KADİR DAYIOĞLU


SEÇİM SONUÇLANDI

AK Parti, 2002 oyunu aldı… Yüzde 35,7… Zirve yaptığı yüzde 49’u düşünürseniz, on dört puana yakın oy kaybı var. CHP, klasik; yüzde 25,7’ye takıldı kaldı. İYİ Parti(%9,97) veMHP (%10,0) ile kardeş payı yaptı. Yeşil Sol Parti ise, oyunu korudu, aldığı oy yüzde 8,8…


Bir kez daha anımsatayım… Hiçbir siyasi partiye mensup değilim… Organik bir bağım yok. “Liberal demokrasiye” inanan birisiyim… Benim için, hak ve özgürlükler; hukuk devleti; yargı bağımsızlığı; mülkiyet hakkının mutlak olmasıamasız,ancaksız bir demokrasi önemli. Hemen belirteyim; benim gibi düşünene bu toplumda çok ve çok az… Onu da biliyorum. 

***

Seçimi, “kıl payı”Tayyip Beyşimdilik kaybetti. Şimdilik diyorum; zira sandık tutanaklarına AK Parti’nin itirazları devam ediyor… Geçersiz oylara kadar itiraz olacağı muhakkak… O nedenle, yüzde birlikyani beş yüz binlikbir oy artışı sonucu değiştirir. Hatırlatalım; Sayın Erdoğanyüzde 49,25 ve Kemal Bey ise yüzde 45,05 oy aldı. Sinan Oğan, sürpriz yaptı, yüzde 5,28’e ulaştı…

***

Deva, Saadet ve Gelecektoplam kırka yakın milletvekili çıkarttı… Kazandıkları milletvekilinin karşılığı bir oy getirebildiler mi, ittifaka? Bilemiyorum. Ama Mahmut Arıkan’ın, Kayseri’de, bir milletvekilliği kazandırdı, CHP’ye.AK Parti’de ki bu kayıp elbette, parti içinde, kapı arkalarında sorgulanacak. Genelde ki kayıp da… Epey bir oy kaybetti… Bakmayın siz, yüzde 35 oyla, 260’a yakın milletvekili çıkartmasına. Seçimler öncesi apar topar değiştirilen seçim yasası, belirledi bunu. 

***

AK Parti, 2002 oyunu aldı… Yüzde 35,7… Zirve yaptığı yüzde 49’u düşünürseniz, on dört puana yakın oy kaybı var. CHP, klasik; yüzde 25,7’ye takıldı kaldı. İYİ Parti(%9,97) veMHP (%10,0) ile kardeş payı yaptı. Yeşil Sol Parti ise, oyunu korudu, aldığı oy yüzde 8,8

***

Çıkan milletvekillerine bakınca sağdan sola; laikten,antilaike, demokratik özlemden, totaliter özlem çekenlere; Cumhuriyet karşıtlarından cumhuriyet yanlılarına; “Türk ve Türkçe” dostu olanlarla bunlara karşı olanlarakadar çok renkli bir meclis oluştu. 

***

Tabii, Cumhur İttifakı mevcudun yarısından fazlasını çıkartarak, hiç olmasa, Anayasa değişikliklerini referanduma götürecek bir çoğunluk elde etti. İşin buraya kadarı bilinen ve sayısal verilere dayanan sonuçlar… Bir başka bilinen şeylere var, asıl ona değineceğim: Bu seçim gösterdi ki; bu ülkede “yasak, yoksulluk ve yolsuzluk” yokmuş… Gelir dağılımı düzgünmüş. Kimse, aç ve açıkta değilmiş… Ev bolmuş, sahipleri kiracı bekliyormuş, sırf aidatlar karşılığı vereceklermiş. Bir de Ali Yeşilkaya ve Sedat Peker’in açıklamalarının bir “kıymet-i harbiyesi” yokmuş. Bunlar külliyen yalanmış. 

***

Kadın hakları tartışılmıyormuş. Kadın cinayetleri yokmuş. Kadınları koruyan “6284 Nolu Yasa” tartışma konusu değilmiş. “İstanbul Sözleşmesi” yanlışlıkla kaldırılmış.

***

Hele hele, deprem bölgesinde yaşayanlar, hayatlarından çok memnunmuş. Aç ve açıkta değillermiş… Kızılay çadır satmamış. Kamu, üçüncü gün müdahale etmemiş.Neredeyse, yedi-sekiz ay sonra bitecek evlerini sabırsızlıkla bekliyorlarmış. O nedenle tercihleri Tayyip Bey ve AK Partiolmuş.

***

İşsizlik, enflasyon yokmuş… Hayat pahalılığı, muhaliflerin uydurmasıymış. Buna örnek gösterilen gıda maddesi kuyrukları, hayalmiş. İaşe poşetlerini kapışmaları da… Gözükenlerde “hacı amcaların, hacı babaların”, emeklilerin, vakit geçirmek için sıraya girmeleriymiş.Emekliler, turist gibi içeride ve dışarıda geziyormuş. Bol et yemekten, “gut” hastalığı yaygınlaşmış.Obez, sayısı giderek artıyormuş.  Mutfaklar yanmıyormuş.Hasılı kelam; “tencere iktidar değiştirir!” iddiası lafı güzafmış. 

***

“Faiz neden enflasyon sonuç!” tezi doğruymuş. Haliyle; dış ticaret ve cari fazla veriyormuş; dış borcumuzun kıymeti harbiyesi yokmuş; tüm dünya bizi kıskanıyormuş… O kadar çok paramız varmış ki; zor durumdaki Rusya’ya, ileriki yıllarda oluşacak doğal gaz borcumuzu şimdiden ödemişiz. Katar’a, Suudi Arabistan’a hibe desteği yapıyormuşuz. 

***

Esnaf, sanayici ve tüccar halinden çok memnunmuş; istedikleri bankadan, istedikleri miktarda ve düşük faizle hem de kolay “TL” ve “döviz” temin edebiliyormuş. Bunların; “öldük, bittik!”diye sızlandıklarını sanıyormuşuz. Oysa öyle değilmiş. Aldanıyormuşuz. Adrese teslim ihale yapılmıyormuş; hak edenler kamuya alınıyormuş; hak geçirme yokmuş.

***

Tabii, “din, iman, Allah, Kitap, cami, seccade”“dinsiz, imansız, Allahsız, kitapsız, alnı seccadeye değmeyenler” tarafından, bunların adayı “Bay Kemal”  tehdit ediliyormuş. Hakeza; Türklük, Türk Milliyetçiliği, üniter yapı, Türkçe, Anayasa’nın “İlk Dört” maddesi; “Bay Kemal” kazandığı takdirde, “sizlere ömür”; PKK, PYD, Hizbullahülkemizde egemen olacakmış.Bu fakir de farkında değilmiş, rüya görüyormuş…

***

Uyanınca, gerçekleri gördüm.Aslında; çulsuz, yersiz yurtsuz; bağı “gabal”, evi icar olan; bir kira geliri bile olmayan, kıytırık emekli aylığı ile geçinen ve sürünen benmişim. Hasılı kelam “güllük, gülistanlık!” bir ülkede yaşıyormuşuz. Ahali, “mutluluk çubukları” çekiyormuş. Böyle bir ülkede, bunlar varmış gibi siyaset yaparak ipi göğüsleyebilir misiniz? 

***

Evet. Neticeyi kelam: Bu seçimin tek galibi var; “Bay Kemal!”. Bakınız, nasıl? “Dinsiz, imansız, secdesiz, seccadesiz, alnı secdeye değmeyen, hain, “FETÖ’nünve PKK’nın adamı!” nitelemelerine maruz kalan; sermayenin ve devletin tüm aygıtlarının üstüne üstüne geldiği;“besleme basının!” insafsızca eleştirdiği, adeta yok saydığı “adam gibi bir adam”, yüzde 45 oy aldı. 

***

Dostlar; utanmazca, arlanmazca “CHP’ye oy verenlerin nikah tazelemesi gerekir!”, “CHP’ye oy verenlerden kız alınmaz, onlara kız verilmez!”, “CHP’nin kestiği yenmez!” türünden fetvalar verildi şeyhler. Camilerin arka bahçe, “Camiler kışla, minareler süngü ve miğferlerin kalkan!” olduğu; cami bahçelerine kürsü kurulduğu, ne kadar tarikat, cemaat var, üstüne üstüne gittiği bir süreç yaşadık. 

***

Vallahi buna “can dayanmazdı!” ama “Bay Kemal!” dayandı. 

Vallahi, bu prese, “Hazreti Yakup” bile dayanamazdı. Ama o dayandı… 

Allah, Hazreti Eyüp sabrı verdi. 

Tarih, çok az kaydetmiştir, böyle zulmü…

O nedenle diyorum, bu seçimin tek galibi Sayın Kemal Kılıçdaroğlu