditleri” yani “krizleri”“fırsata” çevirebilme yeteneği gösteren bir lidere sahip bir parti, AK Parti. Bu nedenle de, bir istisna, sandıktan çıkmayı başardılar.
***
Sanırım, dünya siyasal tarihinde bir başka örneği yok, bunun. Bu şartlar altında kazanmayı beceremeyen bir muhalefet.
***
Peki, neden? Nedeni, bu toplumun sosyolojik yapısını çok iyi bildiklerinden olmasın? Acaba bu toplumun, kahır ekseriyetinin özlem ve beklentilerinin ne olduğunu çok iyi biliyorlar da ondan olmasın?
***
Tabii, benimkisi de bir rüya… Bakalım, önümüzde ki günler ve hele hele Mahalli İdareler sandığı açıldığında ya da uyandığımda, gerçekler ne olacak. Göreceğim…


