“Seccade” sözcüğünü kullanırkeninanın çok üzülüyorum. Mümin ve muvahhit insanlardan özür diliyorum. Ama “elin gıranı” durmuyor. Sonradan olma, “İlmihal Müslümanları”, saldırdıkça saldırıyor, sanki geçmişlerini örtmek için…
***
Sayın Kılıçdaroğlu, yanıldı/yanıltıldı bilemem ama ortaya gelişi güzel serilmiş halıların üzerine rastgele serilmiş “seccade”ye ayakkabı ile bastı sempatizanları ile fotoğraf çektirdi. Kıyamet de o zaman koptu. Demediklerini bırakmadılar. Ne dini kaldı, ne imanı kaldı sorgulanmayan…
***
Fırsat bu fırsat dediler, yüklendikçe yüklendiler, besleme ve tutma medyası ile… Tabii, sosyal medyada da AK troller durumdan vazife çıkarttı, saldırdıkça saldırıyorlar. Mesela bunların bir kısmı, AK Parti öncesi ve sonrası servetlerini açıklayabilir mi? Unutmayın, gramla satan bazıları, toptancılık yapar oldular.
***
Onlara şunu söyleyeyim: Korkunun ecele faydası yok. Esen hava, “geliyor gelmekte olanın” ayak sesleri gibi. İşte o nedenle; AK Parti döneminde kazandıkları konfor ve pozisyonu kaybetmek istemeyenler, direndikçe direniyor. Bu da çok doğal…
***
Ama doğal olmayan bazı şeyler var. İşte gayretleri de bunu “seccade” ile örtebilmek. Ama buna “seccadenin” boyutları yetmeyecek. Bakalım, üzerinde “şükür namazı” mı yoksa “özür namazı” mı kılınacak?
***
Kuru soğanın kilosu 30 lira olmuş. “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana” türküsünü onaylar gibi… AK Parti iktidara geldiğinde bir çeyrek altın fiyatına bu gün bir kilo soğan alamıyorsunuz. Bunu mu örtmek istiyorsunuz, “seccade” ile?
***
Her yemeğe giren patatesin kilosu ise20 liracık… Kendisini nimetten sayan fasulye 50 lira. Pide 8 lira. Et ve peynire; pastırma ve sucuğa uzaktan bakılır oldu… Ucuza satılanların niteliği ne? Bilmiyoruz…
***
Kiralar el yakıyor… Yanına yaklaşmak mümkün değil. “İki anahtar” almak hallerin de ötesine geçti, yığınlar için. En ucuz araç, 500 bin lira. “Yerli ve milli” olduğu söylenen TOGG bir milyon… En sıradan bir ev1,5 milyon. Kayseri’de en düşük kira 3 bin, 3 bin 500 lira. İşyerleri kiraları ise, uçuyor.
***
Enflasyon ve pahalılık altında önemli bir kesim inim inim inliyor. Bu durum karşısında TÜİK, makyajlanmış enflasyon açıklamaya devam ediyor. Neymiş, Nisan itibarı ile enflasyon yüzde 50 olmuş.
TÜİK, bu rakamları nereden alıyor bilemiyorum. Öyle ya, adresleri bizlere verseler de, oradan alışveriş yapsak olmaz mı?
***
Bir kamyoncu; “Abi, güneyden İstanbul’a taş getirsen, kilosu 10 lira tutar nakliyesi!”diyor. Ama tuzu kurular, bu iktidardan nemalananlar, bu acı gerçeği görmüyor, “seccade de, seccade” diye algı oluşturmaya çalışıyor. Tabii ellerinde tek silah kaldı, inanç dünyası. İdrak edilen Ramazan da buna çok uygun.
***
Bazı lüks lokantalar iftarda tıklım tıklım dolu… Kişi başına ortalama 500 lira hesap geliyor… Belediyelerin iftar sofraları da bunlardan farksız ama bedava… Çoluk, çocuk aile yer kapıyor, iki saat önceden. Tıpkı, hamamda kurna kapan kadınlar gibi.
***
Ama orta halli lokantalarda incin top oynuyor. Bu tablo bize, bu ülkede “gelir dağılımın” nasıl olduğunu gözler önüne seriyor… Milyonlar aç, yoksul ve yoksun ama bir “mutlu azınlığın” keyfi yerinde.
***
Tabii burada şu soruyu da sormak gerekir: İftar için kişi başına 500 lira ödeyen bir aile, yılda bunu kaç kez yapabiliyor? Bir de bu gerçek var. Mesela, o lokantalardan birisini tanırım, yaz ve kış çoğu zaman sinek avlar. O nedenle kimse yanılmasın…
***
Gence hışımla göster cep telefonunu diyen, giydiği elbise, ayakkabı en az on yıllık olan amcaya, genç; “amca sen de cüzdanını çıkart, içini bir görelim!” diyemiyor. Çıkartsa şu görülecek;fareler açlıktan cirit atıyor.
***
Ve şu soruyu soramıyor amcamız, kendisine; “ya hu, bunda bir yanlışlık yok mu? Çocuğun elinde 10 bin liralık telefon var ama cüzdanımda, bir lokantaya oturup, içesine, afiyetle karnımı doyuracak para yok” diyemiyor. Neden?”
***
Bu denli ekonomik yıkımın olduğu bir ortamda, bazı anket kuruluşlarının davranışı da TÜİK’ten farksız değil. Algı oluşturuyorlar… Bir kısmı Muharrem İnce’yi köpürtüyor. Yüzde 6, yüzde 7, yüzde 10oy alacağını söylüyor. Bunlar ya sayı saymayı bilmiyor ya da dayak yememiş. Yahu, bu en az 3,6 milyon, en fazla 6 milyon oy demek. Dört günde, zor bele, yan desteklerle 100 bin imzayı toplayamayan bir adam, bu kadar oyu nasıl alacak?
***
Bir kısmı da İktidarın oyunun yüzde 40’ların üzerinde hatta yüzde 50’ye vurmaya başladığını söylüyor. İktidar ülkeninbu şartlarında, bu oylara erişebiliyorsa, vallahi muhalif herkes kapısını kapatsın, muhalifler de partilerini…
***
Gelin, siyasi emelleriniz için dini ve dinî sembolleri kullanmayın. Evet. Kısa sürede bu size oy getirir hatta iktidar yapabilir ama bunu yapanlar şunu unutmasın; bundan uzun vadede inanç dünyası zarar görür.


