KADİR DAYIOĞLU


SARHOŞLUK...

Ama siyasal sarhoşluk, güç sarhoşluğu çok farklı bir şey; “Şâribün leyli vennehar”larla karıştırmamak gerekir. Zira bunların ayık gezdikleri pek gözükmez... Teflon tava gibi hiçbir kabahati üzerlerine almazlar. Gökte yıldız ararken, yerdeki çukuru görmezler.


“Şâribün leyli vennehar!” yani gece gündüz sarhoş gezen birisinin kısa da olsa ayık olduğu bir an vardır. Ve bu an, nedâmete vesile olabilir. Nitekim bu halden, nâdim olanı da çok görmüşüzdür… 

***

Ama siyasal sarhoşluk, güç sarhoşluğu çok farklı bir şey; “Şâribün leyli vennehar”larla karıştırmamak gerekir. Zira bunların ayık gezdikleri pek gözükmez... Teflon tava gibi hiçbir kabahati üzerlerine almazlar. Gökte yıldız ararken, yerdeki çukuru görmezler. 

***

Yine bunlar, ikbal, gurur ve kibir meyhânesinden hiç çıkmazlar. Nâdim yani pişman olmaya vakit bulamazlar; yine bunları, tarafı etrafı, dalkavukları ayık gezdirmezler. Ta ki, iktidar gücünü ya da elindeki gücü kaybedene dek… Gücü kaybettiklerinde ayıkırlar ama iş işten çoktan geçmiştir, artık…

***

İktidardan düşünce ya da güç kaybedince  “Eski dostlar!” şarkısını söylemeye başlarlar. Ama kimseyi bulamazlar. Zira“eski dostları” yeni “ikbal sarhoşu” arar dururlar. İkbal sarhoşu iken selamı sabahı esirgediklerini aramaya başlarlar ama nafile… 

***

Gurur sarhoşuna uğrayanlar için Ekmel-i Şuara-ı RûmNâbî-i Pîr’in güzel, güzel olduğu kadar da anlamlı dizelerini, “bercesteleri”ni bir kez daha veriyorum. 

***

Aslında bu dizeleri herkes, her gün görebileceği bir yere asmalı...  Dizeler kısaca; “İkbal meyhanesinde gurur sarhoşluğuna uğrayanların ayıkınca ya da gücü kaybedince düştükleri hâli” anlatır. Bu dizeleri merhum Bekir Sıtkı Sezgin, hüseyni makamında besteledi. 

***

Bağ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz

Biz, neşâtın da gamın da rûzigârın görmüşüz

Çok da mağruru olma kim meyhâne-i ikbalde

Biz hezâran mest-i mağrûrunhumârın görmüşüz.

***

Söz bercesteden açılmışken bir berceste de Hayyam’dan:

 

“Sen sofusun hep dinden dem vurursun;

Bana da sapık, dinsiz der durursun.

Peki, ben ne görünüyorsam oyum;

Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?”

***

Şimdi vereceğim sözlerin sahibi de kuvvetle muhtemel Hacı Bektaş-ı Velî Hazretleri. 

“Cenk, cidal ehli olma; 

küçüğe izzet, 

büyüğe hizmet,

ölüye hürmet eyle.”

***

Ve kelâm-ı kibar devam ediyor: 

“Bir kimsenin kusurunu görme; 

Görürsen ört. 

İyilik eyle, karşılık bekleme. ”

***

Rahmetli Fethi Abi (Gemuhluoğlu) da, “Dostluk Üzerine” yaptığı konuşmada; 

“Tellal olma; 

tellak olma; 

insafsız avcıya hizmet etme!” demişti yıllar öncesi.

***

ve;

 “Latîfelatîf gerek,

Ârife sohbet gerek” 

Sözü ile bir nokta koyalım.