KADİR DAYIOĞLU


PİYASALAR ALLAK BULLAK!.. (1)

Anlayacağımız piyasalarda belirsizlik had safhada… Mahfi Eğilmez ustamızın dediği gibi; “zembereği boşalan saat gibi!”


Piyasalar, “allak-bullak”… “a Haber”, “TRT” vs. dinleyenler dışındakiler bekliyordubu durumu… Uyarı üstüne uyarı yapıyorlardı. 

***

Öyle ya; yandaş ve candaş medya, muhterem ahaliyi, hayal aleminde yaşatmak gibi bir misyon üstlenmiş; ekonominin gerçekleri değil, “vatan, millet, Sakarya!” ile “Vatan bölünmez, ezan susmaz, Bayrak inmez!” propagandasını pompalıyordu. 

***

Evet. Döviz piyasası yangın yerine döndü. Dolar, 24 liraya yaklaştı… Büyük firmalar, peşin para ile sipariş almıyorlar… “Malı teslim ettiğimiz andaki fiyat!”, diyorlar. Ama ona da garanti veremiyorlar. Öyle ya, dövizin nerede karar kılacağı belli değil. Umarız, bu seviyede kalır.

***

Anlayacağımız piyasalarda belirsizlik had safhada… Mahfi Eğilmez ustamızın dediği gibi; “zembereği boşalan saat gibi!”

***

Evet… Bunun böyle olacağı belliydi… Bu fakir, ta 2018’lerde, gelen kriz, eskilere benzemiyor. Zira onlar “V” şeklindeydi, vurdu çıktı. Gelen ise, “L”ye benziyor, vuracak ama ne zaman ve nasıl çıkacak belli değil derken, gülüyorlardı. 

***

Yine bizler; “salatalık satana razı olun. Henüz bal kabağı satan gelmedi!”, derken bunu kastediyorduk. Tabir-i amiyane ile;“Tatlı tatlı yemenin acı acı yellenmesi olur!”, diyorduk… 

***

Bildiğimizden mi, “ekonomist” olduğumuzdan mı, formel bir ekonomi tahsili yaptığımızdan mı? Hayır… Biraz, ciddi adamları dinlediğimizden, biraz okuduğumuzu anlayacak durumdaydık da ondan… 

***

Öyle ya, kamu tulumbasında su bitmişti, yıllar öncesi… Bu sefer, kamu varlıklarını, rezervleri satmaya başladık. Onlar da bitti… Ateş bir türlü sönmüyordu… İmdada “nas!” da yetişemedi… Nobel’e adaylık, bize has iktisadi modellerle, içinden çıkacağımızı sandık ama olmadı. 

***

Varlıklarını. “teminat göstererek uluslararası piyasalardan borçlanan Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) 2019'da 950 milyar, 2020'de 1 trilyon 586 milyar TL olan borcunun 2021 dönemi sonunda yüzde 45 artışla 2 trilyon 302 milyar TL'ye yükseldiği açıklandı.”

***

Hatırlayın, Türkiye Varlık Fonu kurulunca, ülkemize nasıl kaynak akacağını ballandıra ballandıra anlatmıştı, mimarları. 

***

Tabii, Merkez Bankası döviz rezervi, “eksi bakiye” vermeye başlayınca bu sefer altın rezervleri satılmaya başladı. Dünya Altın Konseyi verilerine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) mart (2023) ayındaki 15,3 tonluk satışın ardından nisan ayında da 80,8 ton altın sattı. Nisanda açık ara dünyanın en çok altın satan merkez bankası olan Merkez Bankası, 2022 yılında 147.6 ton ile dünyanın en fazla altın alan merkez bankası olmuştu.”

***

Neden, bu hale geldik?

***

Nedenini bilebilmek için, analitik düşünebilmek, analiz yapabilmek, “nas!” gibi “kırmızı çizgilerden” vazgeçmek, inanç alanını reel hayatın dışında tutmak gerekirdi. 

***

Açıkça söyleyeyim; “Faiz haramdır!”, o nedenle buna dayanıp, “Faiz neden, enflasyon sonuç!”; “her türlü kötülüklerin anası faiz!” inancını hayata geçirmek için uğraşmamak gerekirdi. Bunlar, farklı bir dünyanın doğrularıydı. 

***

Tabii, önemli uyarıcılardan birisi Mahfi Eğilmez üstadımızdı… Çok uyardı, çok yol gösterdi. Ama “varak-ı mihrü vefayı, kim okur, kim dinlerdi!” Sonuçta kabak, bizlerin başına patladı. Bakalım, bu yükün altından nasıl kalkacağız?

***

Hakkı teslim etmek lazım. Yine bir başka üstadımız, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici; “ekonomik politikaların sürdürülemez; krizin de ötesinde bir buhranın gelmekte!” olduğunu Meclis kürsüsünden hem de defalarca, anlattı… Ama dinleyen kim? İktidar; “tek adamın iradesine yönlendirmişti gözünü, kulağını!” Öyle ya, en iyisini, en doğrusunu o bilirdi!..(Devam edecek)