KADİR DAYIOĞLU


PARADOKS

TDK, paradoksu şöyle tanımlıyor: 1. Aykırı düşünce. 2. çelişki. 3. fel. Düşünceler arasında tartışmaya açık, kesin bir yargı içermeyen karşıtlık. Paradoksal Aykırı düşünce niteliğinde olan.


TDK, paradoksu şöyle tanımlıyor: 1. Aykırı düşünce. 2. çelişki. 3. fel. Düşünceler arasında tartışmaya açık, kesin bir yargı içermeyen karşıtlık. Paradoksal Aykırı düşünce niteliğinde olan.

**

Paradoks, kendi içinde çelişen veya sağduyuya aykırı olan bir ifade veya kavram. Paradoksal ifadeler, olası bir gerçeği dile getirirken aynı zamanda tamamen kafa karıştırıcı olabilir. Hayatımız paradokslarla dolu. Tıpkı celladına aşık olan mahkum gibi.

**

3 Şubat'ta TBMM grup toplantısında partisine seslenen Sayın Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" dedi. Bir şey anladınız mı? Öyle ya; “ip atmadan nereye geldik.” Tayyip Bey’in dediği gibi; “nereden nereye!”

**

Evet. Sizi bilmem ama vallahi ben bir şey anlamadım. Ama şunu söyleyebilirim, “Bilge Liderin” elbette bildiği bir şey var.

**

Orta Doğu kazanı fokur fokur kaynıyor. Olmaz olası hidrokarbon yatakları… Yoksa, kimse dönüp bakmaz bu coğrafyaya. ABD deniz gücünü Hürmüz’e yığdı. ABD sözcüsü, Arap Denizi’nde görev yapan uçak gemisine saldırgan bir tutumla yaklaşan İran’a ait hava aracının (İHA) düşürüldüğünü açıkladı.

**

Bunlar yetmiyormuş gibi, Kaddafi’nin halefi oğlu Seyfülislam Kaddafi öldürüldü. Seyfülislam Kaddafi Libya’nın batısında yaşanan çatışmalarda hayatını kaybetti. Acaba neden?

**

İran’da bir iç savaştan söz ediliyor. Acaba, böyle bir durumda, İran’dan göç olur mu ülkemize? Olursa ne tür önlemler alınır? Böyle bir durumda İran Türkleri ne yapar? Tabii, bu soruların yanıtı şahsen beni aşar. “Büyüklerimiz bizi bizden iyi düşünür/ Düşünen kafalara zararlı fikirler üşüşür!”

**

İyisi mi biz yine edebiyata devam edelim. “'Yalan'. Etik alanla ilişkili olsa da, felsefe, tipik bir örnekle onu, bir mantıksal bağlamda öne çıkarır: Giritli Epimenides'in'Bütün Giritliler yalancıdır' önermesi, bir Giritli (Epimenides) tarafından dile getirildiğinde, 'eğer yalan söylüyorsa doğru söylüyordur'; ya da,'eğer doğru söylüyorsa yalan söylüyordur' gibi içermeleri olan bir paradoksu imler”, diye söylüyorbir düşünür

**

Bu paradoksun bir benzeri, Fuzuli'nin,'Aldanma ki şair sözü elbette yalandır' dizesidir. Bu dize de, bir şair tarafından söylendiğinde yalan mı yoksa doğru mu söylediği konusunda paradoksal bir konumdadır. Nietzsche, bu paradoksu şöyle dile getirir: 'Ancak bilinçli ve istençli olarak yalan söyleyebilenler -ki bunlar, sadece şairlerdir- doğruyu söyleyebilir.'”

**

Bir de ortada dolaşan, “ayıpların üstünü açan”, insanların mutsuzluğu üzerine mutluluğunu kuran “dellal” tipler var... Bunlara da çok rastlarsınız etrafınızda. Bu tipler hep aklıma, Şeyhülislam Mehmet Bahâi Efendi’nin ünlü dörtlüğünü getirir:

“Gam değil, ayıbımızı söylese dâima’dâ

Kâiliz hak söze biz gerçi Bahâi amma

Bize mülhid diyenin kendinde iman olsa,

Putuma dahleden bâriMüselman olsa.”

**

Yukardaki dizelerin yaklaşık anlamı şöyle: “Düşmanlarımızın ayıbımızı sürekli söylemeleri, bizim için dert değil. Bahâiyiz hak söze inanmışızdır. Ama bize dinden çıkmış diyende biraz iman olsa; putuma karışan da bari Müslüman olsa.” İstanbul Boğazı’nda ve yoğurdu ile ünlü Kanlıca’nın eski adı Bahâi Koyu’ymuş. Ve Hazretin burada bir yalısı varmış... 

* * 

Her dönem çok çok azınlıkta olan bir tip ile devam edelim. Bu tipin tanımını da NiyazîMısrîyapmış:

Derman arardım derdime derdim bana derman imiş

Burhân arardım aslıma aslım bana burhân imiş

Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem diyü

Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş 

**

Güzel bir Osmanlı sözüdür.Umarım kulaklara küpe olur: "Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var!"Fatih Sultan Mehmet'in dediği gibi:
"Olma mağrur dilber hüsnü cemale kıl vefa
Baki kalmaz kimseye nakşinigar elden gider."
 * * 
Gerekmeseydi Hacı Bektaş Veli söyler miydi:
"Hararet nar'dadır, sac'da değil,
Keramet baştadır, tac'da değil,
Her ne arar isen kendinde ara,
Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değil"