Başkan Özhaseki, geçenlerde, basına bazı açıklamalar yaptı. CHP Milletvekili Çetin Arık’tan, otoyola kadar konularda açıklama yaptı… Tabii, ligler başlayınca, Kayserispor’un hali pürmelaline de değindi… Aslında kurulduğu 1966’tan beri yapılan açıklamalardan bir açıklamaydı; “para, para, para!”Tabii çok dinlediğim,70’li yıllarda içinde bulunduğum içinanlatılan hikaye bana hiç yabancı gelmedi… Onların bir başka versiyonuidi…
***
Evet. Altmış yıldır Kayserispor’apara temini için uğraşılır… Merhum Niyazi Bahçecioğlu’nun Başkanlığı ile birlikte “para bulma”Kayseri Belediyesi’nin üstüne yıkıldı…Şimdi de Özhaseki Başkan üstlenmiş gibi bu görevi. Hem belediye ve hem de kulüp başkanlar da, eminim, bu havuza beni kim itti moduna girdi, kuyuya girdikten sonra. Bilirsiniz, ünlü laftır;“derinliğini bilmediğiniz suya, asla iki ayağınızla girmeyin.”
***
Başkan Rahmetli Mehmet Çalık, Kayserispor’a hiç yanaşmazdı… O bilirmiş, müthiş zekası ve öngörüsü ile nasıl dipsiz kuyu olduğunu… Öyle ya; “gak dedikçe et, guk dedikçe su istiyordu!”. Başkanın bu uzak duruşu, partili ve partisiz karşıtları tarafından aleyhine kullanılmaya başladı; “Böyle başkan olur mu, bu nasıl Kayseri milliyetçiliği, başkan Kayserispor’a sahip çıkmıyor?” türünden karşı çalışma yapıyorlardı, yıpratmak için…
***
Hiç unutmam, 1972 yazında, şampiyon olduğumuz sene, Ticaret Odası eski binasının Başkanlık katında yapılan genel kurula geldi, birkaç arkadaşı ile… “Hoş geldiniz!”, hitabından sonra Divan Başkanı söz verdi… Çalıkkürsüye çıktı, özetle şunları söyledi: “Ben, toptan moptan anlamam… Arkamdan attığınızı, neler söylediğinizi de biliyorum. Size bir teklifim var; getirin Kayserispor’un defterini temeseğini, yarın devralıyorum.”
***
Arkasından şu tarihi lafı etti, çekti gitti: “Unutmayın, yüz paralık bakkalın on paralık defteri olur!”Çalık çok iyi biliyordu ki, o yıllarda Kayserispor’un defteri, temeseği yoktu… Çok farklı hesaplar önünüze çıkardı. Mesela biz, İşçi Kredi Bankası’ndan, bir ay içerisinde, onun üzerinde farklı “borç-alacak” listesi almıştık.
***
Şimdi var mı, defter, temesek? Bilmiyorum ama mutlaka vardır. Son dönem başkanların bir birlerini, kavgaya varacak biçimde itham etmeleri, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy’un, suç duyurusunda bulunması; çok yüksek miktarda başkanların “alacakları” olduğunu söylemesi vs. ister istemez kuşku uyandırıyor… O kavgalar neyin nesiydi?
***
Evet… Yukarıda Allah var, başkanlar da bu yükü bilmeden yüklendiler. Yüklendiler yüklenmesine ama profesyonel futbolun dipsiz kuyu olduğunu gördüler… Ama şunun farkına varamadılar: “Profesyonel bir olayın, amatörlerce ve amatörce yönetilemeyeceği” gerçeğinin.
***
Ne versen doyma bilmiyor… Şuan için söylemiyorum zira bilmiyorum. Bildiğim dönemler için söylüyorum; “Kayserispor’a para temini” için, özellikle imarda verilmeyen taviz kalmadı…
***
Kayserispor'a desteğe ilişkin görüşleri sorulan Özhaseki, geçen hafta içerisinde kulüpte epey bir sıkıntı olduğunu anlattı. Çok normal, “sıkıntı yok!” dese şaşarım. Futbolcuların maaşlarının yatmasının icap ettiğini belirten Özhasekişunları söyledi:
"O yatmazsa boşta kalacak, ihtar çekecek arkadaşlar vardı. Haklılar, dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel futbolcular nihayetinde burada ne yaparlar? Bedel için oynarlar. Bunu çok doğal karşılamak lazım. O bedeli veremeyecekseniz, o çocukları çağırmayacaksınız. Bu şehrin borcu olarak görülür.
Bunu bir Berna Hanım'ın borcu olarak, Kayseri yönetimindeki 3-5 kişinin borcu olarak, onların ödemesi gereken bir bedel olarak göremezsiniz. Kayserisporile hepimiz övünüyoruz, iftihar ediyoruz. Sonuçları hususunda hepimiz tartışıyoruz. İyi çıktığında, kötü çıktığında bir şeyler söylüyoruz hepimiz. O zaman bizim de elimizi taşın altına koymamız lazım. Son bulduğumuz formüllerle çok şükür bir yardım kampanyası başlattık önemli firmalardan. Bunu herhalde Berna Hanım ileride açıklar, belki 1-2 gün içinde söyler, protokoller imzalar. Orda 2-3 gün önce futbolcuların aylıkları yatırıldı, rahatladılar. Önümüzdeki günlerle ilgili de bazıları ile yine temaslarımız var. İnşallah futbolcuların ihtar çekmesine gerek kalmadan hepsinin borçları gününde ödenecek bundan sonra."
***
Başkan kusura kalmasın: Kayserispor’un borcu ne diye, bana ait olsun ki? Vallahi, bana güvenip faaliyette bulunmayın... Elbette Berna Hanım’ın borcu değil… Üstelik ne kadar alacağı var? Bilmiyoruz. Önce bunu öğrenmemiz gerekir. Bir ikincisi de eski başkanlardan Erol Bedir ve merhum Recep Mamur’un ne kadar alacağı olduğunu bir türlü öğrenemedik. Çok büyük rakamlar uçuştu havalarda. Ama nedense soğumaya bırakıldı.
***
Başkan; önemli firmalar nezdinde yardım kampanyası başlattıklarını söylüyor. Bu firmalar kimler? Neyin karşılığı veriyorlar? Anadolu Erciyes Holding ve Şeker Fabrikası var mı? Mesela, ortağı olduğunuz firmalar var mı?Değerli Başkanım, bırakınız bir tüzel kişiliği, özel kişiler bile spora, gönüllü, isteyerek para falan vermez. Ama ne yapsınlar; “iktidar çalgısına ayak uydurmak zorundalar!” Ya da bir beklentileri vardır. Ne olabilir bu beklentiler acaba?
***
“Yanlış kurulan denklemden doğru çözüm” bekleniyor. Ya da “bir makinenin bazı parçalarının doğru tasarlanması o makinenin çalışacağı anlamına gelir” sanılıyor. Bir de tekrar ediyorum; “Profesyonel bir olay, amatörce ve amatörlerce yönetilemez!”Yönetmeye kalkarsanız böyle olur!..
***
Gerçek bu olunca Kayserispor, bu kentin kamburu olmaya devam eder. Bu şehrin geliri/tasarrufları da bir profesyonel futbol kulübünü finanse etmeye yetmez.Bunu bir yere yazın…Bana kızacak hatta “elfaz-ı galiza” da bulunacak çok olacak ama ne yaparsın gerçek bu… Mutlaka; “kral çıplak!” diyecek birilerinin olması lazım.


