NEBAHAT ERDOĞAN


RUH SAĞLIĞI…

Psikoloji veya Ruh bilimi, felsefe biliminin içinden çıkıp gelişimini sürdüren ve insan davranışlarını bilimsel olarak ortaya çıkaran uygulamalı bir alandır. Psikoloji ile uğraşan uzman kişiler, insan davranışlarının psikolojik, biyolojik ve sosyolojik süreçlerine bakarak, davranışların nedenlerini, yaşam içerisinde kişilere nasıl etkiler sunduğunu farklı metotlar kullanarak detaylandırır. Bireylerin tüm yaşamlarında etkili olan psikoloji, hayatın her alanına sirayet etmektedir.


Evet, psikoloji ve ruh biliminin özetle tanımı;

Diyeceksiniz ki; nereden çıktı şimdi bu ruh bilimi…Çünkü günümüzün en yaygın hastalığı haline geldi…

Son yıllarda Türk toplumunda ruh sağlığı ve psikiyatrik bozukluklarda kullanılan depresyon ilaçlarının kullanımı artmış tanıdık bir eczacı söylüyor…

Nasıl artmasın ki değil mi?

Yıllardır ekonomik sıkıntıyla boğuşan insanlarımız hiç iyileşme yaşanmadan, Pandemiyle devam etti ve o dönem yaşanan ruhsal çöküntüyü henüz üzerimizden atamamışken, 16 Şubat’ta 11 ili kapsayan deprem felaketiyle büyük bir enkaz altında kaldık millet olarak… Dahası da sel felaketleri peş peşe geldi ve o ruhsal çöküntü tekrar hortladı insanların üzerinde… Ha şimdide sıcakların artmasıyla da depresyonun ve bunalımın tavan yapması gözlerden kaçmıyor…

Yaşanan bunca felaketler varken insanda ruh sağlığı akıl sağlığı kalır mı sizce? İlaç kullananların sayısı nasıl artmasın felaketlerin nereden nasıl geleceğini bilmeden yaşamak kolay değil elbette… Hepimizin sıkıntılar içinde geçirdiği ruhsal bunalım dönemleri vardır ara ara… Bunun kontrolünü kendi başına sağlamamız da mümkün değil tabi ki;

Bunlar karşısında toplumun ruh halini anlamak için hekim olmaya da gerek yok diye de düşünmeden edemiyorum…

Özellikle ülkemizin ekonomik sıkıntılar içinde olması, işsizlik, aile içi şiddet, boşanma oranlarındaki artış, intiharlar, yoksulluk, kadın cinayetleri, şiddete eğilimler derken öfke patlaması yaşıyor insanlar… Bunların hepsinin altında ruh sağlığının bozulması yatıyor… Bununda en büyük sebebi ise maddi sıkıntı ve ekonomik bozukluk…

Öyle ki; haber kaynaklarından da öğrendiğimiz ve şehrimizde de intihar vakaların cinayetlerin artmasını hepimiz biliyoruz görüyoruz… Daha bayramın 2. Günü şehrin göbeğinde ki lüks rezidansın 22. katından kendini boşluğa bırakan, henüz 47 yaşındaki vatandaş gibi… İşsizliğin verdiği sıkıntıyla aile düzeni bozulmuş bunalıma girerek çareyi intiharda bulmuş maalesef… Gerçekten çok üzücü bir olay, insanın ruhsal çöküntüsünün içinden çıkamaması ve çaresizlik sonucu ekonomik bozuklukta eklenecek olursa bu tür olayların artması kaçınılmaz bir hal alıyor gibi…

Bir diğer olay ise bir kaç gün önce Kayseri’nin Selçuklu mahallesinde çöp konteynırına atılan yeni doğmuş bebek cesedi, insanlardaki ruhsal bozukluğun acımasız duygular yaşattığı da bir gerçek, sıkıntıların oluşturduğu ruhsal bunalımlar, beyinde fırtınalar yaratarak istem dışı davranışlarda bulunduruyor insanları maalesef…

Hayatımızın herhangi bir anında içinden çıkamayacağız bir sorunla karşılaştığımızda “bir psikoloğa gitsem iyi olacak” diye düşünürüz. Toplumda bu hastalığın artması özel hastanelerde fiyatları da etkiledi elbette… Psikolog seans fiyatları (terapi fiyatları) tabii bu tek bir seansla geçecek hastalık olmadığı için, günümüz ekonomik şartları göz önünde bulunduracak olursak, maalesef birçoğumuzun karşılayacağı miktarlarda değil, şehir hastanelerinde ise bir doktor hastasına en fazla 10 dakika ayırabiliyor bu sürede nasıl teşhis konulur siz söyleyin… Bu nedenle psikolog ücretini karşılamayacağını düşünenlerden bazıları da sonucunun ne olacağını bilmeden çareyi hocalara gitmekte buluyor… Peki, çözümü bu? Elbette değil kişiyi içinden çıkamayacağı pozisyona düşürüyor…

Bizim eczacının dediklerini göz önünde bulunduracak olursak  araştırmalara göre de Türkiye'de antipsikotik ilaçların tüketimi son 5 yılda 7 milyon 201 bin kutudan 12 milyon 158 bin kutuya çıkmış, Ruh sağlığı hastanelerinde doluluk oranı ise yüzde 100'e ulaşmış, Türkiye’de ruhsal hastalıkların arttığına dikkat çeken uzmanlar, depresyon şikâyetinin en çok 18-30 ile 45-65 yaş aralıklarında görüldüğünü belirtmiş…

Evet, tablo bu şekilde anlayacağınız gibi çok vahim bir durumdayız ve bu durum zaman geçtikçe daha ne kadar vahim bir hal alır bilemeyiz…

Sonuç olarak uzmanlar, ruhsal iyilik halinin sağlanması devletlerin öncelikli politikası haline gelmesi ve  ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.