Ülkemizin yetiştirdiği nadir komutanlardan birisi olarak yıllarca başta Doğu olmak üzere sınır operasyonları dahil onlarca operasyonda bizzat en ön safta yer alarak harekatları yöneten ve emekli olduktan sonra da başta savaş ve terör olmak üzere uyarılarını kitaplarla sürdüren Osman Pamukoğlu’nun deneyimleri ile sürdürüyoruz yazımızı.
Dün bu köşede Osman Pamukoğlu’nun Suriye’de yaşananlar sonrasındaki İsrail ve ABD’nin ortak İran’a saldırılarına dair bazı gözlem ve uyarılarını aktarmıştık.
Bunu söylerken de kanal kanal gezen sözüm ona adına ne derseniz deyin eline silah bile almamış bir çok kişinin yaptığı yalan yanlış konuşmaların ne kadar hafif kaldığından dem vurmuş “Ortalık kimlere kaldı!” demeye getirmiştik.
Halen onlar ellerine verilen ve ne yapacaklarını, nereye koyacaklarını bilmedikleri çubuklarla savaşı komutan edası ile yorumlamaya devam ediyorlar.
Vah zavallılar vah.
Allah başımıza bir savaş felaketi vermesin.
Memleketten ilk tüyecekler onlar iyi mi!...
**
BU SAVAŞIN KAZANANI YOK…
Osman Pamukoğlu, ülkemizde halen süren terörün en azgın yıllarında Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı görevinde bulundu.
Yalnız sınırlarımızda değil, sınır ötesi operasyonları bizzat en önde ve cephede yönetti.
”Savaş Kitabı” başta olmak üzere tecrübelerinin ışığında onlarca kitap yazdı.
Malum bugün ki konumuz olan İsrail ve ABD’nin İran’a saldırıları ile bir anda gündemde öne çıkan isimlerin başında geliyor.
Mevcut durumu Pamukoğlu, ABD ve İsrail’i, “Bataklıkta olduğu yerde debelenip ama yürüdüğünü zanneden insanlar” durumunda olduğunu belirtiyor, uzayan savaşın kazananının olmayacağını belirtiyor.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasında siyasi ve askeri hedefin, İran’ın savaş azim iradesini kırmak, molla rejiminin ileri gelenlerini ve kadrosunu ortadan kaldırmak olduğunu anlatan Pamukoğlu “Uzayan savaşın galibi olmaz.
İran işi uzatarak ABD’yi çöle gömüyor.
ABD, Vietnam’daki hatalarını tekrarlıyor” diyor.
**
SAVAŞIN ANTOLOJİSİ VE
ANTROPOLOJİSİ VARDIR!
Savaş konusunda okuduğu kitaplar bir yana, sahadaki deneyimleri, göğüs göğüse çapmışları ile bu alanda gerçek bir kahraman Pamukoğlu.
“Savaşın Antolojisi ve Antropolojisi vardır!” başlıklı uyarısında “Muharebelerde, silahların sesinden başka hiçbir şey diğerinin benzeri değildir.
Üstelik hiçbir taklidin şaheser olma şansı yoktur...” ifadelerini kullanıyor.
**
ANGUTLARA MASALLAR...
Yaptığı bir paylaşım ise son derece dikkat çekici Pamukoğlu'nun.
"Angutlara Masallar" başlıklı paylaşımında
"Küresel eşkiyalara göre Yeni dünya Düzeni:
"Angutlara Masallar"
Artık, düşman yok, sadece asiler, teröristler, baş kaldıran devletler var.
Artık, savaşmazlar, yalnızca cezalandırırlar.
Artık, savaş açmazlar, yalnızca barış getirirler.
Artık, başka ülkeleri işgal etmezler, yalnızca, onlara özgürlük getirirler.
Bizimle olmayan bize karşıdır!...” diyor.
**
NASIL YAPILMALI,2025
Diyor ki Osman Pamukoğlu;
Savaş en üstün okuldur ve ancak, ünlü Generallerin biyografilerini okuyarak öğrenilebilir.
Çünkü onların sinir sistemleri ve zihinleri farklı çalışır!
“Savaş sanatında büyük üne sahip olup, dünya askeri tarihinde yer almış olan general ve mareşaller incelendiğinde, askeri okullara girme veya orduya katılma yaşları 10 ile 16 arasındadır.
10-16 yaş, büyüme hormonlarının çalıştığı, karakterin şekillendiği, fizik kondisyonunun hızlı olduğu, eşitler arasında yarış dönemidir.
Ve "ağaç yaşken eğilir" doğa yasasının hükmünün yürüdüğü dönemdir.
Bu nedenle harp okullarından önce kesinkes "askeri lise eğitim ve öğretimi" gereklidir.
Öfke ile patlayan bir silahın sesi bu yaşlarda duyulmalıdır!
10-16 yaşlarında askeri okula başlayan veya doğrudan orduya katılan dünyaca ünlü general ve mareşallerin bazıları:
"Büyük İskender, Napolyon Bonapart, Mustafa Kemal Atatürk, Güstat Adolf, Büyük Frederick, Büyük Petro, Arthur Wellesley, Hermann Maurice de Saxe, Eurpenede Lavey, Hannibal, Henri de Turenne, Helmuth Karl Moltke, Ivan Konev, George Washington, Georgi Jukov, Heinz Guderian, Erwin Rommel, Lin Piao."
Ordular zamanlarını, hep son savaşı bir daha savaşmaya hazırlanarak geçirirler! Bu durum kalıplarla yaşamaktan öte bir iş değildir.
Biyografi, daha çok biyografi okuyarak, savaşı yaşayanların yüz yüze kaldıkları meseleleri nasıl aşmaya çalıştıkları öğrenilmelidir.” Nasıl Yapılmalı,2025
**
DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK!
Tarih tekerrürden ibaret…
Bakın gerçek savaşa dair ne diyor?
Niccolò Machiavelli ve Büyük Friedrich’in ‘Savaş Sanatı’ Üzerine “Savaş Sanatının Temel İlkelerinde Değişen Bir Şey Yok” , 2023
Sanat Ustalarıyla Sanattır!
Savaş Cephe Generalinin liderliği sayesinde kazanılır!..
Mayıs 2011'de, "Orta Doğu Yanacak" isimli bir makale yayınlamıştı..
2012'de yangın başladı ve bütün coğrafyayı sarmış hâlde devam ediyor…
18.10.2024 “Ortadoğu, karanlık ve fırtınalı bir bölge.
Öngörüsüzlük, füze gibidir!
Ne çalışabilir ne de ateşlenebilir…”
**
3. DÜNYA SAVAŞI...
Tarihi öngörüsü ile diyor ki Osman Pamukoğlu @OPAMUKOGLU-III.Dünya Savaşı,2019 “Aklına esen barıştan söz eder ama bütün dünya savaşı sürdürür.
Bunda, çocukluktan başlayarak savaşın kaçınılmaz olduğuna, uzun süreli bir barış umudunun veya görüşmelerin ancak bir ütopya veya boş bir hayal olduğuna koşullanmaların da etkisi vardır.
III. Dünya Savaşı kitabı, yayımlandığı (26 Eylül 2019) tarihten sonra kırk gün içinde Çin’den Amerika’ya 44 ülke ve 347 medya organında yer almıştır…
20 Şubat 2022 tarihinde, Rusya’nın ana devlet kanalı Pervy Kanal (1. Kanal)’da yayınlanan ve sunuculuğunu Aleksandr Gordon’un yaptığı “Vremya Pokazhet” (Zaman Gösterecek) isimli programda, 2019’da yayımlanan “3. Dünya Savaşı” isimli kitabı, Emekli General, Siyaset Bilimci, Elçi ve Yabancı Gazeteciler ve Rus Parlamentosu Milletvekilleri tarafından yorumlanmıştı.
Bu videoda Aleksandr Gordon, “Şimdi, emekli bir Türk Tümgeneralin kitabından bir alıntıya bakalım.
Adı Osman Pamukoğlu. 2019 yılında '3. Dünya Savaşı' adında bir kitap çıkardı. Şöyle diyor:
'Yeni bir büyük savaş kaçınılmazdır.
Devletlerin yıllık bütçelerinden silahlara ayırdıkları paralara, özellikle de küresel süper güç olma iddiasındaki ülkelerin bu harcamaları her yıl artırmasına bakmak yeterlidir.
Savaş; ABD, Çin ve Rusya arasında olacak.
Muhtemelen bu taraflardan ikisi, üçüncüye karşı birleşecek.
Savaşı, zamanın aleyhine işlediği taraf başlatacaktır.
Durum dayanılmaz hale geldiğinde bu taraf Amerika Birleşik Devletleri olacaktır.
Bence harika bir analiz.
Gerçekten de şu an saat kimin için tik tak ediyor?
Bizim için mi?
Hayır.
Saat, başta ABD olmak üzere 'Kolektif Batı' için tik tak ediyor.
Oradaki siyasi sistem son derece istikrarsız ve her an değişebilir.” yorumunda bulunurken, stüdyodaki diğer konuklar ise, isabetli ve ufuk açıcı olarak değerlendirip, NATO üyesi bir ülkenin generalinin ABD'yi "savaşın başlatıcısı" olarak görmesini stratejik bir kanıt olarak yorumlamıştır.
2019 yılında yayımlanan "3. Dünya Savaşı" kitabı, Rusya'nın ana haber kanallarında “uluslararası arenada askeri bir dehanın yansıması” olarak yorumlanırken, Emekli İstihbarat Subayı Andrey Bezrukov ve Siyaset Bilimci Yevgeny Tibov gibi isimler tarafından, “son derece profesyonel bir strateji okuması” olarak değerlendirilmiştir.
Yayınlandığı 26 Eylül 2019 tarihinden itibaren 40 gün içinde gündeme gazete haberleri ile taşınan ve 2022 yılında Rusya - Ukrayna savaşı ile televizyonların ana haber programlarına konu olan 3. Dünya Savaşı kitabı, bugün hala Rusya Dışişleri Bakanlığına yakın çevreler ve siyaset bilimcilerin makalelerinde güncelliğini koruyan bir başvuru kaynağı olarak gösterilmeye devam etmektedir.
**
YANLIŞ ZAMAN, YANLIŞ ADAM!...
Bitiriyoruz.
Tarih böylesine hatalarla dolu.
Bakın Pamukoğlu bunu nasıl hatırlatıyor?
Şu sözler Geronimo’ya aittir: “Aptallar, yaşam ve ölüm için uzağa bakarlar; her ikisi de yanı başlarındadır.”
“Ben kendimin efendisiyim, yapmak istediğim her şeyi yaparım.” -Geronimo, 2022
Rus Savaş Bakanı Çernişev, Şamil’in az bir kuvvetle Dağıstan’daki Rus birliklerinin çoğunu imha ettiğini imparatora anlattığında; Çar I. Nikola’nın dudaklarından istemeden şu sözler döküldü: “Hiçbir zaman mücadele etmememiz gereken bir adama karşı savaşa girdik!..”-Şamil, 2019
**
DELİLİK...
Tarihi bir anı ile final yapıyoruz…
Osman Pamukoğlu@OPAMUKOGLU
Atatürk ve Tevfik Fikret’in Mazhar Osman (Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı ve Türkiye’de ilk modern Ruh Sağlığı Hastanesi’nin kurucusu) ile sohbetleri:
-Atatürk: “Delilik nasıl bir şey, Osman Bey?”
-Mazhar Osman: “Bu herkeste biraz, az veya çok vardır Paşam!”
-Atatürk kaşlarını çatarak: “Ne demek istiyorsunuz, bende de mi var? “
-Mazhar Osman: “Sizde beteri var Paşam, Dünyanın en kudretli devletlerini karşısına alıp onlara kafa tutmak ve savaş açmak; akıllı işi olabilir mi?”
Atatürk kahkahayı basar…
——————————————-——
-Tevfik Fikret: “Hırçınım, asabiyim, sinirliler grubundanım, bende de hastalık var mı?”
-Mazhar Osman: “ ‘Sizde iffet-i maraziye var.’ Bu kadar namuslu, bu kadar doğru olmak da bir rahatsızlık. Böyle olmayınca da Tevfik Fikret olunmaz.”


