KADİR DAYIOĞLU


ÖZHASEKİ VE GÜRUH!

Farkında mısınız? Halktan iyice koptunuz. Adeta “gettolaştınız”.


Sayın Mehmet Özhaseki Ordu’da; "Her yaptığımız işte 2023'ü düşünerek adım atmamız lazım. Neden? Karşı tarafta öyle bir güruh var ki onlara karşı başarılı olmamızın tek yolu çalışmaktır, doğruları anlatmaktadır, insanlarımızla beraber olmaktır”, demiş. Devam etmiş; “…Çalışmamız lazım, nihayetinde de o kötülere karşı da iktidarı asla bırakmamak lazım. Oradan bir ittifak doğmaz, oradan bir medeniyet doğmaz.”

***

Elbette iktidarı bırakmak istemezler anlarım. Bırakmamak için direnmelerini ya da çok çalışmalarını da…  Amma lakin; “korkunun ecele (sonuca) faydası yok!” diye de güzel bir sözümüz var. Bunu da anımsatırım.

***

Sayın Başkanın; karşısındakilere, “güruh” demesi hiç yakışmamış. Önce, “güruh” sözcüğüne, TDK ne anlam yüklemiş ona bakalım ve değer hükmümüzü ondan sonra verelim:  “Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, derinti, sürü.”

***

Olmadı başkan olmadı!.. “Güruh” dediğiniz grup içinde ben de varım. İç ve dış politikalarınızdan çoğunu benimsemeyen eleştiren; ülkeyi getirdiğiniz noktayı üzüntü ile seyreden birisiyim ve AK Parti’ye muhabbet besleme mümkün değil. Yani; ifadenizle, “güruh” cümlesindenim.

***

Değerli Başkanım şayet kabul görürse bir “dostunuz”, bir “abiniz” olarak ufak bir uyarıda bulunacağım: Bu dil, dil değil… Çok çok eskilerde, “bilginin ışık hızı” ile yayılmadığı günlerde kaldı. Ağzınızın açılışını anında izleyebiliyoruz. Hem unutmayın; Ankara’yı kaybetmenizin önemli bir nedeni de  “kullandığınız” dildi…

***

Olmadı Başkan olmadı… Anketlere bakarsanız oylarınız yüzde 30’un altına düştü. Cumhur ittifakının oyu ise yüzde 40’ı bulmuyor. İfadenize göre size karşı olan yüzde 70’in, “Cumhur İttifakın” karşı olan yüzde 60-65 seçmen “güruh”. Öyle mi?

***

Tekrar ediyorum… Olmadı başkan olmadı; kullandığınız “güruh” sözcüğünden dolayı, seçmenin en azından, içinde benim de olduğum yüzde 65’inden özür dilemeniz gerekir.

***

Sayın Başkan, konuşmanızın metnini basından okudum. İnanın, “güruh” demeseydiniz, parantez dahi açmayacaktım. Zira; hiçbir özelliği olmayan, hayatım boyunca “kös dinler” dinler gibi dinlediğim, “iç ve dış“ güçler mottosundan bıktım artık. Dolayısıyla; bu “bir Mehmet Özhaseki klasiği!” der geçer, giderdim.

***

Sayın Başkan, Ankara Büyükşehre adaydınız… Yüz bin küsur oyla kaybettiniz. Seçim sırasında Kayseri mahreçli bir adamın, Mansur Yavaş ile ilgili ileri sürdüğü; “çek sahtekarlığı” ile ilgili iddiasını aldınız ele çıktınız yola. Ne oldu sonuç?

***

İkincisi; Yavaş kazanırsa, su faturaların artık PKK militanların tahsil edeceğini söyleyerek kampanyanızı yürüttünüz. Tahmininiz çıktı mı? “İç ve dış düşmanlardan” değil de biraz bunlardan söz etseniz olmaz mı?

***

Söz, “eli kanlı PKK” örgütünden söz açılınca, yakın geçmişte yaşanan bazı olayları anımsatacağım. Bu vesile ile;  ne kadar kaldı bilemem? Ama “unutma illetli” olanlara bir anımsatma yapacağım:

- Akil adamları,

- Açılım sürecini,

- Osla görüşmelerini,

- Dolmabahçe Mutabakatını,

- Oslo’da MİT temsilcisinin; “…büyük kentlere patlayıcı yığdığınızı biliyoruz” sözlerini,

- “Valilerimize verdiğimiz talimat gereği, terör örgütlerine şimdiki gibi operasyon yapılmıyordu. Belki kendilerine çeki düzen verirler…” şeklinde özetleyeceğimiz sözü, (Merak eden, şu ‘linke’ bakabilir: https://www.youtube.com/watch?v=UPknhb4VPGA)”

- Diyarbakır meydanında okunan Megri megri şarkılarını,

- Seçim sırasında okunan Öcalan mektubunu,

- Öcalan’ın kardeşinin TRT Şeş’e çıkartılmasını.

anımsatacağım.

***

Yapma Başkan yapma. Biz “güruhları” ve ahaliyi “iç ve dış düşmanlarla” korkutmaya çalışmayın. TÜGVA’nın atamalara müdahalesinden; yine bu Vakfa çekilen “kıyaklar”dan; “doymuyoruz” diyenlere; “midenin üçte biri boş olmalı” diyen bir eski milletvekilinizden; “porsiyonları küçültün” diyenlerden, işten, aştan, kaynayan tencereden; Dış politikadan, dolardan, enflasyondan, işsizlikten söz edin…

***

Farkında mısınız? Halktan iyice koptunuz. Adeta “gettolaştınız”.