KADİR DAYIOĞLU


NE VAR NE YOK?

“Ne var ne yok?” dendiğinde, “ha var, ha yok!” derdi bir büyüğümüz…


“Ne var ne yok?” dendiğinde, “ha var, ha yok!” derdi bir büyüğümüz…  Öyle ya, kimimiz için var, kimimiz için yok… Olan da olmayan da sesini çıkartamıyor. Kimi kaderine razı, kimi “iktidar çalgısına ayak uyduruyor!”AnlatırlarKayseri’de, varsıl bir baba, ölüm döşeğinde; “Oğul, hükümet çalgı, siz çengi. Hükümet çalgısına ayak uydurun!”, vasiyetinde bulunmuş.

***

“Yapma, karışma!”, “Üç maymunları oyna!”, “etek öpmekle ağız kirlenmez!”, “gelen ağan giden paşan!”, “köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceksiniz!” sözleri de bu cümleden…

***

Yazıyı kaleme alırken, “flaş haber” düştü görsel medyaya… Mersin Mezitli’de, Polis Evine silahlı saldırı olmuş. Bir polisimiz şehit, birisi ise yaralı… Şehidimize rahmet, yaralılara sağlık ve ailelerine başsağlığı diliyorum

***

İki terörist de patlattıkları bomba ile ölmüş…  Açıklanan ilk resmi bilgilere göre PKK militanıymış, hapisten yakın zamanda çıkmış. Bilgim bu kadar… Bundan sonrası kolluk kuvvetlerinin işi…Ama şu kadar yaşım içerisinde, hele hele seçim sath-ı mailine girildiği sıralarda örneğini çok gördüğümüzden, geçmişte yaşanan terör olaylarından bir olay olduğunu söyleyebilirim.

***

Zamanlama manidar denecek türden. Öyle ya, uzun zamandır bu tür olay olmuyordu. Kim kurgular, kim kurar, beni aşar… Tabii, olayı duyunca, yüzün üzerinde insanın öldüğü Ankara Gar katliamını hatırladım. O da, 1 Kasım 2015 Genel Yenileme Seçimleri öncesi, 10 Ekim 2015’te gerçekleşmişti.

***

Evet. Umarız ve temenni ederiz, failler ve teşvikçiler kısa zamanda yakalanır, olay seçimlerin menüsü yapılmaz. Burada nokta koyuyor. Gerçek gündeme dönüyorum. İki önemli işveren kuruluşu başkanının söylediklerine geçmeden “müjdeler olsun ülkemize!” denecek türden bir haberi paylaşıyorum.

***

İş dünyasının iki temsilcisi “karamsar tablo” çizerkenHisarcıklıoğlu yüreğimize su serpti; “TOGG fabrikamızın 29 Ekim'de Gemlik'te açılışını yapıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Allah nasip ederse de mart ayında inşallah Afyonkarahisar'da TOGG arabasını hep beraber göreceğiz" dedi.

***

Rıfat Bey, neden bu kadar acul davrandınız. “Düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü!” Daha 29 Ekim’e bir ay var… Zamanlama burada da manidar. Başkan şunlara da bir açıklık getirse iyi olurmuş: Bu arabada yerli katkı oranı yüzde kaç ve bunların niteliğine;iç/dış pazar payı ve üretim kapasitesi ne olacak? Kaça satılacak? Mesela, 1 milyon TL.olabilir mi? Halk alabilecek mi?

***

İlk müşterileri de TOBB ve kamu kuruluşları mı olacak? Mesela, bu sayede kamuda“Mercedes”, “Audi” araçların saltanatına son mu verilecek? Mesela Rıfat Bey hangi aracı tercih edecek? Daha da önemlisi, nihayet açılan fabrikanın, nicelik ve nitelik olarak diğer fabrikalardan farkı ne olacak?

***

“Değişmez ve değiştirilemez; değişmesi teklif dahi edilemez”TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve buna bağlı oda başkanları;  yine “değişmez ve değiştirilemez; değişmesi teklif dahi edilemez”TESK Başkanı Pendevi Palandöken ve bağlı oda başkanları ne der bilemem. Ama “sozcu.com.tr”den (24 Eylül 2022) aldığım haberi sizlerle paylaşmak istedim.

***

Dicle Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DİCLESİFED) ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, yüksek enflasyonun, iş dünyası ve hane halkları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.

***

“Hepimizin bildiği gibi ekonomimizde son dönemde önemli refah kaybı ve enflasyon artışı ile yüz yüzeyiz” diyen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Enflasyonun yüksek olduğu bir ekonomi hiçbir paydaşa; ne hane halkına, ne reel kesime, ne de finans sektörüne fayda sağlar” ifadelerini kullandı.

***

“Enflasyon-kur-faiz sarmalından ekonomimizi çıkarmalıyız. Enerjimizi global ekonomide değişen sistemi anlamaya ve bu sisteme nasıl uyum sağlayacağımıza harcamalıyız” diyen Turan, faiz politikasını da eleştirdi.

***

Reel kesimin sıkıntılı bir durumda olduğunu belirten Turan;“Bırakınız uzun vadeli plan yapmayı, kısa vadeyi tahmin etmekte bile zorlanıyoruz. Bu koşullar yatırım yapma imkanını da sınırlamakta” dedi.

***

“Bu denli faiz düşüşüne rağmen, reel kesim kaynak bulmakta zorlanmakta” diyen Turan şöyle devam etti:“Merkez Bankası faizi ile tüm faizler arasında bağlantı kopmuş, sık değişen regülasyonun yarattığı belirsizlik içinde bugün bankalar kredi vermekte zorlanır hale gelmiştir. Sorunu;bir sonuç olan kredilerde değil, soruna sebep olan yüksek enflasyonda aramalıyız. Konu kredi, faiz ya da kur değil aslında tam da yüksek enflasyondur.”

***

Enflasyonla doğru yöntemlerle mücadele etmediğimizde, süreç bizi hedeflerimize yaklaştırmadığında, bu süreci aşırı yoğun regülasyonlarla yürütmeye çalışıp finans sektörünü zorluyoruz. Tam da bu sebepten, bugün faizi düşürseniz dahi krediye erişim son derece zor hale gelmiştir. Unutmayalım ki bir ekonomide reel kesimin sağlıklı işlemesi ne kadar önemli ise, o reel kesimi fonlayan bankacılık sektörünün de sağlıklı işlemesi olmazsa olmazdır.”

***

Türkiye'nin öncelikli sorununun enflasyon olduğunu söyleyen TÜRKONFED Yönetim KuruluBaşkanı Süleyman Sönmez;“Yüksek büyümenin toplumsal refah yaratması beklenirken, gelirdağılımında yaşanan adaletsizlik ülkemizin öncelikli sorununun enflasyon olduğunu gösteriyor” dedi.

***

Yüksek enflasyonun yoksullaştıran bir büyüme yarattığına işaret eden Sönmez;“Sadece ekonomik değil toplumsal ve sosyal sorunlara da neden olan enflasyon, toplumun refah düzeyini aşağı çekerken, üretim çarklarında ciddi bir ivme kaybına yol açıyor” diye konuştu.

***

Hayat pahalılığı ve satın alma gücünde yaşanan azalmanın, ekonomik ve toplumsal anlamdaçalışma barışı başta olmak üzere olumsuz sonuçlar yaratabileceğini hatırlatan Sönmez şunlarısöyledi; “Dünya, enflasyon ile ekonomi bilimi çerçevesinde mücadele ederken, ülkemiz maalesef uyguladığı yöntemler ile ciddi olarak ayrışıyor. Karar vericilerin artık daha aktif, akılcı, yaratıcı ve bilimsel politikalar üretmeleri kaçınılmaz görünüyor.”