RECEP BULUT


OĞUZ ERİNÇ’E SEÇİMİ KAYBETTİREN KONUŞMA!

Baro seçiminde 11 kişilik yönetimin 5’i Oğuz Erinç’in 4’ü Ali Köse’nin 1’nin de Mehmet Özer’in listesinden seçilmesi Erinç’in kürsüde yaptığı konuşma da, “Ben kimsenin adamı değilim” sözünün etkili olduğu konuşuluyor...


OĞUZ ERİNÇ’İN AZ 

FARKLA KAZANMASI

BEKLENİRKEN!

Pazar günü Baro seçimi yapıldı. Yaklaşık 9 ay aradan sonra yapılan seçim de seçimin mevcut Başkan Ali Köse ile Oğuz Erinç arasında geçmesi bekleniyordu. Beklendiği gibi de oldu. Ancak tahminler az bir oy farkıyla da olsa seçimi Oğuz Erinç’in kazanacağı yönündeydi. Fakat sandıklar sayılıp oylar tasnif edildiğinde sonuç beklenenden farklı çıktı ve Oğuz Erinç yerine Ali Köse 5 oy farkıyla kazanan oldu.

“BEN KİMSENİN ADAMI

DEĞİLİM!” SÖZLERİ

ETKİLİ OLDU MU?

Az bir oy farkıyla da olsa seçimi kazanması beklenen Oğuz Erinç’in hem 5 oy gibi az bir farkla başkanlığı kaybetmesi hem de 11 kişilik yönetim kuruluna kendi listesinden 5 kişinin girmesi tepkinin doğrudan doğruya Erinç’e yönelik olduğu yönünde söylentilerin çıkmasına neden oldu. Özellikle Erinç’in kürsüde yaptığı konuşma da isim vermeden eski Başkan Cavit Dursun’u kastederek, “Ben kimsenin adamı değilim” sözlerinin neden olduğu önesürülüyor.

Geride bıraktığımız haftasonu Baro da seçimleri vardı…

Aslında seçimler 9 ay önce yapılmıştı…

Fakat malum araya pandemi girince normal süresi içinde yapılması gereken seçimler sarkmış ve gecikmeyle seçimler yapılmıştı…

Bu nedenle Ali Köse Başkanlığında ki yönetim ancak 9 ay süresince görev yapabilmiş ve zorunlu olarak seçim kararı almıştı…

Geçen seçimde olduğu gibi bu seçimde de üç aday yarıştı…

Bir tarafta mevcut başkan Ali Köse ve yönetimi…

Karşısında ise Oğuz Erinç ve ekibi ile Mehmet Özer ve ekibi…

Yaklaşık bir ay boyunca hararetli bir seçim kampanyası yürütüldü…

Birbirinden parlak broşürler hazırlandı… Kafileler halinde hukuk büroları ziyaret edildi…

Sosyal medya hesaplarından fotoğraflar ve mesajlar paylaşıldı…

Her biri türlü propaganda yöntemi denendi…

Ve nihayet haftasonu geldi çattı…

Malum seçimin ilk günü olan cumartesi günü adaylar kürsü konuşmalarını yaptı…

Aslında butür seçimler de kürsü konuşmaları pek etkili olmaz… Salona girene kadar çoğu seçmen zaten tercihini yapmıştır… Velakin seçim günü salonda yapılan bazı konuşmalar kısmen de olsa taraftar kazandırsa bile olumsuz bir konuşma yapıldığı zaman esas taraftar kaybettirir…

Oğuz Erinç’in ki de biraz öyle oldu…

Aslında sadece Cumartesi günü o kürsüden yapılan konuşma nihai belirleyici olmadı… Ama son çivinin çakılmasına neden oldu…

Bilmeyenlere daha net izah edebilmek için konuyu biraz açmakta yarar var…

Eski Başkan Cavit Dursun ve yine Cavit Dursun’a en yakın isimlerden Mehmet Soytürk ismi anılınca şüphesiz üçüncü isim olarak Oğuz Erinç’in ismi de eklenirdi…

Bu üç isim ayrılamaz bir ekip ruhu oluşturmuştu… Muazzam bir dostlukları da vardı… Oğuz Erinç aday olduğunda her iki isim de canla başla çalışır koştururdu… Cavit Dursun aday olduğunda yine keza aynı çaba ve gayret içine düşerlerdi…

Fakat ne olduysa oldu bu seçimler de ayrı düştüler…

Bundan önceki seçimler de Cavit Dursun’un seçimi kaybetmiş olması belki bu son seçimler de Oğuz Erinç’in yanlış bir seçim stratejisi benimsemesine neden olmuş olabilir ki edindiğim yorumlar bu yönde… Aslında Cavit Dursun geçen seçimi üç nedenden dolayı kaybetmişti; Bence birinci neden Cavit Dursun’un özellikle genç avukatları bürolarında ziyaret edip onların gönlünü almaması… Daha doğrusu Cavit Dursun hiçbir hukuk bürosunu ziyaret etmedi… Bu da ona eksi puan olarak döndü… Diğer adaylar kapı kapı gezerken (özellikle Ali Köse’ye o seçimi kazandıran gençler) Cavit Dursun’un tutumu bir çok çevre tarafından eleştiri konusu oldu… İkinci neden (ki Oğuz Erinç’in Cavit Dursun’dan uzak durmasına neden olan) Cavit Dursun’un sert ve küfürbaz konuştuğuna ilişkin yaygın kanaat…

Üçüncüsü ise CHP’li geçinen avukatların Cavit Dursun’un iktidarın çoklu baro arayışı karşısında takınmış olduğu dik duruşunu iyi analiz etmekten uzak ve Ali Köse’nin “Yedi ceddi CHP’li algısına” kanıp Ali Köse’yi destekleyen Fevzi Konaç, Ali Aydın ve bugün Lefkoşe’ye Büyükelçi olarak atanan Metin Feyzioğlu’nun desteğini göz ardı ederek tercihlerini Ali Köse’den yana kullanmaları… Bu üç faktör Cavit Dursun’a geçen seçimi kaybettirmişti… Oğuz Erinç bu seçim de Cavit Dursun’a seçimi kaybettiren bu üç faktörden en çok ikinci faktörden etkilenerek seçim boyunca gerek ziyaret ettiği hukuk bürolarında ve gerekse o cumartesi günü kürsüden yaptığı son konuşma Cavit Dursun ve Mehmet Soytürk ile olan dostluklarına ciddi anlam da zeval getirdi… Cavit Dursun’dan uzak olduğuna ilişkin takındığı tavır belki bazı çevrelerden destek gelmesine neden olmuş olabilir ama görülen o ki seçimi kazandıracak kadar da olmamış! Fakat Cavit Dursun ve Cavit Dursun ile birlikte hareket edenleri isim vermeden kürsüden yaptığı konuşmada, “Biz üç kişi yola koyulduk… Ertan Bey Yavuz Bey ve sonra diğer arkadaşlar…” derken peşinden de “…Bizim vesayet makamımız yoktur, kimsenin adamı değiliz” türü sözleri geçmişte her seçim omuz omuza olduğu o isimleri ciddi anlam da incitmiş olduğu kanaatindeyim…

Öyle ya… 11 kişilik yönetim kurulu üyesinin 5’ini siz alacaksınız ama Başkan Ali Köse olacak… Yine keza Disiplin Kurulu, Denetleme Kurulu ve Türkiye Barolar Birliği Delege adaylarında da çoğunluk sizde olacak yine Başkan siz olmayacaksınız!

Bu ne demek? Size altın tepsiyle sunulan bir Baro Başkanlığını siz “eski dostlarınızın gölgesinden” bile rahatsızlık duyduğunuz için 3 oy farkıyla seçimi kaybedeceksiniz! Niye üç oy diyorum? Arada 5 oy var, üçünü alan zaten başkanlığı da kazanıyor… Demek ki neymiş? Sayın Erinç belki Cavit Dursun ve geçmişte birlikte hareket ettiği kişilerle mesafeli durduğunu beyan ederek ve son günü o kürsüden de isim vermeyerek “Ben kimsenin adamı değilim!” mesajı vererek hatırı sayılır oy almış olabilir ama kazanmasına yetmemiş! Tam tersi kaybetmesine vesile olmuş… Örneği de yukarıda izah ettiğim gibi başta yönetim kurulu olmak üzere diğer komite ve Türkiye Barolar Birliği Delegelerinde sağlamış olduğunuz üstünlüğe rağmen başkanlık boyutunda size kazanacak kadar oy verilmemiş…

Bu durum son derece üzücü…

Kim adına Oğuz Erinç adına… Cidden ben de Oğuz Erinç’i ilk kez 2012’de Fevzi Konaç’a karşı verdiği yarışta tanımıştım… O günden beri de her karşılaştığımız da birbirimize saygı ve hürmette zerre kadar kusur etmedik. Yine etmeyeceğimiz kanaatindeyim… En azından ben kendi açımdan öyle görüyorum…Çünkü bu yoruma yaparken benim kişisel bir alıp veremediğim olduğundan dolayı böyle bir analiz yapmıyorum… Ben Oğuz Erinç’in niye kaybettiği sorusunun cevabını bulmaya gayret ediyorum… Doğru ya da yanlış, benim ki bir analiz! Sayın Erinç benim bu analizime katılmayabilir de! O da çıkıp, “Recep Bey siz yanlış analiz ediyorsunuz!” diyebilir! Onu saygıyla karşılarım…

Ben madem Oğuz Erinç yönetim de, disiplin de, denetleme kurulunda ve Türkiye Barolar Birliği Delege listesinde üstünlüğü sağladı niye şahsı aynı başarıyı elde edemedi sorusunun cevabını bulmaya gayret ediyorum… Geçen seçimler de Cavit Dursun ve sizlerden oluşan ekip 600 civarında oy almıştı… Bu azımsanmayacak bir oy oranı… Üstelik Cavit Dursun ve sizlerin geçmişten beri süregelen gayretleriniz sonucu yaratılan o “ekip ruhunun” son seçimler de mirasçısı sizdiniz! Bu mirası tüketmek yerine arttırmanın yolunu o mirasçıları kırmadan, dökmeden arkanıza almış olsaydınız kötü mü olurdu? Gittiğiniz ofis ziyaretlerinde Cavit Dursun ile ilgili yukarıda sıraladığımız sebeplerden dolayı herhangi bir eleştiriyle karşılaştığınız da, “Cavit başkan bizim ağabeyimiz, büyüğümüz, severiz ve de sayarız! Ama biz onlarında desteğini alarak yepyeni bir ruhla aday olduk!” demek sizin için çok mu zor olurdu diye düşünüyorum… Neyse bu işin Oğuz Erinç’in listesinde yeralan isimler patır patır Disiplin Kurulu, Denetleme Kurulu ve Türkiye Barolar Birliği delegeleri seçilirken niye Oğuz Erinç başkanlık yarışını kaybetti sorusunun cevabını bulmaya yönelik bir analiz…

Gelelim listeler de kimin kaybettiği ve kimin kazandığına ilişkin analizine…

Önce Yönetimden bahsetmekte yarar var…

Evet, Ali Köse seçimi kazandı ama yönetimi kaybetti…

Yönetim Kurulunun kilit ismi hiç şüphesiz Mehmet Özer’in listesinden yönetime girmeyi başaran Abdulmetin Yıldırım…Abdulmetin Yıldırım geçen seçimler de Sayın Yalçın’ın listesinde yer almıştı…

Ali Köse’nin listesinden 5 isim, Oğuz Erinç’in listesinden de 5 isim yönetime girdi mi? Girdi! Peki, ikisinin toplamı ne yapıyor? 10 yapıyor! 11’nci kim? Abdulmetin Yıldırım! Abdulmetin Yıldırım’ın tavrı her Divan Heyeti toplantısında yapılacak her oylama da belirleyici olacak… Tıpkı Anonim Şirketler de olduğu gibi “altın hisseyi” Abdulmetin Yıldırım temsil ediyor… Abdulmetin Yıldırım kimden yana tavır koyarsa o grubun dediği yönetimden karar olarak çıkacak… Tabii bu kurul her iki grup temsilcileri “blok” olarak hareket ettiği sürece…

Peki, Ali Köse’nin yönetim kurulu aday listesinden kimler elendi dersiniz?

Gülçin Eker Öksüzler seçilemedi…Aslında Sayın Eker cidden o Baro yönetiminde olup da en çok gayret gösteren isimlerden biriydi… Özellikle kadın hakları konusunda son derece aktif idi… Seçilememesi cidden çok sürpriz oldu! Acaba çok ön plana çıkmasından dolayı birileri rahatsız mı olmuş olabilir? Benim için bir ihtimal!Yine seçilemeyen isimlerden birisi de Musa Baynal… Musa Baynal Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi boyutunda Baro’ya destek sağlayan bir isimdi… Doğrusunu söylemek gerekirse Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden gelen destek özellikle eski Dekan Murat Doğan ve Gökhan Şahan ağırlıklı gelen destekler (Bilirkişilik, Arabuluculuk gibi!)  “ticari kaygı” içerdiği gerekçesiyle Baro’da bir tepki odağına dönüşmüş durumda… Yine Ali Köse’nin yönetim kurulu aday listesinde olup da seçilemeyen bir başka isim de Sıracettin Eren… Aslın da Sıracettin Eren de temiz, düzgün biri olarak bilinen bir isim ama Murat Doğan ve Gökhan Şahan’a gösterilen genel tepkiden o da nasibini aldı herhalde… Yönetime talip olan isimlerden biri de Mehmet Doğan… Sayın Doğan’da hem meslekte ki deneyimi hem de saygın bir isim olmasına rağmen yukarı da ifade ettiğim gibi Oğuz Erinç’in listesinde ki genç isimler daha baskın çıktı ve daha yüksek oy aldılar… Yine Ali Köse’nin listesinden seçilemeyen genç isimlerden Ali Nar ile Muammer Uçan var… Ali Köse’nin yönetim kurulu aday listesinden 6 isim seçilemeyince diğer Başkan adayı Oğuz Erinç’in listesinden Vedat Hartoka seçildi… Vedat Hartoka 825 oyla en fazla oyu alırken Ali Köse’nin Yönetim Kurulu Aday listesinde yeralan Sedat Karabulut 819 oy alarak listenin ikinci sırasında yeraldı…En yüksek oy alanlar sıralamasın da yine Ali Köse’nin listesinden 818 oyla Umut Yılmaz oldu…Kilit isim dediğim Mehmet Özer’in listesinden Abdulmetin Yıldırım 806 oy aldı… Beşinci sırada en yüksek oy alan Oğuz Erinç’in listesinden Yavuz Ersolak… Ersolak 798 oy aldı… Ali Köse’nin listesinden Ebru Avşar altıncı sırada 731 oy aldı… Yedinci sırada Oğuz Erinç’in listesinden Burcu Çelikesir 730 oy aldı… Yine sekizinci sırada Oğuz Erinç’in listesinden Sedat Onur Urfalıer 74 oy aldı… Yine Oğuz Erinç’in listesinden dokuzuncu sırada Salim Yüce 716 oy aldı… Ali Köse’nin listesinden Serdar Kayaaltı 706 oyla onuncu sırada yer aldı… Yukarı da vurguladığım gibi Gülçin Eker Öksüzler 700 oy alabildi… Bu oy oranı onun yönetime girmesine yetmedi…

Ondan sonra ki oylar hep 676’nın altın da oylar…

Oğuz Erinç’in listesinin başında yeralan Zahide Deniz’in liste dışı kalması da sürpriz oldu…

Sonuç itibariyle Yönetim Kurulu bu şekilde oluştu…

Bu tabloya göre ikinci kez seçilen Ali Köse’yi zor bir dönem bekliyor…

Bakalım uzlaşı kültürü sağlanabilecek mi?

Sonuçlar herkes için hayırlı uğurlu olsun…

Hukukun üstünlüğünün hakim kılınmasında seslerinin daha gür ve daha tutarlı çıkmasını bekliyoruz…

Bu bir yarıştır, elbette ki kaybedeni ve kazananı olacak…

Önemli olan kaybedenin o mağrurluğunu yitirmemesi kazananın da hoşgörü kültürünü hâkim kılmasıdır…

Yoksa oralar kimselere baki kalmaz…

Kalmayacağını bir kez daha anlayabilmek için Baro’nun girişinde ki tablo da kimlerin gelip geçtiğini bir kez daha gözden geçirmesi yeter de artar…