RECEP BULUT


SEÇİM KURULUNDAN BARO GENEL KURULUNA İPTAL!

Cavit Dursun Başkanlığında toplanan Baro Yönetim Kurulu 9 Nisan 2021 tarihi için genel kurul kararı aldı. Karar Baro’nun ilan tahtasından üyelere duyuruldu. Baro Yönetim Kurulu ayrıca almış olduğu genel kurul kararını bağlı olduğu Kocasinan İlçe Seçim Kurulu’na gönderdi.


Baro Yönetimi tarafından 9 Nisan tarihinde yapılacağı duyurulan genel kurul Kocasinan İlçe Seçim Kurulu tarafından Pandemi gerekçe gösterilerek iptal edildi:

BARO YÖNETİMİ 9 NİSAN İÇİN  KARAR ALMIŞTI!

***Cavit Dursun Başkanlığında toplanan Baro Yönetim Kurulu 9 Nisan 2021 tarihi için genel kurul kararı aldı. Karar Baro’nun ilan tahtasından üyelere duyuruldu. Baro Yönetim Kurulu ayrıca almış olduğu genel kurul kararını bağlı olduğu Kocasinan İlçe Seçim Kurulu’na gönderdi.

PANDEMİ GEREKÇE

GÖSTERİLEREK

İPTAL EDİLDİ!

Baro Yönetim kurulunun 9 Nisan tarihinde yapma kararını alan Kocasinan İlçe Seçim Kurulu, İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun 2 Mart 2021 tarihinde almış olduğu karara dayandırarak iptal etti. Söz konusu kararda, katılımcı sayısı sadece 300’ü geçmeyen genel kurullara izin verilebileceği öngörülüyor.

Baro Yönetimi 3 Mart çarşamba günü Cavit Dursun başkanlığında toplanıyor ve olağan genel kurul kararı alıyor…

Tarih olarak 9 Nisan Cuma gününü belirliyor…

Malum Baro genel kurulları yıllardır iki güne yayılır…

İlk günü konuşmalar ikinci günde oylama yapılır…

Yeni pandemi önlemleri gereği malum pazar günü sokağa çıkma yasağı uygulanıyor…

Bu nedenle genel kurul 9 Nisan cuma günü saat 10.00’da Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Kültür Merkezi’nde başlayacak ve yönetimin faaliyetleri ile ilgili değerlendirmeler yapılacak… Mevcut başkan görev süresince ne tür etkinlikler gerçekleştirdiklerini dile getirecek başkan adayları da gerek yönetimin faaliyeti ve gerekse seçildikleri takdirde neler yapmayı planladıklarını anlatacaklar…

Ertesi gün de yani 10 Nisan cumartesi günü de sabah saat 09.00-17.00 arasında da Adliye Sarayı Duruşma salonunda Seçim Kurulu denetiminde seçim yapacak ve 2 bin 192 üye de oy kullanacaktı…

Çoğunluk sağlanamadığı takdirde de ikinci toplantı 16 Nisan 2021 Cuma günü yine Kadri Has’ta seçim işleri de bir sonra ki gün yani 17 Nisan cumartesi günü Adliye’nin duruşma salonunda yapılacaktı…

Baro Yönetim Kurulu’nun aldığı bu karar doğal olarak Baro’nun bulunduğu Kocasinan İlçe Seçim Kurulu’na gönderildi…

Gönderildi gönderilmesine ancak İlçe Seçim Kurulu, Baro Yönetim Kurulu’nun aldığı seçim kararına uymadı…

Sebep?

Pandemi önlemleri…

Kocasinan İlçe Seçim Kurulu Başkanı Muhammet Ateş imzasıyla Baro’ya gönderilen yazı da, “Kayseri Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulunun 02.03.2021 tarih ve 2021/9 Sayılı kararında ‘Sivil toplum kuruluşları, kurumu niteliğinde ki meslek kuruluşları ile birlikler ve kooperatiflerin genel kurul dahil yapacakları etkinliklere; Kişi başına minimum 8 metre kare alan ayırmak ve katılımcı sayısı 300’ü geçmemek üzer izin verilmesi’ ifadesi ve Baro Başkanlığınız da Baro levhasına kayıtlı 2 bin 192 avukatın olduğu tespit edilmiş olması, ilgili İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun kararında bahsi geçen genel kurula katılımcı sayısı olan 300 sayısını geçmesi nedeniyle olağan genel kurul ve seçim başvurunuzun reddine, karar örneğinin bilgi ve gereği için Kayseri Baro başkanlığına gönderilmesine 08.03.2021 tarihinde olarak karar verildi” dendi…

Kocasinan İlçe Seçim Kurulu gerekçesini Kayseri Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulunun 02.03.2021 tarih ve 2021/9 Sayılı kararına dayandırıyor…

300 kişiden fazlası olmaz diyor!

Baro’nun levhasında 2 bin 192 kayıtlı üye gözüküyor diyor!

Pekiii AK Parti İl Kongresi aynı salon da çatır çatır yapıldı…

24 Ekim 2020 tarihinde 13.38’da Kadri Has Stadında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla görkemli bir şekilde yapılmış ve AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu güven tazelemişti…

O günler de 8-10 bin kişiye yakın katılımcı olduğu açıklanmıştı…

Eee o zaman kimsenin gıkı çıkmadı…

Üstelik Pandemi koşulları o tarihler de daha ağırdı…

Buna rağmen AK Parti İl Kongresi çatır çatır yapıldı…

O AK Parti İl Kongresi diyebilirsiniz!

Üstelik Cumhurbaşkanı da katılıyorsa akan sular durur diyebilirsiniz…

Son Karadeniz kongrelerini de gördük…

Sayın Cumhurbaşkanı, “Maşallah lebalep dolu!” diye öğünüyordu…

Hiçbir İl’in valisi ya da seçim kurulunun gıkı çıkmadı!

Peki, 2 bin üyeli bir Baro’nun seçimini yapmasına İlçe Seçim Kurulu niye yasak getiriyor?

Kaldı ki bu 2 bin kişinin kaçta kaçının seçime katılacağı bile malum değil!

Tamamı katılsa ne yazar?

Herkes de maske-mesafe ve hijyen kurallarına uyduktan sonra…

Kimse hayatını sokakta bulmadı sonuçta!

Parti kongreleri gibi değil, avukatlar bu üç kurala daha titizlikle uyar!
Kocasinan İlçe Seçim Kurulu’na soracak olursanız, “Onlar bizi ilgilendirmez kardeşim, onlar siyasilerin bileceği iş, biz Kayseri Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulunun 02.03.2021 tarih ve 2021/9 Sayılı kararına uyarız” der…

Kendilerince haklı da olabilirler…

Ama ben işe biraz farklı bir cepheden bakmak istiyorum…

AK Parti İl Kongrelerinin (Gelecekte de büyük kongreyi yapacaklar) bağıra bağıra yapılmasına niye ilgili Seçim Kurulları itiraz etmedi?

Niye gıkları çıkmadı?

Oralar da İl Hıfzıssıhha Kurulları yok mu?

Oralar da Valiler, kaymakamlar, İl ve İlçe Seçim Kurulları yok mu?

AK Parti İl ve İlçe Kongreleri İlçe Seçim Kurulları’ndan izin almıyor mu?

Aslında İlçe Seçim Kurulları “izin alma makamı” değildir…

Genel kurul yapacak oluşum ya da yapı her neyse,  ilçe seçim kurulu gözetiminde yapılacak genel kurulu koordine etmek üzere görevli gönderilmesi talebinden başka bir şey değildir…

İlçe Seçim Kurulu yukarı da tarih ve sayısını verdiğimiz İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun 02.03.2021 tarih ve 2021/9 Sayılı kararını gerekçe göstererek ilgili seçime gözetmenlik yapamayacağını ve görevli de gönderemeyeceğini beyan edebilir…

En azından benim bildiğim böyle…

Bu tür genel kurullar sadece ilçe seçim kurullarının gözetiminde yapılır…

İzin verme ya da vermeme makamında değildir!

Yanlışım varsa doğrusunu bilenler cevap versin lütfen!

Bunlar işin yasal boyutu…

Gelin isterseniz bir de işin siyasi boyutuna gelelim…

İktidar bu koşullar da Baroların genel kurullarını yapmasını arzu etmiyor…

Niye?

Ne yapıp ne ettiyse de Baroların yönetimini bir türlü değiştiremiyor…

İller de birden fazla baro oluşumunu da bir türlü sağlayamadı…

Hal böyle olunca Baroların genel kurullarını yapmasını arzu etmiyor…

Bu işin siyasi boyutu…

Bir de başka bir boyutu var…

O’da hemşerimiz ve aynı zamanda Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu kapsıyor…

Bu yapı da Barolar genel kurullarını yaptığı taktirde Metin Feyzioğlu da koltuğunu kaybedecek…

Yani o koltukta kalamayacak…

Eee… O zaman ne yapmalı?

İyisi mi Baroların genel kurullarını yapmalarına izin vermemeli…

Yapı en kötü olasılıkta bu halde kalmalı ve Metin Feyzioğlu da Türkiye Barolar Birliği makamında oturabildiği kadar oturmalı…

Saltanat bir günde olsa saltanattır misali!

Hükümette aynı bıçak sırtında Feyzioğlu’da!

Sanki ikisi de birbirlerinin geleceğini birbirlerine endekslemiş gibi!

Ne kadar acı değil mi dostlar?

Neredennn nereye?

Adli yıl açılışında dönemin Başbakanı bugünün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a inceden inceye dokunduracaksınız o dönemin Başbakanı da Sayın Feyzioğlu’nun bu dokundurmalarına isyan edecek ve bir başka hemşerimiz dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ısrarına rağmen kalkıp gidecek!

Kimlerrrr kimlerle yan yana?

Ah Türkiye ah!

Ah bizim zavallı demokrasimiz, kimleri nerelere savuruyorsun?

Daha bizimle ne kadar oynayacaksın?

Yetiş ey pandemi! Ertele şu baro seçimlerini…

Sen nelere kadirsin ey pandemi?

**

ARİF MOLU’NUN

ADI ULU SOKAK’A

VERİLDİ…

Cami Kebir’i (Ulu Camii)

Molu Ailesi’nin gerek Kayseri’nin imarında ve gerekse sanayileşmesinde ki katkısı kesinlikle inkar edilemez…

Hepsini anlatmak için bir değil birden çok kitap yazmak lazım…

Molu Ailesi başlı başına bir film konusu…

Yaşantıları, sadece bu şehir adına değil, ülke adına yaptıkları hizmetleri anlatmakla bitiremeyiz…

Alman ekolüyle tahsil görmüş olan ailenin başarıları o kadar çok ki!

Av. Emin Molu, tahsil hayatını sürdürdüğü Almanya’dan döndükten sonra Kayseri Belediye Başkanlığına getirildi…

Övündüğümüz ve sık sık Osman Kavuncu’ya malettiğimiz Kayseri’nin ilk şehir planı Alman plancıya ilk kez Emin Molu yaptırdı…

Yani Kayseri şehir planını Osman Kavuncu’nun değil Av. Emin Molu’nun eseridir…

Ankara’ya giderken Kızılırmak üzerine kurulu olan o demir köprü Arif Molu’nun eseridir…

Belçikalıların üstlendiği ancak Türk taşeronla yapımını sürdürdükleri Kayseri-Sivas demiryolu hattının taşeronu işi bırakıp kaçınca yarım kalan işi Arif Molu tamamlamıştır…

Yine Afyon-Sandıklı demir yolu hattını da Arif Molu yaptı…

Keza Diyarbakır-Batman demiryolu hattının yarısına yakın kısmını da Arif Molu yaptı…

Yine Hava İkmal Bakım Merkezi’nden gelip belediyenin önünden geçip Gar’a kadar giden o demir yolu hattını da Arif Molu yapmıştı…

Yani Cumhuriyet’in ilk yıllarında ağırlık verilen yurdu bir baştan bir başa demiryolu ağıyla donatma hamlesine Arif Molu, eniştesi Alim Efendi ile birlikte büyük katkı sağladı…

Ağa tabiiyetle olan Arif Molu sadece demiryolu işi yapmadı, Çubuk Barajı’ndan sonra ikinci barajı da Niğde’ye inşa eden birisidir…

Bugün paylaşamadığımız Şeker Fabrikası Arif Molu’nun eserdir…

Önceki çiftliğinde pancar yetiştirmeyi denemiş, olumlu sonuç alınca şeker fabrikasının kuruluşuna başlamış…

Ortaanadolu Fabrikası’nın kurucusudur…

Makinelerini Doğu Almanya’dan getirterek kurdurmuş ve daha sonra fabrikayı üretime almıştır…

Çok sevdiği taş işçiliğini Ortaanadolu’nun kuruluşunda da kullanmıştır…

Tıpkı Sümerbank’ın o işçi evlerinde olduğu gibi… O taş evleri de Arif Molu yaptırmıştı…

Ömrünün kalan son günlerinde de yani 1970’ler de hem Kayseri hem de ülke üretimine büyük katkı sağlayan KARSU Fabrikasını kurmuştur…

Arif Molu’nun bilinmeyen bir başka hizmeti de Cami Kebir’i baştan aşağı restore ettirmesidir…

Cami Kebir (Ulu Cami), Danışmentgazi Mehmet  tarafından 1189’lar da baştan aşağı restore edilmişti…

Hemen her sabah saat 4’lerde Cami Kebir’e gidip namazını kılan Arif Molu, yer yer harabe haline gelen Cami Kebir’i baştan aşağı aslına uygun olarak restore ettirmiştir…

Yani İkinci restorasyon da Arif Molu’ya kısmet olmuştur…

Bu gerçeği çoğu kimse bilmez…

İşte bu nedenledir ki Cami Kebir’e açılan Ulu Sokağın adı Arif Molu sokağına dönüştürülmüştür…

Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz…

Hiç olmazsa Arif Molu’nun adı bu tabela üzerinde yaşatılmıştır…

Arif Molu 1973 yılında 73 yaşındayken vefat etti…

Geri de kendisi gibi hem bu memlekete hem de ülkeye hizmet eden 4 evlat bıraktı…

Sait, Faruk, Metin ve Mustafa Molu…

Onlarında bu memlekete kazandırdıkları birçok eser var…

Ama onlar ayrı bir araştırma konusu…

Bugün ben Ulu Sokak’a Arif Molu’nun adının verilişi nedeniyle bu yazıyı yazma gereği duydum…

Nur içinde yat Arif Molu…