KADİR DAYIOĞLU


RİFAT HİSARCIKLIOĞLU…

Beyefendi, epeydir ortalarda gözükmüyordu. Öldü mü kaldı mı? Bilmiyorduk. Uzun süre sonra sesi, Erzincan’dan geldi. Geçenlerde, Binali Yıldırım’ın da katıldığı, Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Üye Buluşmaları Toplantısı”nda boy gösterdi.


Beyefendi, epeydir ortalarda gözükmüyordu. Öldü mü kaldı mı? Bilmiyorduk. Uzun süre sonra sesi, Erzincan’dan geldi. Geçenlerde, Binali Yıldırım’ın da katıldığı, Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Üye Buluşmaları Toplantısı”nda boy gösterdi.

***

Sanırım iktidar, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı sahaya sürdüğü gibi Hisarcıklıoğlu’nu da sürecek. Tabii Rıfat Bey siyaset yapmayacak, çeşitli yerlerde; “Üye Buluşmaları”na katılacak. Biliyorsunuz; Sayın Başkan, “açılım sürecinde”, “akil adam” misyonu da üstlenmişti.

Tabii bu toplantılara iktidar cenahından katılanlar da olacak. Anlaşılan, ilk startı da Erzincan’da verdiler, Yıldırım’ın memleketinde… Yine sanırım; ekonomideki kötü gidişi “pandeminin” sırtına yıkacaklar. Pandemi de, patatesçiler, domatesçiler, marketler, kebapçılar, iç-dış düşmanlar kervanına katılacak. Boşuna dememişler; “Kabahat samur kürk olsa kimse omzuna almaz!”

***

Demem o ki bundan böyle; “Üye Buluşma Toplantıları”na sık sık tanık olursak hiç şaşırmayın. Tabii burada “üyenin derdinden” ziyade uçuşumuza, şahlanışımza pandeminin nasıl fren yaptığı anlatılacak.

“Ah şu pandemi olmasa; 2023’te ulusal gelirimiz 2 trilyon dolar, kişi başına gelirimiz 25 bin dolar, ihracatımız 500 milyar dolar, elektrik tüketimimiz 500 milyar kWh olacak, “ilk 10 ekonomi” arasına girecektik. Ama pandemi buna izin vermedi. Bir de şu pandemi olmasaydı, nasıl uçacaktık nasıl!”, diyecekler. Tabii, “yersen!”

***

Sayın Başkan iyi bilir: Ekonominin, nihai performans ölçüsü “aşa” ve “işe” nasıl yansıdığı. Bir ülkede işsizlik makulün üstünde ise orada sorun vardır. TÜİK rakamlarına göre işsizlik yüzde 20’lerde. Enflasyonda öyle… Her üç gençten birisi işsiz… Üniversite mezunları arasında işsiz mebzul miktarda.

***

Yani, işsizlik pandemi ile birlikte karşımıza çıkmadı. Pandemi öncesi de kronik haldeydi. Nereden biliyorum, şuradan: 2010 yılına gidiyorum, Radikal’den aldığım bir haberi paylaşıyorum: “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği üyeleri nisanda “her üye bir işçi alsın” teklifini geri çevirdikleri Başbakan Tayyip Erdoğan’a bu kez istihdam sözü verdi.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu orta vadeli programda üç yıl içinde istihdamın 1,5 milyon kişi artmasının hedeflendiğini hatırlatarak “Özel sektör olarak üç yılda 1.5 milyon yeni istihdam sağlayacağımıza inanıyorum” diye konuştu. (3 Kasım 2010)

***

Demek ki; sırf TOBB, 1,5 milyon istihdam sözü verdiğine göre, ekonominin hali pür melali pek hoş değilmiş. Bu yıllarda pandemi falan da yoktu. Üstelik ekonomiyi de uçuruyordunuz! Madem ekonomi uçuyordu, “1,5 milyonluk” istihdam sözü neyin nesiydi?

***

Durun daha bitmedi Hisarcıklıoğlu’nun vaatleri:  Müstafi Bakan Berat Albayrak; "Geçtiğimiz ay Cumhurbaşkanımızın da katıldığı şura vesilesiyle ifade edildiği gibi 2019 yılında 2,5 milyon yeni istihdamı hayata geçireceğiz." ifadesini kullandı. Yandaş basın da;  “Bakan Albayrak'tan 2,5 milyon istihdam müjdesi”ni manşetten verdi. 

***

Efendim. Sonra Albayrak’a sordular; “Ne oldu 2,5 milyonluk istihdam?” Yanıtı ilginçti: “Vallahi, bu sözü TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu verdi. Ben de ona güvenerek söz ettim!” Tarih mi? 25 Şubat 2019… Daha pandemiye henüz bir yıl var.

***

Rıfat Bey, herhalde bunda da bir yanlışlık yok. Beyefendi bu vaatlerde bulunurken, bu fakirin; “Başkan amma da salladın!” ha dediğini anımsatayım.

***

Hatırlar mısınız? Kılıçdaroğlu’nu da azarlamıştı o yıllarda… İktidarın ayağının patırdadığı şu günlerde Hisarcıkloğlu, Kılıçdaroğlu’na yaptığının bir benzerini yapabilecek mi bir muhalefet liderlerin?  Göreceğiz…

***

Yine o yıllarda ülke gibi Kayseri’yi de uçururdu Başkan…  Kayseri’de ki bir toplantıda, Kayseri ihracatı için 10 milyar dolar hedef koymuştu. Buna da demiştim; “amma da salladın ha!”

O yıllarda 1 milyar doların biraz üzerinde olan Kayseri ihracatının, üç-beş yıl sonra nasıl “10 milyar dolara” çıkabileceğini, bir mühendis olarak anlayamamıştım. Zira ben, bir müddet sonra artışın bırakınız geometrik artışı, doğrusal artacağına inanmıyordum. Bir yerden sonra, “dirsek göstermeye” başlar artış. Yani, direnir. O nedenle, 2023 hedeflerine asla ulaşılamayacağını da o yıllarda çok yazdım, çizdim.

***

Yine şunu biliyordum: Rıfat Bey’in “saldığı” yıllarda, kendisi gibi ekonomi tahsili yapmayan bu fakir de; yaşanan kriz 1994, 2001 krizlerine benzemiyor. Zira bunlar “”V” şeklindeydi, “vurdu-çıktı” ama şuandaki “L” şeklinde vuracak ama ne zaman çıkacağı belli değil. Yine o yıllarda CHP Lideri Kılıçdaroğlu bir “krizden” değil daha da ötesi bir “buhrandan” söz ediyordu. Keşke haklı çıkmasaydı…

***

Tayyip Bey de, sanırım 2015 sonunda, Kayseri Sanayi Odası ödül töreninde, parasal talepler üzerine; “tulumbada suyun bittiğinden” söz etmişti!” Bunlar olurken; “papaz-mapaz”, “Tramp-muramp”, “pandemi-mandemi” yoktu orta yerde. Sanırım Rıfat Bey bunları anımsadı.