MUSTAFA CENGİZ


NEDEN İNTİHAR EDİYORLAR?!...

Temel olarak tespit edilen 4 önemli konu başlığı var aslında. İlk sırada “Ekonomik Sebepli” intiharları  “Aile Geçimsizliği” ile  “Geçim Zorluğu” takip ederken bir diğer olumsuz etken ise “Ticari Başarısızlık” olarak dikkat çekiyor.


Bu konuyu değişik zamanlarda gündeme getirmiş, köşemizde de yer vermiştik.

Bugün bir siyasi parti genel başkanının tespitleri ile konuyu ele alacağız.

4 ÖNEMLİ KONU BAŞLIĞI…

Temel olarak tespit edilen 4 önemli konu başlığı var aslında.

İlk sırada “Ekonomik Sebepli” intiharları  “Aile Geçimsizliği” ile  “Geçim Zorluğu” takip ederken bir diğer olumsuz etken ise “Ticari Başarısızlık” olarak dikkat çekiyor.

Bu intiharların, 20 yıldır uygulanan borç-faiz, beton-çimento ekonomisinin, kaynak ve imkanların tahsisinde “Önce Millet” yerine, “Önce İmtiyazlılar” denilerek hareket edilmesinin sonucu olduğunun altını çizen Yeniden Refah Genel Başkanı Fatih Erbakan, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada “Artan intiharların nedeni pandemi ile derinleşen ekonomik sıkıntılar!” dedi.

EKONOMİYE DAİR VERİLER.

Erbakan, ekonomik sıkıntılar nedeniyle artan intihar vakalarına dikkat çekerek, "Yıllardır söylediğimiz fakirliğin, gelir dağılımı adaletsizliğinin, kaynakların adil bir şekilde paylaşılmamasının ülkemizin çok önemli bir yarası olduğu gerçeği, bu son intihar vakalarıyla bir kez daha açıkça ortaya çıkmış oldu." şeklinde konuştu.

Peşpeşe gelen intihar haberlerinin ülkeyi derinden sarstığını, bunun Milletimizin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik sorunların boyutunu ve bu sorunların ortaya çıkardığı ruhsal ve psikolojik yıkımın etkisini ortaya koyduğunu vurgulayan Erbakan,  TÜİK'e göre intiharların 1. nedeni ekonomik sebepler olduğuna değindi.

Yurt genelinde değişik illerden bu tür üzücü haberler geldiğinin altını çizen Erbakın konu ile ilgili değerlendirmesinde şu tespitlerde bulundu:

"Elbette ki sebep ne olursa olsun, hiçbir acı, hiçbir sorun intihara gerekçe olamaz, bir insanın kendi canına kıyması asla kabul edebileceğimiz bir durum değildir. 

Artan intihar vakaları ile ilgili değerlendirme yaparken amacımız, ortaya çıkan bu acı tablonun sebeplerini doğru tahlil etmek ve milletimizin tek bir ferdinin dahi intihar etmesine, hayatını sonlandırmasına gönlümüzün razı olmadığını ifade etmektir.

TÜİK’in yayınladığı rapora göre 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yaşanan intihar vakaları sayısal olarak da, oransal olarak da artmaktadır. 

2009-2019 yılları arasında, 10 yılda kayıtlara geçen intihar sayısı maalesef 35 bine yaklaşmıştır.

Yine TÜİK verilerine göre bu intiharlar arasında “Ekonomik Sebepli” olanlar 1. Sırada yer almaktadır.

Kayıtlara  “Aile Geçimsizliği”, “Geçim Zorluğu”, “Ticari Başarısızlık” olarak geçen sebeplerin tamamı ekonomik sıkıntıların intihar vakalarındaki etkisini göstermektedir. Bu intiharlar, yıllardır üretime ve istihdama dayalı olmayan, borçla, krediyle, yüksek faiz getirisi için ülkeye giren sıcak para ile yürütülen ekonominin ağır sonuçlarıdır."

TARİHİ REKORLAR KIRILIYOR

Erbakan, "Tarihi rekorlar kıran işsizlik oranları, açlık sınırında bir hayat sunan asgari ücret, geleceğe dair umutları tükenen genç nesil, kredi kartı ve banka kredisi borcu altında ezilen insanlar, elektrik faturasını ödeyemediği için karanlıkta kalan 4 milyon hane, sosyal yardıma muhtaç 7 milyon hane,  siftah yapamadan akşam eden ve kısıtlama kararıyla son bir yılda doğru dürüst dükkanını dahi açamayan ve devletten de dişe dokunur bir destek alamayan esnaflar, torununun sünnetine giderken bir çeyrek altın dahi alamayan emekliler, çocuğunun küçücük bir isteğini yerine getirecek parası olmayan babalar, mutfakta boş buzdolabıyla baş başa kalan ev hanımları" ifadelerini kullandı.

SOSYAL DEVLET OLMAK!

Salgının yayılmasını önleme adına kısıtlama kararı almanın kolay olduğunu, ancak asıl yapılması gerekenin; ‘Sosyal Devlet’ anlayışının bir gereği olarak bu kısıtlamalar dolayısıyla geliri azalan veya tamamen kesilen insanların mağduriyetlerini giderecek adımların atılması olduğu ve bu adımların atılabilmesi için de, güçlü bir ekonomik yapıya sahip olunması gerektiğini söyleyen  Erbakan, "Ancak bugünden itibaren 12 ay  içinde ‘240 Milyar Dolar’ dış borç ana para ve faizi ödemek zorunda olan ve üstüne yine 12 ay içinde ‘40 milyar Dolar’ bulup cari açığı finanse etmek mecburiyetinde olan iktidarın vatandaşı da, vatandaşın içerisine düştüğü buhranı da düşünecek bu duruma çözüm üretebilecek hali yoktur. " dedi.

“ÖNCE İMTİYAZLILAR” DEĞİL “ÖNCE MİLLET”

İktidarın “Önce İmtiyazlılar” anlayışını terk edip, “Önce Millet” anlayışına geçmesinin ve paylaşımda adaleti tesis etmesi şart olduğunu vurgulayan  Erbakan, "5 tane imtiyazlı firmaya ihalesiz, pazarlık usulüyle milyar dolarlık işler verilip, yetmezmiş gibi bir de aynı firmalara 128 kez vergi muafiyeti çıkarılmakta, diğer tarafta %40’ı açlık sınırında, %85’i yoksulluk sınırı altında olan halk, fahiş elektrik faturasını ödeyemediği için karanlıkta kalan milyonlar evinde başını ellerinin arasına alıp her gün kara kara düşünürken, bir avuç imtiyazlı ise kıyak zenginliğin tadını çıkarmaktadır.

İKTİDARIN GÖREVİ…

Erbakan açıklamasının son bölümünde iktidara düşen görevleri de şu şekilde sıraladı:

İktidarın görevi yoksul bırakılmış halka sadaka dağıtan, hayır kurumu işlevi görmek değil, halkın alım gücünü, refah seviyesini artıracak adımları atmaktır.

İşsiz milyonlara iş imkanı sağlamaktır.

Hem ekonomik açıdan, hem de manevi açıdan insanımızı intihara sürükleyen sebeplerin ortadan kaldırılması, refah seviyesi yüksek, manevi açıdan donanımlı bir toplumsal yapının oluşturulması bir iktidarın en önemli görevidir.

Tek bir vatandaşımızın dahi hayatını sonlandıracak bir sona sürüklenmesinin önüne geçecek ekonomik ve sosyal tedbirleri almak iktidarın boynunun borcudur…

**

AİLEYE DAİR…

Pandemi süreci nedeni ile gazetelerde turnike yapıp 4’er gün yayınlanınca TÜİK’in bazı verileri gözden kaçtı ister istemez.

Bunlardan en önemlilerinden birisi hiç kuşku yok ki İstatistiklerle Aile, 2020 verileri idi.

Bugün bu konu ile ilgili ilginç satırbaşlarını paylaşacağız.

HANEHAKLI RAKAMLARI…

Ülkemizde, Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,30 olurken bu rakam Kayseri’ de Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,36 olarak gerçekleşti. Civar komşu illerden  Sivas’ ta Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,21 olurken, Yozgat’ ta Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,07 olarak belirlendi.

KAYSERİ’YE DAİR TESPİTLER

Bu arada değerlendirmede tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Osmaniye olurken, Kayseri’de de değerlendirmede yer aldı.

Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2020 yılında %72,6 ile Osmaniye oldu. Osmaniye ilini %72 ile Gaziantep, %71,9 ile Adıyaman ve Kayseri takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %53,7 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %54,8 ile Gümüşhane ve %55,6 ile Artvin izledi.

ANNE-BABA-ÇOCUKLAR…

Toplam hanehalkları içinde anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, %9,2 ile Bingöl, %9 ile Adana ve %8,9 ile İzmir olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise %5 ile Ardahan, %5,5 ile Tokat, Bitlis ve Burdur oldu.

Diğer yandan, baba ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, %3,8 ile Kilis, %3,1 ile Malatya ve %3 ile Trabzon olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise %1,6 ile Nevşehir ve Bitlis, %1,7 ile Kayseri, Adıyaman, Tokat, Sinop ve Kars oldu.

SATIRBAŞLARI İLE RAKAMLAR

Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,30 olurken, Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il Şırnak oldu.

Tek kişilik hanehalklarının oranı arttı.

Tek çekirdek aile ve geniş aileden oluşan hanehalklarının oranında azalma görüldü.

Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı arttı.

Tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gümüşhane oldu.

Hanehalklarının %9,7'sini tek ebeveyn ve çocukları oluşturdu.

Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Bingöl oldu.

Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Hakkari oldu.

Toplam resmi evlilikler içerisinde son evliliğinde akraba evliliği yapanların oranı %8,4 oldu.

ADNKS sonuçlarına göre, 2020 yılında akrabasıyla evli olan bireylerin en fazla olduğu il Mardin oldu.

Akraba evliliği oranı azaldı.

Akraba evliliği 2020 yılında en fazla Şanlıurfa'da gerçekleşti.

Bireyleri en fazla aileleri mutlu etti.

Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2020 sonuçlarına göre, 18 ve üzeri yaştaki bireyler arasında kendilerini en fazla ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı %69,7.

Babası vefat etmiş çocukların sayısı 269 bin 202 oldu

Taşınabilir bilgisayar bulunan hanelerin oranı %45,1 oldu

Hanehalkları bütçelerinden en fazla payı konut ve kira harcamasına ayırdı.

Kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı %58,8 oldu.