MUSTAFA CENGİZ


SEÇİM KANUNU TBMM’DE…  

Cumhur İttifakının son kartını oynadığı yeni teklif sonrasında Millet İttifakı da bu hamleye yeni bir hamle ile cevap verecektir. Bekleyip görmemiz lazım. Bakalım bu son Seçim kanununa yönelik düzenleme ile kim ne kazanıp, ne kaybedecek?


MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli bunu daha önce dillendirmişti.

Nitekim AK Parti bu sese kulak verdi ve 2839 sayılı kanunun 33. maddesinde yer alan ülke seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesini teklif etti.

AK Parti bu kez oyunun kurallarını baştan değiştiriyor.

Yani daha maç başlamadan.

Tabi ki Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin desteği ile.

İlavetende teklifin üçüncü maddesi ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen siyasi partilerin seçimlerine katılmalarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunması şartı madde metni de çıkartılıyor.

AK Parti Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu ile ilgili değişiklik teklifini açıkladı.

Önerilerden dikkat çeken satır başları arasında Partilerin seçime katılması için grubu bulunması şartı kalkıyor ve Kayıt sisteminde olmayan vatandaş en son kayıt adresinde oy kullanabilecek.

NELERİ İÇERİYOR?

Seçim Kanunu değişiklik teklifi 15 maddeden oluşuyor.

İki madde 2839 sayılı milletvekili seçimi kanunu ile ilgili.

Bir maddesi 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ile ilgili. 9 maddesi 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Kanunuyla ilgili.

Bir maddesi 2978 sayılı Mahalli İdareler Seçimi Kanunu ile ilgili.

En önemli madde şüphesiz 2839 sayılı kanunun 33. maddesinde yer alan ülke seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesini teklifi.

İTTİFAKLARA DAİR ÖNERİ…

Ardından 2839 sayılı kanunun 34. maddesinin birinci fıkrasında kelime düzeltmeleri yapılıyor ve bu maddenin son fıkrasını yürürlükten kaldırılıp ‘ittifakın aldığı oy toplamı ülke barajını geçtiği takdirde seçim çevrelerinde milletvekili dağılımı ittifak içinde yer alan her bir partinin o seçim çevresinde aldığı oy sayısı dikkate alınarak bu maddenin üçüncü fıkrasına göre yapılır.

Teklifin üçüncü maddesi ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen siyasi partilerin seçimlerine katılmalarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunması şartı madde metninden çıkartılıyor.

Bir fıkra eklenerek, Siyasi partilerin takip eden bir seçimde bu maddenin öngördüğü örgütlenme oranında kongre işlemlerinin yapmış olmalarının aranması, bir defa tolere ediliyor.

Teklifimizin beşinci maddesi ile 298 sayılı kanununun 15. Maddesinde düzenleme ile İl Seçim Kurulu için yeni düzenleme yapılıyor.

Teklifin yedinci maddesi ile 298 sayılı kanunun 23. Maddesi bir fıkra eklenmesi ile Sandık kuruluna üye bildirme hakkı olan parti oluru olmadan başka bir parti üyesini sandık kurumlu üyesi olarak gösteremeyecek.

İTTİFAK MİLLETVEKİLLİĞİ…

Önerilerle ilgili en çok merak edilen konu başlıklarından birisi İttifak Milletvekilliği.

İttifakın içindeki partilerde milletvekilinin nasıl çıkarılacak?

Önce bir tanımlama yapmak yazım.

Bizim Türkçe olarak Dont olarak adlandırdığımız ve aslı D’Hondt sistemi nedir?

Bir seçim çevresinde her partinin aldığı oy toplamı, sırasıyla 1'e, 2'ye, 3'e, 4'e ... bölünür ve o seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar bu işleme devam edilir.

Elde edilen paylar, parti farkı gözetmeksizin, büyükten küçüğe doğru sıralanır.

Buna göre; Mevcut durumda ittifak barajı geçmesi halinde oylar toplanıyor, ittifakın kaç milletvekili çıkaracağı dont sistemine göre belli oluyor, ittifakı oluşturan partiler o milletvekillerini oy oranlarına göre ortak oyun dağılımı da yapılarak kendi içinde hesaplanıyordu.

Her partinin dont uygulamasında görünür olmasını sağlandı.

İttifak oluşturan partilerin oy oranları ittifak çerçevesinde oyu belirlenecek, o oyla birlikte dont sistemine girecek.

Türkiye’de milletvekili dağılımı yapılırken partilerin ittifak içinde aldıkları oy belirlenecek. İttifak oluşturan her partinin aldığı oy miktarı dont sisteminde işlem görecek.

Film burada kopuyor aslında.

Yani Cumhur İttifakı Millet İttifakının 6’lı Masa’sını burada bozuyor ve diyor ki” Seçim barajı yüzde 7’ye düşecek. Ancak İller bazında milletvekili çıkartmak içinde partilerin Yüzde 7 barajını il ilde geçmesi lazım.”

Bir başka ifade ile Gerçek-Deva ve Saadet’in işi sandıkta bir hayli zor.

Vekillik çıkartmaları bu tablo ile mümkün değil.

SEÇİM KURULU BAŞKANI…

MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dillendirdiği Seçim barajı ve Seçim kanunu ile ilgili düzenleme bağlamında Cumhur İttifakı ortağının TBMM’ye getirdiği teklif ile ilgili görüşmeler önümüzdeki seçimler öncesinde hayata geçiriliyor.

İlk 6 Madde içerisinde yer alan ve iller bazında Adliyelerdeki En Kıdemli Hakimlerin Seçim kurulu başkanı olması da sona eriyor ve nasıl oluyorsa oluyor AK Parti bu iş için Kura sistemini getirerek bir anlamda daha önce kendi teşkilatlarında görev yapan ve halen Adliye de görevli çok sayıda ismi kura ile seçim başkanı yapma fırsatını sunuyor.

Dünkü yazımızda ilk 7 madde ve özellikle de Seçim barajının yüzde 7’ye düşürülmesine dair konu başlıklarını verip önerileri dillendirmiştik.

Şimdi sırada Mahalli İdareler ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile uyum düzenlemesine dair satır başları var.

MAHALLİ İDARE VE MUHTARLAR

AK Partinin önerisi ile meclise gelen Sekizinci maddeyle 298 sayılı kanunun 33. Maddesine bir fıkra eklenmesi ile 2972 sayılı Mahalli İdareler ve Mahalle Muhtarları ve İhtiyar Heyeti Seçimi Kanunu uyarınca yapılacak seçimlerde birinci fıkra gereğince yerleşim yeri adresine göre oluşturulan bir yıl öncesi seçmen kütüğü üzerinden güncelleme işlemleri yapılıyor.

Teklifin dokuzuncu maddesiyle, 298 sayılı kanunun 36. maddesine birinci cümleden sonra fıkra eklenmesini öneriyoruz. Adresi kapanmış olması sebebiyle adres kayıt sisteminde gözükmeyenler en son seçmen olduğu adrese göre listelerine kaydediliyor.

Onuncu madde ile 298 sayılı kanunun 43. Maddesine adres kapanmış olması sebebiyle adres kayıt sisteminde gözükmeyenler ise en son seçmen olduğu adres ibaresini ekliyoruz.

Teklifin 12. Maddesi ile 2972 sayılı Mahalli İdareler ve Mahalle Muhtarları ile İhtiyar Heyeti seçimi hakkındaki kanunun 32. maddesine şu fıkranın eklenmesini öneriliyor; Seçim sonucuna göre ilk sırada yer alan muhtar adayı seçilme yeterliliğine sahip olduğunu en geç bir ay içinde belgelendirmesi halinde kendisine seçimi kazandığına dair İlçe Seçim Kurulunca mazbata verilir. O süre içinde getirmezse ikinci üçüncü devam ediyor. Muhtar seçimlerinin sık sık iptal edilmesiyle seçimlerin yenilenmesi gibi uygulamayı kaldırmayı hedefliyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ

Teklifin 11. Maddesiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile uyum düzenlemesi yapılıyor.

298 sayılı kanunun 65. madde başlığı ‘Başbakan ve Bakanlara ilişkin yasaklar’. Bu 'Bakanlara' diye değiştiriliyor.

155. maddesinde ise ‘Başbakan’ ifadesini metinden çıkarılıyor ve  ‘Bakanların yasaklara uymamaları halinde’ düzeltmesi yapılıyor.

Yani Cumhur ittifakı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yola devam etme konusunda kararlı ve düzenlemelerde bu yönde.

DEMOKRATİK YÖNTEM…

Demokratik rejimle yönetilen ülkelerde yönetim yetkisinin kaynağı seçimler şüphesiz ki.

Milletin temsilcileri ve yöneticiler seçimler vasıtası ile göreve gelip hizmet ediyorlar.

Ülkemizde seçimler genel teamüller gereği uzun yıllardan beri yerleşmiş uygulamalar ve kanunlar çerçevesinde serbest, eşit, gizli, açık sayım yargı denetiminde yapılmakta olup sonuçları yine sandıkta değerlendirilmekte ve seçmen son kararı yine kendisi vermekte.

Özellikle Partilere seçim yardımı konusundaki madde bir çok partinin sıkıntısı ve Yüzde 1 dahi alsa seçime giren partilerden Hazine yardımı almasına dair talepler de gündemde.

YENİ OLUŞUMLAR…

Doğaldır ki seçim sürecine girdiğimiz bu dönemde yeni oluşumlar var.

Özellikle Tansu Çiller’in yeniden siyasete dönüşü ile İYİ Parti ve Meral Akşener’in siyasi kariyerinin önünü kesmeye yönelik hamle bir hayli dikkat çekici.

Zira Çiller’in Başbakanlığı döneminde Akşener İç İçleri bakanı idi.

Daha önceki Koalisyon hükümetlerine yapılan onca eleştiriye rağmen Türkiye’nin yüzde 0.5-1 puanlık ittifaklara bile mahkum olduğu bir süreçte her yeni hareketin, her yeni hamlenin kime ne kazandıracağını ve kaybettireceğini sandık ve son sözün sahibi seçmen belirleyecek.

Yüzde 7’nin altında kalan Partilerin il bazında da vekillik çıkartamayacakları bir süreçte Millet İttifakının özellikle Çarşaf liste olarak tabir edilen ve her partiden yani 6’lı İttifaktan liste ile seçimlere girmesi bir çözüm olabilir.

Görünen o ki Recep Tayyip Erdoğan bu yeni seçim kanunu ile CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile başa baş kalmış durumda.

Daha şimdiden Millet İttifakının önünü kesmeye yönelik bu girişim hiç kuşku yok ki son anketlerdeki paniğin de “Nasıl bu işi lehimize çeviririz?” çalışması.

Ya da 2030-2040-2050’ye Kadar iktidarda kalalım!

Seçimlere normal şartlarda uzun bir zaman var eğer ki baskın seçim yapılmaz ise.

Cumhur İttifakının son kartını oynadığı yeni teklif sonrasında Millet İttifakı da bu hamleye yeni bir hamle ile cevap verecektir.

Bekleyip görmemiz lazım.

Bakalım bu son Seçim kanununa yönelik düzenleme ile kim ne kazanıp, ne kaybedecek?