Vallahi bir konuşuyorlar pîr konuşuyorlar… Konuştukça bilgilerimiz, hafızamız tazeleniyor… Kocasinan Mimarsinan Mahallesi’nde yapılan açılışta, Başkan Mehmet Özhaseki; “…Şimdi de Finlandiya ve İsveç’teki beyefendiler NATO’ya girmek istiyorlarmış. İstesinler. Senelerce Türkiye’ye kötülük yapanlar, PKK’ya FETÖ’ye kucak açanlar, onlara miting yaptırıp bizim bakanlarımıza Avrupa’ya girişi yasaklayanlar şimdi hizaya gelsinler de görelim bakalım.
Cumhurbaşkanımız şimdi onların hepsini hizaya sokuyor. Bu bir liderliktir. Dün yurtdışına gittiğinde başka devlet adamları ile görüşürken 2 büklüm olan adam tipinden, bugün her gittiği ülkede dimdik, Türk Milleti’ni temsil eden Allah’a hamdolsun bir Cumhurbaşkanımız var”, demiş. (Anadolu Haber, 05.06.2022)
***
Haberden anladığımıza göre Tayyip Bey, yurtdışına çıkınca, ziyaret ettiği dimdik ayakta duruyormuş. Eski liderler “2 büklüm” olurmuş. Tabii, eskiden ülkemizi temsil edenler nasıl “iki büklüm” olurdu, birkaç örnek verebilse iyi olurdu?
***
Mesela, Rusya’yı ziyaret eden bir liderimizden, yirmi dakikaya yakın toplantı yeri kapısı önünde bekletileni var mıydı?
***
Mesela, Tayyip Bey, ağırlıklı olarak hangi ülkeleri ziyaret ediyor? Bunların içinde demokratik, bireysel hak ve özgürlüklere kamil manada önem veren, gelişmiş ülke kaç tane?
***
Mesela eski liderlerden kaçı, “demediklerini bırakmadıkları” kaç ülkeyi, kısa bir süre sonra ziyaret etti? Bunları da açıklasa memnun olurduk? Bu sayede cehlimiz ortadan kalkardı…
***
Gelelim FETÖ ve PKK’ya destek veren Finlandiya ve İsveç meselesine… Özhaseki’yi dinleyen sanır ki, sadece bunlar destek veriyor? Sanırsınız, Pensilvanya, İsveç ya da Finlandiya’da bir il… Sanırsınız Suriye’nin doğusunda PYDY destek veren, onların devlet kurma aşamasına gelmesini sağlayan İsveç…
***
Sanırsınız PKK’ya tonlarca silah ve mühimmat veren bunlar. Askerimize “çuval” geçiren de; Sanırsınız, “zalim Esed” yönetimini destekleyen Finlandiya… Sanırsınız, FETÖ okullarını kapatmayan sedece bunlar… Sanırsınız, PKK büroları sadece İsveç ve Finlandiya’da var… Yine mesela daha dün, Suriye’de, 34 askerimizi şehit edenler de bunlardı.
***
Başkan kusura kalmasın, neresini düzeltelim… Buna; “Eşeğini dövemeyen kürtününü döver!” derler… Gücünüz yetiyorsa, asıl “bal kabağı” satanlara çıkışın da bir görelim? Çin de zulüm gören Uygur Türkleri’ne sahip çıkamıyorsunuz? Yoksa bunlar “ümmet” değil mi?
***
Unutmayın bu iki ülke de kişi başına gelir 50 bin doların üstünde… Bizim altı katımızdan fazla... Demokratik standartlarda ve “İnsani gelişmişlik endekslerine” erişmeyi hayal dahi edemeyiz…
***
Sayın Başkan sizin yaptığınız ne, biliyor musunuz? Ömrünün son yıllarında partinize destek veren merhum Çetin Altan’ın; “Türk’ün Türk’e propagandası!” sözünün somutlaşmış hali. Ölmez sağ olursa göreceğiz Finlandiya ve İsveç NATO’ya girecek…“Esed”, “dostum Esad” olacak, “Sisi” de öyle…
***
Değerli Başkanım, isterseniz içeri dönelim.“Hızlı tren” ne oldu. Unutmayın, “kredi sözleşmesi” maddelerinin incelenmesinin sonlanması kısa zaman kaldı. Yine unutmayın, Nebati Bakanın, verdiği “iki aylık” söz bitmek üzere…
***
Değerli Bakanım, biliyorsunuz, geçtiğimiz 9 Eylül’de Ankara-Yozgat-Sivas hızlı treni devreye alınacaktı ama olmadı. Nedeni de bir türlü açıklanmadı. Siz açıklamayınca ister istemez “fısıltı gazetesi”tiraj yaptı.
Birincisi, “Elmadağ” mevcut konvansiyonel hatla geçilecekmiş. Hız da; 60 km/h civarında Irmak istasyonundan sonra “hızlı tren” başlayacakmış? Sahi, Elmadağ geçişi “hızlı trene” göre düzenlenmedi mi?
İkincisi de; Yozgat-Sivas arasında zemin sorunu çıkmış… Çökmeler söz konusuymuş. Hatta, Sorgun tarafında hattı su basmış. Bunlar doğru mu? Yoksa, uydurma mı?
***
Sayın Özhaseki, Başkanlığınız döneminde, “Bekir Abi”nin ısrarı üzerine, demiryolu hattını Erkilet altına öteleyecekti. İdarede, başladı yapmaya ama sonuç alınamadı. Yoksa burada da mı zemin sorunu çıktı, hat “bataklığa” da saplandı? Erciyes’e “termal turizm” için yapılan ve 2.200 metrelere erişilen sondajın akıbetini de açıklamaz mısınız?
***
Açıklamak zorundasınız zira “kamu yönetiminin” şeffaf olma gibi bir zorunluluğu var. Vatandaşın da sorma hakkı. Unutmayın; “kafa tutuğumuz” iki ülkede bu olmazsa olmaz…
***
“Posta konulan” ülkelerde şunu görürüz: Bu ülkeler saydam ve hesap verebilirdir; eylem ve işlemleri kamuoyunun denetimine ve bilgisine açıktır. Vergi ödeyen ahalisi de “vatandaş”tır.
***
Daha dün yapılan Cumhuriyet Mahallesi altyapısı yenileniyor. Mesela dört bir yana yapılan işi tanıtan bilgilerin olduğu panolar neden konmaz ki? İmar haritası, yüklenicisi, muhammen ve ihale bedeli, bitim tarihi bizlere niçin açık olmaz ki?
***
Sayın Başkan bunu yaparsanız, en azından sizler “şehremini”, bizler birer vatandaş, birer hemşeri oluruz… O zaman şahsen ben teşekkür ederim… Bunu talep edemeyenlerin ağlamaya, sızlamaya hakkı yok!..


